Valiliklerde kurulan açığa alma ve ihraç itiraz komisyonları işlemleri ağır işliyor

Meslekten ihraç edilen veya açığa alınan öğretmen ve kamu personelinin suçsuz olduğunu kanıtlamasının ilk aşaması olan Valilik itiraz komisyonları işlemleri ağırdan alıyor.

EDİTÖR:    29 Kasım 2016 Salı, 00:29
Valiliklerde kurulan açığa alma ve ihraç itiraz komisyonları işlemleri ağır işliyor

Valiliklerde kurulan açığa alma ve ihraç itiraz komisyonları işlemleri ağır işliyor

Terör örgütleri PKK ve FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edilen, açığa alınan kamu personelleri içerisinde suçsuz olanların görevlerine iade edilebilmeleri için Valiliklerde itiraz komisyonları kurulmuştu. MEB personelleri ve kamu personelleri Valiliklerde kurulan bu komisyonlara sözlü veya yazılı itirazlarla suçsuz olduklarını belirterek göreve iadelerini talep edecekler. Ancak süreçte görüldü ki Valilikler bu konuya yeterli önemi vermiyor.

BİR MASA BİR MEMUR

ogretmenlericin.com olarak terör örgütü ile ilişkilendirilip açığa alınmış veya ihraç edilmiş kişilerden suçsuz olduklarını belirten kişilerden gelen mesajlarda genellikle isyan edilen nokta Valiliklerde kurulan bir komisyonun olmaması. Valiliklere suçsuz olduklarını, göreve iade edilmelerini talep etmek için gidenlerin karşılaştıkları manzara genellikle aynı. Bir masa ve bir memur. Valilikler itirazların kabul edilmesi, ilgili dilekçe ve evrakların kabul edilmesi için danışma tarzında bir birim kurmuş. Bu birimde bir memur görevlendirilmiş ve tek yaptığı gelen evrakları toplamak.

EVRAKLAR GİTMİYOR

Valilikler tarafından alınan itirazlar Valiliklerce incelenmiyor ve bu evraklar belirli dönemlerde Başbakanlık’a veya meslekten ihraç edilmiş ya da açığa alınmış ilgili kişinin bağlı olduğu Bakanlık’a gönderiliyor. İtiraz edenlerin en büyük sıkıntısı ise bu evrakların biriktirilmesi ve ivedi olarak gönderilmemesi. Suçsuz olduklarını belirten kişiler bu yavaşlıktan ve işleyişten mağduriyetlerinin devam ettiğini belirtiyorlar.

SÜREÇ HIZLANDIRILMALIDIR

Valilikler tarafından alınan itirazlar, belgeler ilgili kurumlara en kısa sürede gönderilmeli ve aralarında suçsuz olanların mağduriyet süresinin kısaltılmasına katkı sağlanmalıdır. Yoksa bu iş ve işlemler bitmez.

Öğretmenler İçin

35 Yorum

  1. Sebahat

    29 Kasım 2016 at 00:53

    Hızlanması gerekir.Kis kıyamet ne yapacağız

  2. mağdur

    29 Kasım 2016 at 01:21

    sayın editör tek kriterle ihraç edilenler dönebilecekmi yoksa vazmıgeçtiler..küçücük bir umuda muhtacız..

  3. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:05

    Sayin editor, konuya olan duyarliliginiz icin oncelikle Bence hiç işlemiyor. Isledigine dair somut kanıt göremiyorum. Tamamen göz boyama. Belki yarın öbürgün seçilmiş bazı insnlar geri getirilerek, bakın biz asıl davranıyoruz denecek.

  4. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:12

    Geçen gün Anayasa mahkemesi başkanı bireysel başvurulardan şikayet ediyor. Vatandaş ne yapsin. Babası alinteri ile 20 okutmus. Yasal sendikadan ihraç edilmiş, ağaç köküne mahkum edilmiş. Sigorta yok. Iş veren yok. Hastası coluk çocuğu karısı yakınları perişan. Herkesin keyfi yerinde değil. Ateş düştüğü yerleri yaktı.

    • Mehmet

      29 Kasım 2016 at 02:31

      Bazen hiç banka işlemi yapmamak gerekir diyorum. Kardeşine para mi gondereceksin. Atla at arabasına, ulastir gel. Banka ne. Uygarlık at arabasında.

  5. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:15

    Ohal de khk’lar insanı korumak için yapılır. 672 khk dan zulüm çıktı. Yasal sendika yasal bankadan öğretmen ihraç edildi. Bu ihraçlar hukuksuz, kin ve nefretin ürünüydü maalesef. Bu uygulama kabile hukukunda çadır devletlerinde bile olmaz.

