Başbakan; 40 bin öğretmen fazlası var, öğretmenler merkezde çalışmak istiyor

Başbakan Binali Yıldırım açığa alınan, görevde olan öğretmenlerin sayıları karşılaştırıldığında genel olarak 40 bin öğretmen fazlalığı olduğunu açıkladı. Başbakan öğretmenlerin kırsal kesimlerde çalışmak istemediğini, büyük kentlerde ailelerinin yanında yaşamak istediklerini vurguladı.

EDİTÖR:    17 Ekim 2016 Pazartesi, 11:07
Başbakan; 40 bin öğretmen fazlası var, öğretmenler merkezde çalışmak istiyor

Başbakan; 40 bin öğretmen fazlası var, öğretmenler merkezde çalışmak istiyor

Başbakan Binali Yıldırım yaptığı açıklamada kamuda çalışan personel sayısının olması gerekenden fazla olduğunu belirtti. Yıldırım, yapılan hesaplamaya göre MEB‘de yaklaşık 40 bin personel fazlası bulunmaktadır açıklamasını yaptı. Başbakan, meslekten ihraç edilen öğretmen ve kamu personel sayısı ile mevcut personellerin durumunun değerlendirmesi ile 40 bin öğretmen fazlası olduğunu ifade etti.

ÖĞRETMENLER HEP MERKEZDE ÇALIŞMAK İSTİYOR

Başbakan’ın kamu personelleri hakkında yaptığı açıklamalar arasında en dikkat çekeni ise öğretmenler hakkında yaptığı açıklamalar oldu. Başbakan Binali Yıldırım öğretmenlerin kırsal kesimlerde çalışmak istemediğini, merkezlerde çalışmak istediğini belirtti. MEB’de öğretmenler eşlerine yakın, ailesinin evlerine yakın yerlerde, büyük kentlerde yaşamak istiyorlar. Bu da dengesizliğe yol açıyor ve öğretmen dağılımında sorun oluşuyor. MEB personeli için geçerli olan bu durumun doktorlar için geçerli olduğunu söylemek yanlış olur açıklamasını yapan Başbakan, Sağlık personeli içerisinde de dengesiz dağılım var ancak öğretmenlerde olduğu kadar yüksek değil ifadelerini kullandı.

40 BİN ÖĞRETMEN FAZLALIĞI VAR

Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve gazetelerin ekonomi temsilcileri ile Dolmabahçe’de bir araya geldi. Başbakan kamuda çalışan personel sayısı ve personellerin çalışmak istedikleri şehirler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başbakan Yıldırım ülkenin nüfus artış oranı ile kamuya istihdam edilen kişi sayısı arasında tutarsızlık olduğunu ifade ederken, kamuda çalışan kişi sayısının olması gerekenden fazla olduğunu açıkladı. Kendi dönemlerinde  sadece 507 bin öğretmen alındığını bunların yanında sağlık personeli, polis, hakim, savcı da alındığına dikkat çeken Başbakan, mevcut duruma göre sayının fazla olduğunu, personel sayısının da azaltılması için darbe yapılamayacağını belirtti.

ERZİNCAN’DA ÖĞRETMEN EKSİKLİĞİ

Başbakan konuşmasında Erzincan ile ilgili bir örnek verdi. Erzincan’da son dönemde yaşanan ihraç ve açığa alma durumlarından dolayı öğretmen eksiliği oluştuğunu belirten Yıldırım, Erzincan İl Milli Eğitim Müdürü ile görüşmesinde müdürün buna çözüm bulduğunu açıkladı. Başbakan Binali Yıldırım, İl Milli Eğitim Müdürü 15 saat derse girmesi gereken öğretmenin 20 saat girmesini sağlamış, bu şekilde yapılan fedakarlıkla ihtiyaç giderilmiş açıklamasında bulundu. Başbakan idarecilerin istemeleri halinde çözüm üretebildiklerini vurguladı.

Öğretmenler İçin

2 Yorum

  1. Erhan Kutman

    19 Ekim 2016 at 15:31

    Kamu personeli olarak çalışan fakat, asıl mesleği olan öğretmenliğe geçiş yapmak isteyen bir kullanıcımızın aslında tüm memur öğretmenleri de kapsayan yazısını sizlerle paylaşıyoruz…

    “5000 Dershaneci KPSS’siz Devlet Öğretmeni Yapılırken, Onlara “2.Kez KPSS’ye Girin” Deniyor!

