07 Mayıs 2016 Cumartesi, 09:00
Tülay GAZALCI
Tülay GAZALCI tulay_gazalci@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Bir Yılı Bir Güne Sığdırmak

Bir Yılı Bir Güne Sığdırmak

Yine herkesi sardı bir anneler günü telaşı daha. Nasıl bir hediye alsam, ya da nasıl sürprizler yapsam diye düşünüyoruz günlerdir. Anne kelimesi dahi içimizi böylesi ısıtırken, dünyaları önüne sersek bize sunduğu şartsız koşulsuz sevginin karşılığı olabilir mi?

Millet olarak çok severiz süslü abartılı sözleri, göze sokarcasına yapılan sürprizleri. Öyle ki; artık içi boş dışı boyalı sevgiler sarmış çevremizi. Bir kıvılcımla yanıp yok olacak türden. Yılın bir günüyle yaşar olduk çok değer verdiğimiz şeyleri. Mesela; Kadınlar günü, Sevgililer günü, Babalar günü, Anneler günü…  Sığdırıveririz bir güne hayatımızın en kıymetlisi Annemizi, babamızı ve Sevdiğimizi.  Muhteşem hediyeler alınmış, buket buket çiçekler sunulmuş, sarıp sarmalayıp yapmışızdır vazifeyi. Vicdanlar rahattır artık. Bir yıl sonra sı bugüne yetecek kadar sevmişizdir ve mutlu etmişizdir onu. Annelerin bir ömüre sığdıramadığı sevginin karşılığını, evlatlar bir güne sığdırmıştır. Kısa yoldan yemek, kısa yoldan kazanmak, kısa yoldan sevmek toplum olarak en iyi yaptığımız davranışlar oldu desem abartmış olmam diye düşünüyorum. Tarihiyle, kültürüyle, milli manevi değerleriyle, gurur duyduğumuz bir neslin evladıyız. Toplum olarak özde barındırdığımız özelliklerimizi, ne yazık ki artık sözde yaşar olduk. Bunun nedeni nedir diye soracak olursak, elbette birçok şey sıralanabilir. Fakat şahsımca en büyük neden olarak aile ortamlarındaki anne baba ve evlat üçgeni ile sonrasında da çevresel faktörler diyebilirim. Anne ve baba olarak evladımızı hayatımızın merkezine koyup, sevgimizi sınırsızca sunuyoruz haklı olarak. Çünkü evlat en kıymetli olandır. Bu sevgi bazen bencilleşmeye, ben duygusunun fazlaca hâkim olmasına neden olabiliyor. Her şeyi hazır sunuyoruz, sanki evlatlar hayatları boyunca her şeyin hazırını bulacaklarmış gibi. Tatminsiz oluyorlar haliyle. Küçük yaşta evlada farkında olmadan yüklediğimiz bu duyguların bize dönüşü çok da hoş olmuyor elbette. Anne ve babayı her daim hayatını kolaylaştıran varlıklar olarak görmeye ve öyle davranmaya başlıyorlar. Durum böyle olunca bizlerde anne baba olarak başlıyoruz yakınmalara. Evlada her şeyin en iyisini vereceğiz elbette, çünkü evlat candır. Fakat bir evlada verilebilecek en güzel şey; milli ve manevi değerlere bağlı yaşayabilen, Atasını, ana babasını bilen sayan bireyler olabilmeleridir.  Bireysel menfaatlerin ağır bastığı günümüzde, toplumsal gidişattaki bunalımdan rahatsız olmayanımız yoktur. Bir şeyler yapma ihtiyacı hissedip, hiç bir şey yapamadığımızı fark ediyoruz. İşte tam burada Anne faktörü bütün ağırlığıyla giriyor devreye.

Toplumun çekirdeği ailenin temeli olan anne hayatın akışını dizayn eden, gelecek nesillerin, sosyal duygusal yönden, yetiştirilmesinde farkında olarak veya farkında olmadan model görevi görmektedir. Bundan dolayı da toplumun gelişiminde annenin bilinçlenmesi de önem arz etmektedir.

Günümüzde, özellikle iş yaşamına her geçen gün daha da artarak giren kadınlar annelikleri esnasında iş yaşamlarında çok zorluklar çekmektedir. Ekonomik olarak evine katkıda bulunmak isteyen anneler çocukları, eşleri ve evleri ile ilgili işlerde yardımlaşmaya daha çok ihtiyaç duymaktadır Anne tüm bu yoğunluğu kaldıramamakta ya da aşırı efor sarf ederek fiziksel ve ruhsal olarak problemler yaşamaya başlamaktadır.

Toplum olarak, Devlet olarak, aile olarak ve birey olarak annelerimize verebileceğimiz en güzel hediye annenin sorumluluklarımızın farkında olmak ve ona hoşgörü ile yardımcı olmaktır. Bir anne için evladının mutluluğu onun tek hedefidir.

Hiçbir inanç, hiçbir felsefe, hiçbir din yoktur ki temeline anne sevgisini koymasın.  Yerleri asla doldurulamayacak, sevgisini ve hoşgörüsünü hiçbir şeye değişemeyeceğimiz, yerini hiçbir şeyin alamayacağı annelerimize, hak ettikleri değeri, ilgi ve sevgiyi her zaman gösterelim. Anneler günü vesilesiyle; evladını gerek vatana şehit veren, gerekse farklı nedenlerle yitiren, gözünün yaşını her gün içine akıtan, ne yapsak haklarını ödeyemeyeceğimiz, acılarını dindiremeyeceğimiz annelerimizin ellerinden öpüyoruz ve anneler gününü kutluyoruz.

Özellikle son zamanlarda sıkça yaşadığımız, farklı şekillerde gündeme gelen çocuk ölümleri, eşi veya sevgilisi tarafından öldürülen kadınlarımız için verilecek cezaların, annenin yaşadığı acılarda gözönüne alınarak verilmesini ve Devletimizden gerekli cezai uygulamaların yapılabilmesi için ceza kanununda gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

 

 

Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status