  6. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:16

    Devlet açık tuttuğu bankadan, izin verip aidatını ödedediği sendikadan ihraç etti bizi. Merhamet istemiyorum. Hakkım olanu istiyorum. Mesleğimi geri verin Bu zulüm bitsin. Devlet hukukla ayakta durur. Hukuka dönün mağduriyet bitsin

  7. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:19

    Resmen, yasal olan devlet tarafından onaylanan sendikayla tuzak kuruldu. Yarın oburgun başka bir hükümetin eğitim bir sen veya başka bir sendikaya böyle davranmayacaginin garantisini kim verebilir. Hiç kimse. Yazık

  8. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:20

    Sadece adalet, adalet, adalet. Merhamet istemiyorum

  9. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 02:23

    Valilikteki komisyonlar rüştünü ispat etmek istiyorsa ve insanların onlara inanmalarini istiyorsa bir en önce sonuçları somutlastirmali. Aksi taktirde insanlar + büyük bir hayal kırıklığıyla karşılaşacaktır. Dayanacak güç kalmadı.

  10. İsimsiz

    29 Kasım 2016 at 07:05

    Küfrün Merhameti Yok

    Allah Rasûlü ve fedakâr dostlarının maruz kaldığı boykot yılları bizlere çok önemli dersler vermekte, mühim mesajlar içermektedir. Bu olay,her şeyden evvel kâfirlerin,Müslümanlardan ne kadar nefret ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. İslam nurunu söndürmek, sömürü düzenlerini sürdürmek isteyen firavunlar,Rasûl-i Ekrem’i öldürmeye karar verdiklerinde karşılarında Efendimizin ailesini ve müminleri buldular. Aleyhissalâtuvesselâm’ı yalnız ve yardımsız bırakmak için o güne kadar yapılmamış bir zulme, iğrenç bir işkenceye başvurdular. Yakın akrabalarını, birlikte yaşadıkları dostlarını aç susuz bırakarak öldürmeye kalktılar. Onlar bir sülaleyi tamamen yok etmeyi, katliam yapmayı düşünecek kadar vahşi oldular. Akrabalarının masum yavrularını, kadın ve ihtiyarların yaşayabileceği acıyı umursamadılar. Bir gün, bir hafta, bir ay değil tam üç yıl bu insanlık dışı zulmü devam ettirdiler.

    Mümin; komşusu açken tok yatmayı düşünemezken kâfir; aç kalan insanları, gözyaşı ve feryatları, açlıktan ölen çocukların can çekişini göre göre zulme, yiyip içip sefa sürmeye devam etti. Onların vicdanları kör olmuş, kalpleri taş kesilmişti. Rabbine nankör olandan kuluna merhamet beklenir miydi!

    Sevginin Böylesi

    Müminlere gelince onlar, imanlarını yaşadıkları acılarla süslediler. Bir kez olsun Allah Rasûlü’nün karşısına çıkıp çektikleri zulmün hesabını sormaya, isyan etmeye kalkmadılar. İsrailoğulları’nın Musa aleyhisselâm’a söylediği çirkin sözleri söylemediler. Hiçbir anne,kucağında açlıktan ölen yavrusu için Efendimizin karşısına çıkmadı. Onlar üzüldüler, ağladılar fakat Rablerine isyan etmediler. Birkaç gün çile çekip edebiyatını yapanlardan değil, üç yıl boyunca şükredenlerden oldular. Onların Allah’a ne güçlü bir imanı, Rasûlullah’a ne yaman bir sevdaları vardı!

    Müslüman olmadığı halde Efendimizi koruyan, onunla üç yıl omuz omuza mücadele veren, direnen, Rasûl’ün başında nöbet tutan Hâşimoğulları’na ne demeli. Onların akrabaları için yaptıkları asil davranış, akrabasını ziyaret etmeyi bile külfet gören bizlere ne ağır dersler veriyor. Hani bazı eylemlere katılıp, eylemcilere destek vermek için iki saat aç kalan, başına gazeteci ordusu toplayıp reklam yapan sözüm ona duyarlı insanlar vardır. Onlarınki duyarlılıksa şu üç yıl muhasara altında kalıp da sabreden yiğit Hâşimoğulları’nın yaptığının adı nedir?

