09 Eylül 2016 Cuma, 08:57
Ahmet TORUN
Ahmet TORUN ahmettorun@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Hasan Ali Yücel’i Silmek

Hasan Ali Yücel’i Silmek

Gündem o kadar yoğun ki kimsenin kafasını kaldırıp başka yöne bakma eğiliminde olmadığı günlerdeyiz. Geçtiğimiz haftalarda bu yoğun gündem içerisinde Trabzon Hasan Ali Yücel İlkokulu’nun ismi değiştirildi. Ne önemi var bu ismin biri gider, öteki gelir diye düşünen çok olduğundan gazetelerde küçük yer kapladı. İçinde bulunduğumuz zamandan biraz geriye gitmekte fayda olduğunu düşünüyorum bu ismi anlamak için.

***

Can Yücel’in babası Ben hayatta en çok babamı sevdim diyen hepimizin sevdiği bazen söylemeye dilimizin varmadığı durumlarda onun şiirlerinde fazlası ile kendimizi, iç sesimizi duyduğumuz şair Can Yücel’in babası. Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk döneminden başlamak üzere Avrupa’ya öğrenci gönderilmiş. Ülke savaş ile silah ile kurulsa da ayakta kalması eğitim ile olacağı anlayışı doğrultusunda Avrupa’ya okuması için öğrenci gönderilmiş. O yokluk içindeki dönemin şartlarında Ankara’da şartlara uygun iki öğrenci tespit edilmiş. Bunlardan biri dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’ in oğlu Can Yücel’dir. İnsanlar oğluna torpil yapıyor, iltimas geçiyor diye düşünmesin diye kendi oğlunu gözünü kırpmadan eleyerek diğer öğrenciye durumu anlatıp Avrupa’ya göndermiştir. Yani oğluna torpil yaptı dedirtmemek için oğlunu eleyen adamdır. Şahsiyetli dürüst adam Hasan Ali Yücel.

***

Örneği olmayan eğitim kurumları köy enstitüleri

Köy Enstitüleri ilkokul öğretmeni yetiştirmek için 17 Nisan 1940 yılında kurulması kararlaştırıldı. Cumhuriyet kurulmuş ama ülke harap halde, okur yazar oranı yüzde üç civarında geri kalan halk okuma yazma bilmiyordu. Halkın yüzde seksenden fazlası köylerde yaşıyordu. Yani çoğunluk köyde yaşıyor ama eğitim öğretimden yararlanma imkanı yoktu. Günümüzde dahi kış şartlarının, yaşamanın zor olduğu köyleri bir de Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda nasıl şartlarda olabileceğini düşünmekte fayda var. Geleneksel olarak İstanbul’da yetişen öğretmen Anadolu’da isteyerek değil, bir zorunluluk içinde çalışıyor ve en kısa sürede kendini taşradan şehre atmaya bakıyordu. Büyük, tarıma elverişli köylerin civarında uygulamalı eğitim veren köy enstitüleri kuruldu. Köylü çocuklar enstrüman çalmayı, verimli tarım yapmayı, sağlık hizmetlerini, marangozluk gibi teknik ve hayata dair meslekleri uygulamalı şekilde öğreniyordu. Bunun yanı sıra Türkçe, matematik gibi kültürel ve ilmi derslerde görüyordu. Bu dönemde eğitim zirveye tırmandı.

O dönem şartlarında 15.000 dönüm tarla tarıma elverişli hale geldi.

750.000 fidan dikildi.

1308 kadın,15943 erkek köy öğretmeni yetişti.

Edebiyatçı romancı milletvekili isimler yetişti buradan. Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Dursun Akçam. …

Eğitim sisteminde Finlandiya sistemi deyip uygulamaya çalıştığımız ama bir türlü başarı sağlayamadığımız övdüğümüz sistemi yıllar önce bizzat Bakanlığı döneminde başında duran, takip eden uygulayan kişidir Hasan Ali Yücel.

Aşık Veysel gibi halk ozanları dersler verdi halkın çocuklarına bu köy enstitülerinde. Yine Hasan Ali Yücel döneminde “Dünya Klasikleri” Türkçeye çevrildi. Bu listeyi uzatmak mümkün.

***

Yani Hasan Ali Yücel sadece Milli Eğitim Bakanı değildi. Halka hizmet eden biriydi. Kendi oğluna torpil yaptı demesinler diye oğlunu eleyen şahsiyetli kişiydi. Ülkeye ışık olan fakir köy çocuklarını halka hizmet edecek devlet adamı haline getiren köy enstitülerinin mimariydi. Dünya Klasikleri ile dünya edebiyatını tanınmasına ufuk açan adamdı. Ben hayatta en çok babamı sevdim diyen Can Yücel’in babasıydı. Ülkenin İstiklal ve istikbaline emek veren değerli bir ismi silmek çocukları tüm bunlardan uzak tutmak olmayacak mıdır?

Ahmet TORUN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status