    Sayın Başbakan Binali Yıldırım, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Maliye Bakanı Naci Ağbal , Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve Devlet Personel Başkanı Enes Polat…

    Memuriyet öncesi MEB özel öğretim kurumlarında öğretmenlik yapmış kamu personeli ya da memuriyeti esnasında ilgili diplomaya sahip olarak öğretmenlik hakkına kavuşmuş kamu personeli; kamuoyunda-medyada “memur öğretmenler, öğretmen memurlar, öğretmen ama kamu personeli, düz memur ama öğretmen…şeklinde yaygın olarak da “memur öğretmenler” adıyla anılmaktadır.

    Memur öğretmenler yüksek puanlarına rağmen öğretmenliğe atamaları malum nedenlerle olmayınca yine on binlerce kişi arasından büyük bir emek sarf edip KPSS ile öğretmenlik dışı memurluk kazanarak bir iş sahibi olmayı başarabilmiş kamu personelidir.

    Öğretmenlik yapma hakkını kazandıran lisans ve yüksek lisans diplomalarına sahip kamu personelinin VHKİ, bilgisayar işletmeni, şef, zabıt katibi, icra memuru, gümrük-muhafaza memuru, ambar memuru, gişe görevlisi, adliye çalışanı, infaz koruma memuru, kaloriferci, itfaiyeci, şoför, hizmetli, …vs. olarak mezuniyet dışı unvanlarda çalışmaları devlet için maalesef ki çok büyük bir iş gücü kaybı, yetişmiş beyin gücü israfı, verimsiz insan kaynakları planlamasıdır.

    Aralarında MEB Özel Öğretim Kurumlarında çalışmış, hatta öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış asil devlet memurlarının bile olduğu düşünülürse idari ve halkla ilişkiler yönüyle de zengin donanım kazanmış öğretmenlik yapma hakkı bulunan kamu personelinden isteyenlerin kadrolarının Devlet Bütçesine ek yük getirmeden MEB’e öğretmen olarak aktarılması eğitim sistemi için de, okullarımızda öğrencilerimize de pozitif anlamda ciddi bir ivme kazandıracaktır.

    Devletin maaş ödemediği ve KPSS ile memurluk da kazanmamış ama devlette öğretmen kadrosu verilecek olan 5000 dershaneci meslektaşları göz önüne alındığında KPSS’li kamu personelinin gerçek işleri öğretmenliğe geçme istekleri Devlet için de oldukça rasyonel bir çözümdür!

    MEB yetkilileri Sayın Ömer Dinçer zamanında kurumlar arası ve kurum içi ilk atama başvurularına 1 gece kala yapılan yönetmelik değişikliği ile mağdur durumuna düşen, gerçek meslekleri öğretmenlik olan kamu personeline asıl mesleklerine geçiş yolunu açmayı 1 Eylül 2016’da yayımlanan Kanun Hükmündeki Kararname’de gözden kaçırmıştır. Şöyle ki:

    Anayasa Mahkemesinin 3121 dershanecinin devlete sınavsız geçirilmesini iptal etmesinin ardından bu kez de Memur Olmayan 5000 dershaneciye KPSS’siz ÖABT’siz Devlet Öğretmenliği Yolu Açılırken KPSS ile Memurluk Kazanmış Öğretmenlik Hakkı Bulunan Kamu Personelinin MEB’e Aktarılmaları 4 Yılın Ardından 674. KHK’de unutulmuştur!

    15 Temmuz 2016 sonrası yaşananlar sonucunda Olağanüstü Hal Döneminde bu denli öğretmen açığı da doğmuşken olağan bir şekilde öğretmenlik yapma hakkı bulunan ancak yönetmelik değişikliği mağduru kamu personelinden (memuröğretmenler) isteyenlerin kadroları gerekirse son bir kez güvenlik soruşturulmasından geçirildikten sonra halen görevli oldukları illerde ve ilçelerde aile birlikleri korunarak zorunlu hizmetsiz MEB devlet öğretmeni kadrolarına aktarılmalıdır!