    Ebû Leheb’in, ailesine ihaneti şu yeryüzünde insaf ve merhamet duygusunu tamamen yitirmiş, her şeye dünyevî gözle bakan, hayvandan daha aşağı nicelerinin var olduğunu gösteriyor. Ama onların varlığı müminin belki yüreğini burkuyor da imanına, davasına olan inancına zarar vermiyor.

    Yaşlı EbûLeheb’in ambargoyu en acımasız şekilde sürdürmek için malından, mülkünden fedakârlık etmesi, EbûCehil’in bir başkasına iş buyurmayıp, gece gündüz yol kenarlarında nöbet tutması anlaşılır gibi değil. Belki de anlaşılması asıl zor olan, hiçbir şey ifade etmeyen boş ve batıl davalar için fedakârlıkyapan insanlara karşılık biz Müslümanların hak yolda hiçbir fedakârlığı, ufacık bir gayreti göze almayışı. Oysaki Hâşimoğulları bu boykotla ticari hayattan tamamen tecrit edildiler. Tüm güçlerini, servetlerini Mekke ekonomisi içindeki konumlarını yitirdiler. Onların boşalttığı alanlara Mahzumoğulları ve Ümeyyeoğulları yerleşti. Hâşimoğulları ise bu dünyada paradan puldan, sosyal statüden çok daha önemli şeyler olduğunu ispatladılar.

    Ambargonun kalkması için harekete geçen beş yiğide gelince onlar her şeye rağmen insanlığın ölmediğini; başka türlü inansa, yanlış yolda olsa bile vicdan sahibi, yüreğinin sesini dinleyen insanlar olabileceğini gösteriyor. Bize ise önce bu insanlara davamızı, haklılığımızı anlatmak ve hak olan davamızda yanımızda olmaları için çalışmak düşüyor. Elbette bu en zor anımızda yardımımıza yetişen insanlara,Müslüman’ca bir vefa göstermek boynumuzun borcu olsa gerek.

  11. İsimsiz

    29 Kasım 2016 at 07:08

    Açlığa terk edilen insanların boykot yılları üç yıl sürmüş.Açlıkla imtihan….Bizim boykot yılımız kaç yıl sürecek ?Müslüman bir ülkede , çoluğu çocuğu açlığa sürüklemek nasıl bir ceza?Sesimizi duyun yetkililer!!!!

  12. Serap

    29 Kasım 2016 at 07:57

    Esim 2 senedir akciğer kanseriydi raporlarla idare ediyordu öğretmenlik hayati boyunca devletine milletine asi gelecek hiçbirşey yapmadı kendisi vatanını bayrağını seven bir insandı eşimi yıkan hayati boyunca 2 aylık malum bir sendikaya girip çıkmasıyla başladı herşey.zaten iki senedir kanser hastalığıyla mücadele ediyorduk birde açığa alınması onu okadar kotu etkilediki hicbir alakası olmadığı halde teror örgütü savunucusuymuş gibi gösterilmesi eşimin ve benim hayatımı karartı esim bir ay içinde nefes alamayan makinaya bağlı bir insan oldu ondan sonra yogunbalkim süreci başladı esim adına dilekçeleri ben gerekli yerlere verdim ve bu dilekçeleri ona yoğun bakımda imzalattim esim 25 gün yoğunbakimda kaldıktan sonra vefat etti 2 küçük yavrumla kaldık şimdi bu hal yüzünden eşimi kaybettim ne olucak esimin yasadigi stres sıkıntı hastalığını tetiklemesi yogunbakimda bile düşünmek zorunda kalması ne olacak eşimi geri getirebileklermionun. Cektiği maddi manevi sıkıntıların hesabını nasıl verecekler ya eşimin itibari halende uğraşıyorum emeklilik islemleri için ne olacağı belli değil

    • gariban

      29 Kasım 2016 at 18:47

      birden kendi dramımı unutturdunuz bana.Allah sabır versin

    • Beyza

      29 Kasım 2016 at 19:39

      Çok üzüldüm gerçekten Rabbim yardımcınız olsun, editör lütfen bu insanları görün ve yardım edin, gerçekten kendi ihracımı unuttum

  13. Adalet

    29 Kasım 2016 at 08:58

    Öğrenci velim aradı: sen bunların dersanesine çocuğunu gönderme de nere gönderirsen gonder dedin bende başka dershaneye gönderdim dedi. Kriz masasını aradım şahit dinlemediklerini söylediler. Ben de veliye bimer akım numaralarını verdim. Kriz merkezleri sadece kendilerine gelen evrakları bakanlığa gönderiyor. Ağustos 2015 te sendikadan istifa ettim ama meb 30 ekim 2014 ten sonra bir ay da sendikada kalsan atmış hayırlısı. Rabbim büyüktür. Sabredecegim. Ben kendimi biliyorum Allah ta biliyor ailem arkadaşlarım da biliyor varsın müsteşar bilmesini.

