Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

EDİTÖR:    16 Mart 2016 Çarşamba, 13:57
Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor Bilim insanlarının Loughborough Üniversitesi’nde yaptığı bir araştırma sonucunda kadınların uykuya daha çok ihtiyaç duyduklarını ortaya çıktı.

Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

Uyku Araştırma Merkezi’nde yapılan araştırmada kadınlar daha çok uykuya ihtiyaç duyuyor. Kadınların erkeklere oranla daha çok uykuya ihtiyaç duymasının nedeni ise kadınların beyinlerini daha fazla kullanmaları olduğu.

AZ UYKU UYUYAN KADIN ÖFKELENİYOR

Araştırmayı yapan Bilim İnsanlarından ve aynı zamanda Loughborough Üniversitesi Uyku Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Horne, ”kadınların az uyuması kadınlar için psikolojik stresin artmasına, depresyon ve öfkenin yükselmesine yol açıyor. Bu hisler ise erkeklerde kadınlardaki ile aynı oranda değil.” diye açıklama yaptı.

Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

ERKEKLERE ORANLA KADINLARIN BEYNİ DAHA KARMAŞIK

Uyku Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Horne’nun açıklamasına göre, kadınların beyninin erkeklere göre daha karmaşık olduğunu ve kadınların beynini daha fazla çalıştırdığını bu nedenle de tamir edebilmek için daha çok uykuya ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Prof. Horne, ayrıca çok karmaşık bir işi olan ve gün içinde beyni çok yorulan erkeklerin de kadınlar kadar uykuya ihtiyaç duyabileceğini belirtti.

Kadınlar Beynini Erkeklere Göre Daha Fazla Çalıştırıyor

Ne kadar uykuya ihtiyacımız vardır?

Çoğumuz hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirmekteyiz. Gerçekten bu kadar uzun süre uyumak zorunda mıyız? Çevremizde seyrek de olsa çok daha kısa süre uyuyan insanlara rastlamaktayız. Uykumuzu kısaltmak mümkün müdür? Daha kısa süre uyursak ne tür problemlerle karşılaşırız?Son yıllarda yapılan araştırmalarla yukarıdaki soruların birçoğunu cevaplamak mümkün olmuştur.

Uyku süresinin kişiden kişiye değişmekte olduğu ve bu sürenin 4 saat ile 11 saat arasında değiştiği bilinmektedir. Uyku süreleri genetik faktörlerin etkisi ile kişiden kişiye değişmektedir. Doğuştan itibaren belirlenmiş olan bu süreyi belli limitler dışında değiştirmek mümkün olmamaktadır. Süreyi kısaltmak zorunda kaldığımızda uyku yoksunluğu sonucu görülen istenmeyen belirtilerle karşılaşmaktayız. Genetik geçişin varlığını gösteren en iyi kanıt tek yumurta ikizlerinin uyku sürelerinin birbirlerinin tamamen aynı olduğudur.

Türkiye’de toplumun büyük çoğunluğunun (%75) 7-8 saat süreyle uyuma alışkanlığına sahip olduğu, yapılan araştırmalarla bilinmektedir.

Ünlü insanlardan bazılarının çok kısa uyuduğunu basından sık sık duyarsınız. Bunlardan Napoleon, Churchil gbi bazıları tarih kitaplarında kısa uyku süreleri ile yer almıştır. Kısa bir süre uyuduğu halde ertesi gün fonksiyonlarında değişiklik olmayanların sayısı çok fazla değildir. Türkiye’de, toplumun sadece %10 unun, 6 saatin altında bir uyku ile hayatını sürdürdüğünü bilinmektedir. Kısa uyuyanlardan bahsederken hafta içi 6 saat uyuyup , hafta sonunda uyku sürelerini 8-10 saate uzatarak uykularını telafi edenleri değerlendirme dışında bırakmak gereklidir.

8 saatten daha uzun süre uyuyanlara, kısa süre uyuyanlara oranla toplumda biraz daha sık rastlanmakta, bunların oranı %15 e kadar yükselmektedir.

Kısa uyuyanlar ile uzun uyuyanların uykularının yapısı birbirinden farklılıklar göstermektedir. Kısa uyuyanlar daha yoğun olarak derin yavaş uyku ve REM döneminden oluşan bir uyku uyumaktadırlar. Gece içi uyanıklık sayısı ve 2. faz oranı bu tür insanlarda azalmıştır. Dolayısı ile kısa süreli, ancak daha etkin bir uyku uyudukları söylenebilir. Uzun uyuyanlar ise asıl uyku olarak adlandırılan derin yavaş uyku ve REM dönemlerini kısa uyuyanlar kadar uyuyup, onlardan farklı olarak uykunun yüzeyel fazlarını (1.ve 2. faz) daha uzun uyurlar. Gece içinde, özellikle de sabaha karşı sık sık uyanıp, yeniden uykuya dalarlar. Uyku süreleri uzun olduğu halde, bu insanlar etkin olmayan bir uyku uyurlar.

Uzun uyuyanlardan, çalışmak için daha çok zamana ihtiyacı olanlar, çoğunlukla uyku sürelerini kısaltmak arzusundadırlar. Ancak, uyku süresini belli bir oranın ötesinde kısaltmak mümkün değildir. Üniversite öğrencileri ile yapılan bir çalışmada, kısa bir zaman diliminde uyku süresinin kısaltılması mümkün olmamış, deneklerde ertesi gün yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve hafıza bozuklukları gibi şikayetler saptanmıştır. Deneğe katılanlar, uygunsuz zamanlarda uyku ihtiyaçlarına yenilip, uyuya kalmışlardır. Ancak başka bir çalışmada uyku süresinin 1-2 saati aşmamak şartıyla, uzun bir zaman dilimi içinde, azaltılmasının mümkün olduğu ve bu azaltmanın deneklerin performansında bozukluğa yol açmadığı gösterilmiştir. Unutulmaması gereken nokta, çalışmaların sadece genç deneklerde yapıldığıdır. Çocuk ve yaşlıların uyku süresini kısaltması sonucu daha değişik belirtilerle karşılaşılmaktadır. Bu yaş gruplarının uyku ihtiyacı ve uyku yoksunluğunun vücut fonksiyonlarına etkisinden bir sonraki bölümde bahsedilecektir.

Sağlık Haberleri

Sağlık Makale

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status