    Memur öğretmenlerin içlerine sindiremediği diğer bir konu için akıllarda oluşan ortak kanaat şudur:

    OHAL döneminde MEB için en güvenilir seçenek MEMUR ÖĞRETMENLERDİR. Sicilleri tertemiz memur öğretmenler MEB sistemine alınmazken PKK ile ilişkili öğretmenler yıllardır MEB okullarındadır!.. PKK ile bağlantısı belirlenen 14000 sözde öğretmenden biri kadar bile değerimiz yok mudur?

    OHAL döneminde devletimizin okulları ve öğrencilerimiz için en güvenilir seçenek memur öğretmenler olmasına rağmen; hukuku-adaleti-vicdanı zorlayan garip, mantıksız bir uygulamayla karşı karşıyayız.

    BİMERden memur öğretmenlerin başvurularına gönderilen kendi içinde tutarsız MEB cevapları, haksızlık doğuran çifte standarttın da üzerinde kabul edilemez atama uygulamaları apaçık ortadayken hukuken fazlaca sıkışmış MEB, yönetmeliğe memur öğretmenlerin mağduriyetini giderecek ifadeyi artık eklemeli, sorumluluktan kaçmamalıdır! Çünkü

    MEB 31.08.2012 Atama ve Yer Değiştirme Yönetmelik Değişikliği ile 4 senedir mağdur edilmiş memur öğretmenlerin kadrolarının öğretmen olarak MEB’e aktarılması beklenirken ve hala gerçekleşmemişken; 1 Eylül 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 674 sayılı KHK ile devlet memuru da olmayan özel eğitim-öğretim kurumlarındaki 5000 öğretmenin KPSS’siz ÖABT’siz devlet öğretmenliği kadrolarına atanmaları sağlanacaktır.

    Devlet mekanizmaları yurttaşlarının mağduriyetini gidermek zorundadır! Unutulmamalıdır ki, kişiler öğrenimini görüp başarıyla bitirdikleri en üst öğretim düzeyinden devlette verimlilik adına, yaşamlarında huzur ile mutluluk adına, yapmak istedikleri ve yapmaya hak kazanmış oldukları mesleklerinde eğitim-öğretimde en yararlı usulde değerlendirilmelidir! O halde:

    Memur öğretmenlerin devletteki memur kadrolarının MEB okullarındaki öğretmen kadrolarına aktarılmaları “Mezuniyet Tarihi Önceliği” veya “Emekliliğe Esas Toplam Hizmet Süresi” veya “SSKlı MEB özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlik & öğreticilik süreleri” ya da kendi aralarındaki başka bir adil ölçüte göre sıralamayla, anayasal aile birliğinin korunması adına zorunlu hizmetten muaf tutularak sağlanmalı isteyen tüm memuröğretmenler asıl meslekleri öğretmenliğe okullarında öğrencileriyle kavuşturulmalıdır!

    Gerçek işleri olan öğretmenliğe atamaları yapılmayıp kamuda KPSS ile kazandıkları memur kadrolarında unutulan, Öğretmen Olmaya Hak Kazanmış Kamu Personeli ile Memuriyet Öncesi MEB Özelde Öğretmenlik Yapmış Devlet Memurlarını 2016-17 Eğitim-Öğretim Yılı içinde öğrencilerine kavuşturmalıdır. 4 yıllık FETÖ-yönetmelik değişikliği mağduriyetinin memur öğretmenler ile ailelerinin yaşamlarını daha fazla alt-üst etmesine izin verilmemelidir.

    Eğer bu mağduriyet giderilip memur öğretmenlerin gönülleri alınırsa hem onlar öğrencilerine kavuşacak hem de hükümet, bütçeye ek yük getirmeden öğretmen açığının bir kısmını, öğretmenlik yapma hakları bulunan, idari-iş deneyimi yüksek, devlet tecrübesi yerinde, halkla ilişkiler yönünde yoğun kazanımlara sahip kamu personeliyle yani memuröğretmenlerle masrafsızca-maliyetsizce verimli ve güvenilir kişilerle kapatacaktır!

    02.12.2015 tarihli Resmi Gazete Yayımlanan Personel İşlemleri Konulu 2015/13 sayılı Başbakanlık Genelgesinde :
    “Tüm kamu kurum ve kuruluşları… c) Sınıf değiştirerek kurumlar arası nakil yoluyla yapacağı atamalarda Başbakanlıktan izin alacaktır.” denilmektedir.Yani yürürlükteki bu genelgeye göre memuriyette sınıf değiştirerek kurumlar arası nakil yoluyla yapılacak atamalar aslında kapalı değildir.