    • Ömer

      29 Kasım 2016 at 09:40

      Nerden biliyosunuz 30 ekimden sonrakileri attıklarını. Ben 2014 9 eylülde istifa ettiğim halde ihraç edildim.

      • Adalet

        29 Kasım 2016 at 10:38

        Demek ki ekimde de kesinti yapılmış. Biraz araştırma ile öğrendim. Mgk da karar almalarını kendilerince milat kabul ediyorlar. Adalet! Sağlamak için. Meb de böyle

        • Ömer

          29 Kasım 2016 at 10:49

          É devletten baktım ekimde kesinti yok ama benim bankada hesabım var ama 2013 şubattan beri pasif şekilde bulunuyor

          • can

            29 Kasım 2016 at 15:51

            Şubat ayında istifa ettiğim sendikadan okul idaresi maliyeye bildirmediği için kesinti olmuş.yani darbeden sonra sendikalı olduğumu öğrendim.açığa alındım.belgelerimi ile gönderdim benim komşum milli eğitim müdür yardımcısı .bana boşuna uğraşma dedi .bize gelen emre göre 1 nisan 2014 ten sonra sendikanın içinde olan herkes atılacak dedi.bu kadar biliyorum eylül ekim hikaye

    • Musa

      29 Kasım 2016 at 12:22

      Eylül 2014te sendikadan ayrıldı eşim 6 ay 29 gün kaldı sendikadan a.ığa alınmadan 1 eylülde atılfı.Tek kriterden atmadık ve ya 30 ekimden sonrakiler falan yanlış hocam.

  14. Orhan Demir

    29 Kasım 2016 at 09:40

    Sayın editör, okuyucularınızın isteklerini dillendirdiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Her şeyin farkındayız; bu zamanda bu tür haberleri yapma cesareti olan neredeyse yok denecek kadar az. Bundan dolayı da size minnettarız. İnşallah tez vakitte mağdurlar görevlerine kavuşurlar.

  15. Sebahat

    29 Kasım 2016 at 12:09

    Allah ım artık biseylere yapın yasal işlerde ihraç geri dönsün

  16. Bi sabır

    29 Kasım 2016 at 12:14

    3 aydır bir umutlu haber bulmak için uğraşmaktan kafayı yiyeceğim boşu boşuna mi umutlanyoruz acaba..çoğu zaman yaşamak manasz keşke evli ve çocuklu olmadaydm diyorum onlarinda hayatı mahvoldu..yillar önce istifa ettiğim uyduruk bir sendika arkadaş

  17. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 13:14

    Gerçekler acıdır. Ihraç olanlara ceza verildi. Ağaç kökü cezası. Allah bunu yapanlardan en kısa zamanda hesap sorsun. Çünkü hukuk sistemi soramiyor. Koltuk sevdası gerçekleri savunmayı önlüyor

  18. Mehmet

    29 Kasım 2016 at 13:22

    Allah bizlere, cocuklarimiza ağaç kökü yedirenleri bildigi gibi yapsin. En kısa zamanda.

  19. Zeynep

    29 Kasım 2016 at 13:37

    Sahibi olmayanın sahibi Allah’tır ilahi adalet var.Eşim ihraç bende yıllardır çalıştığım kurumdan atıldım.Çocuğum bu gün eşofmanım yırtıldı beden dersine nasıl gidecem diye ağladı onun gözyaşları yer yüzüne düştü diyecek bişeyim yok Ahhhhh ahhhhh ahhhhhhhhh bizim gibi kaçtane kadının çocuğun ahları gök yüzüne çıkıyor ve zamanı geldiğinde yer yüzüne yağmur gibi yağacak o zaman “oh olsun”diyenlerin haline şimdiden acıyorum.Ama Allah devletimize,milletimize,vatanımıza,cumhurbaşkanımıza zeval vermesin çünkü yine onun emriyle bu yanlıştan dönülecek bunu herkes görecek.

  20. ali

    29 Kasım 2016 at 13:37

    Sayin editor sizlere duyarliliginiz icin teskkur ediyoruz. Kafama takilan bir ayrintiyi da sizlere sormak istiyorum. 2016 subatta 29600 ogretmen atandi. Ve bunlara getirilen bir uygulama ile bunlar yedekte tutuldu derslere girdirilmedi. Bu uygulama ilk ve tek oldu. Su ana kadar ihrac edilen meb personel sayisi 30 bin kusur. Bunlarin icinden mem personellerini ve mufettisleri vb dusersek ssubat atqma sayisi ve ihrac sayilari birbirine esit oluyor yaklasik olarak. Tahminim suan subatta atanan ogretmen sayisi ile ihraclar arasinda atama lehine cok az bir fark kaldi. Tahminim yeni khk lar da yer alacak az sayidaki ihraclar ile bu rakamlar esitlenecek. Eylul ayindan beri bunu dusunuyorum ve ihraclardaki azalma ve iadelerdeki umursamazlik da dusuncelerimi destekliyor. Bu konuda ne dusunuyorsunuz

    • ali

      29 Kasım 2016 at 14:04

      Yani meb biz ogretmenlere tuzak kurdu bekledi ve firsatini buldugu genis yetkiyi eline aldigi ilk anda bz garibanlari ihrac etti. Bizim bir sucumuzn olm. digini yetkililerde biliyor

  21. just

    29 Kasım 2016 at 17:00

    sayın editor….bu durun gercekten cok sancılı…haklısın ama dinleyen yok…komisyon dediler neyse anlattık yanlışlık olduğunu,evraklarla birlikte ıspat edercesine gonderdim..hatta resmi makamlar aracılığı ile evrakları 8 eylülde bakanlığa gönderdim ama hala beklemekteyiz….belliki birileri zorlaştırıyor..şunu çok ıyı biliyorium,ilahi adalet şaşmaz…cok yazık yine olan vatana millette oluyor,hainlerin bedelini bizim gibi masumlar ödüyor..Rabbim herkes için hayırlısını versin..

  22. gariban

    29 Kasım 2016 at 18:35

    kredi borcu var herkesin,zaten borçla yaşıyorduk,üstüne üstlük işsizlikle bu yükün altından nasıl kalkılır wallahi bilemiyorum…şurda toplu intihar eylemi olsun,birçoğunun içi dahi sızlamaz biliyorum..bize ters tabi bu işler ALLAH hepimizin yardımcısı olsun

    • Beyza

      29 Kasım 2016 at 21:50

      O intihar eden hocada suç bulmuyorum, suçsuz olduğunu biliyorsun ama kimse seni dinlemiyor bile, bir bunalım anı geliyor, geçen çok bunaldım pencereyi açayım dedim ve bir an kendimi 6. Kattan atasım geldi, gerçekten anlık birşey 2 küçük yavrum yanımdaydı onlara baktım ve pencereyi kapattım, bana bunları yaşatanlardan Allah sorsun

  23. şahin

    29 Kasım 2016 at 23:04

    çok güzel bir konuya yer vermissiniz
    ben itiraz dilekçesi verecektim görevli valilik personeli dilekçeleri bir ay bekletiyoruz biriktirdikten sonra gönderiyoruz bir ayda gittiği bakanlıkta bekletilir sıraya konur ettimi size üç ay siz olsanız ne yapardınız.
    arkadaşlar ben dilekçe vermekten vaz geçtim,
    ALLAH SONUMUZU HAYREYLESİN
    GÖZÜNÜZÜ YUMUN AVUCUNUZU AÇIN NE DEYİM
    ALLAHA EMANET OLUN

  24. Yeter artık yeteeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeer yeter

    30 Kasım 2016 at 23:28

    Ya kardesim bu ulkede ogretmen olmak suc mu
    Secimi ogretmene yaptirirsiniz.
    Sinavlari ogretmene yaptirirsiniz.
    Eskiden nufus sayimlarini ogretmene yaptirirsiniz.
    Ogretmene az maas verip cok calistirirsiniz.
    Darbe yapanlarin yerine gorevlerinden alirsiniz.
    Savunmalarini almadan suclu ilan edersiniz.
    Cocuklarini acliga mahkum edersiniz.
    Resmi sendika acim ogretmeni uye yaptirir sonra suclu ilan edersiniz. Niz. Niz. Niz binlerce madde sayabilirim. Yeter artik ya yeter sabir tasi catlati insanlar tek tek intihar ediyor.ses verin sesimize

  25. derin haksızlık

    1 Aralık 2016 at 19:52

    ihraç olan arkadaşların durumunu bilmiyorum ..ama 14 ekimde açığa alınan 2400 öğretmenin ekserisinde kriter yok..ters fişlememidir,operatör kaynaklı hata mıdır bilmem…tez zamanda iade edilmeliyiz,at izi it izini bırakın domuz iziyle karıştık

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status