    Zaten kamu hizmetinde bulunan özelde öğretmenlik yapmış, sonradan KPSS ile memurluk kazanmış ya da memurluğu sırasında öğretmen olmaya hak kazanmış kamu personeline sanki ilk kez atanacaklarmış gibi sadece ve yeniden KPSS koşuluyla öğretmenliğe geçiş seçeneği bırakması mantık dışıdır.

    Memur öğretmenlere “tekrar KPSS’ye girin , ÖABT’ye girin ; yeni mezun ve kamu personeli olmayanlarla yarışın!” denip, 31 Ağustos 2012’den beri hizmet süresiyle kurumlararası geçiş yönetmelikle kapatılırken; KPSS’siz ve ÖABT’siz öğretmen alımları sürmektedir:

    *MEB, 6 yıl dershanelerde hizmeti bulunanları KPSS şartı aramaksızın öğretmenlik kadrolarına atanmalarını uygun gördüğü unutulmamalıdır! Memur olmayan özel dershane öğretmenlerinin, şu ana kadar yönetmeliklerde yer almamış bir atama yöntemiyle devlet öğretmeni kadrolarına KPSSsiz alınmaları süreci Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen zorlanmaktadır!
    *KPSS ile atanmadıkları halde üniversitelerin araştırma-öğretim görevlileri ve okutman kadrolarından MEB öğretmen kadrolarına kurumlar arası geçişle KPSSsiz ÖABTsiz alım vardır!
    *Engelliler için ÖABTsiz E-KPSS ile alım vardır.
    *Sadece bir dilekçeyle 28 Şubat Mağduru olarak adlandırılanlar için KPSS ve ÖABT şartı olmadan MEB öğretmen kadrolarına alım ve memuriyetten geçiş yapılmıştır!
    *KPSSsiz ve ÖABTsiz, milli sporcuların MEBe öğretmen olarak alımı vardır!
    *Suriyeli öğretmenlerin bile Türkiye’de mesleklerini icra edebileceklerine dair yalanlanmamış haberler ve yine Suriyeli sığınmacılarla ilgili MEBin KPSSsiz ÖABTsiz üç dalda öğretmen alım haberleri basında yer almaktadır!

    Başbakan Sayın Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz, 4 yıl önce Sayın Ömer Dinçer döneminde POMEMlerdeki FETÖcülerin MEB’e geçişlerini önleme amaçlı çıkarıldığı söylenen Yönetmelikten kaynaklanan, Öğretmen Olmaya Hak Kazanmış Kamu Personeli ile Memuriyet Öncesi MEB Özelde Öğretmenlik Yapmış Devlet Memurlarının Mağduriyetini Bitirmelidir.

    Öğretmenlik yapma hakları bulunan kamu personelinin atama başvurularından hemen önce 31.08.2012’deki MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği değişikliğinden önceki kazanılmış kurum-içi ve kurumlar-arası geçişle devlette öğretmenlik yapma hakları yok edilmemelidir.

    Kadroların MEB’e öğretmen olarak kaydırılması eşit olmayan koşullarda ilk atamacılar ile yarıştırılmadan ya eskisi gibi %3’lük kontenjanla ya da toplu bir kadro değişimiyle halen çalıştıkları il ve ilçelerde anayasal aile birliğinin korunması için zorunlu hizmetten muaf tutularak yapılmalı 2012’den beri süren mağduriyet artık giderilmelidir.”

  2. Kamil

    6 Kasım 2016 at 20:19

    İl Milli Eğt. Müdürlükleri görevlendirme öğretmenlerle dolu. Teknisyenin yapacağı işede öğretmen görevlendiriliyor bu reva mı? Mimar,müh. Ve diğer teknik elemanlar ya özel idare de yada çevre şeh. Müd. de geçici görevli, inşaatları sınıf öğretmeni yada İHL öğretmenleri yapıyor ne kadar ilginç.
    Öğretmenlerin tümü okullarda mesleğini icra etmelidir. Çocukların dersleri boş geçiyor. Öğretmenlerin ve siyasetçilerin umurunda değil.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status