28 Nisan 2016 Perşembe, 19:38
Tülay GAZALCI
Tülay GAZALCI tulay_gazalci@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

İş Yeri Zorbalığı (MOBBİNG)

İş Yeri Zorbalığı (MOBBİNG)

Her daim var olan, fakat son yıllarda, kişilerin çıkarsal beklentilerinin üst noktalara ulaşması nedeniyle, iş ortamlarında sıkça yaşanan büyük sorunlardan biridir MOBBİNG. Nedir peki MOBBİNG?   İş yaşamında maddi ve manevi zarara yol açan, duygusal taciz, psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, rahatsız etme veya sıkıntı vermektir.

Özel sektörde dâhil olmak üzere, yoğun olarak Eğitim ve Sağlık sektöründe uygulanmaktadır. MOBBİNG kişilerin mesleki bütünlük ve benlik duygusunu zedeleyen, İş ortamındaki diyaloğunu bozan, iş verimini düşüren, bedensel ve ruhsal rahatsızlıklara neden olan, hatta ve hatta ileri boyutta yapılan baskılar sonucunda kişilerin ev yaşantılarında sorun yaşayarak boşanmalarıyla sonuçlanan vahim durumlara neden olabilmektedir.

Peki, amaç nedir MOBBİNG’de? Özel sektörde, kişiyi istifaya zorlayarak ihbar ve kıdem tazminatı ödememek, ayrıca çalışanları baskı altında tutmak, izin kullanmalarını zorlaştırmak, fazla mesai ödemesi yapmamak gibi daha çok maddi yönler ile öne çıksa da yinene de kuruluşların kendi hiyerarşik yapısında bulunan yönetim kadrolarında yer koruma kaygılarından dolayı da mobbing uygulandığı görülmektedir.

Kamu sektörü olarak incelediğimiz zaman ise Eğitim ve Sağlık sektöründe ileri boyutlarda MOBBİNG yani yıldırma politikası uygulandığı görülmektedir. İş kurumlarında yıldırma sadece üstlerden astlara değil, astlar tarafından üstlere ve de aynı düzey çalışan personel arasında birbirine uygulanmaktadır.

Empati yoksunu, bencil, yıkıcı rekabetçi, özgüven ve özsaygı eksikliği olanlar, kişilik problemi olanlar, yargısız yansız ve yüksüz davranamayan kişiler tarafından, ortalamanın üzerinde çalışkan, iyi eğitim almış, sakin, kibar ve iş odaklı kişilere uygulanır. Çünkü bu kişiler düşünebilen, değerlendirebilen, hedeflerine ulaşabilen, rakip olarak algılanabilecek kişilerdir.

MOBBİNG maruzu kişiler MOBBİNG boyunca işyerlerinde yarı baygın ve dayak yemiş gibi baş ağrısı mide kasılmalarıyla çalışırlar. Artık tek başlarınadırlar ve kimse onları fark etmiyordur. Bu durumdaki kişilerin artık ne kendilerine ne de çalışma ortamlarına faydalı olmaları söz konusu değildir.

Özellikle Eğitim sektöründe son yıllarda gündem oluşturan, siyasi menfaat telaşı, kendinden olmayanı ezme, yok sayma hatta yok etmeye kadar gitmektedir.

Maalesef hem kamu hem de özel sektörde uygulanan MOBBİNG kişilerde öğrenilmiş çaresizliğe, kanıksama ve alışkanlığa hatta uygulayan ve maruz kalan tarafından ne olduğu bilinmeyen bir yaşam tarzına dönüşmeye başlamıştır

Anayasamızın 5-10-12-17. maddeleri 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi, Türk Ceza Kanununun 96-105-106-107-117-123-125-132-133-134. Maddeleri, 4857 sayılı iş kanununun 5-22-77. maddeleri kişilerin hak ve özgürlükleri ile çalışma hayatını düzenlenmiştir. Bunların dışında Psikolojik Tacizle Mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma Ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi Alo 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanmaktadır.

Bu kadar yasa yönetmelik ve desteğe rağmen hızla MOBBİNG uygulamalarına maruz kalan kişilerin izlemesi gereken yol;

Çalışma arkadaşları tarafından MOBBİNG yapılıyorsa, Çalıştığı kurum yetkilisi ile durumu paylaşması. Üst yönetiminden yapılıyorsa, sözlü olarak birebir diyalog denemesi ve haklarının neler olduğunu bildiğinin farkında olduğunu belirtmesi. Yaşadığı olayları, verilen anlamsız emirleri ve uyguları yazılı olarak kaydetmesi ve mobbing içeren emirleri yazılı olarak istemesi, aynı işi yapanlara da bu emirlerin verilip verilmediğinin sorulması. Bağlı olduğu sendika dernek yönetimine durumunu bildirmesi. Kanıt oluşturması bakımından gerekiyorsa tıbbi ve psikolojik yardım alması uygun olacaktır.

Günümüzde MOBBİNG konusunda yürütülen soruşturmalar, açılmış davalar  ve kazanılmış birçok dava mevcuttur. Mahkeme sürecinde MOBBİNG yapıldığının yüzde yüz ispatı istenmemekte olup beyan ve yaşanılan olaylar ile ilgili yazılı emirler ve şahitler, Özellikle usulsüz ve kişinin bilgi beceri ve yetkisini aşan iş emirleri, nakiller, atamalar uzun süreli vekâletler, sürekli görev değişimleri, aynı işi yapan personellerin çalışma düzenleri ile mobbing yaşayan personelin iş düzeni arasındaki gözle görünür farklar dava sürecinde önemli rol oynamaktadır.

Toplum olarak hepimizin ortak dileği bir kurtarıcının gelip bizleri yaşamakta olduğumuz kötü gidişattan kurtarması ve kötü olarak algıladığımız kişilere haddini bildirmesidir. Toplum olarak hepimiz bilmeliyiz ki yaşanılan bozuk düzende sessiz kaldığımız sürece hepimizin payı büyüktür. Asıl mucize fikirlerimizde taşıyıp korkularımızdan dolayı dışa vuramadığımız doğrularımızdır. Beklemekte olduğumuz kurtarıcı ise bu toplumda yaşamakta olan her bireyin ta kendisidir. Toplum olarak daha çağdaş ve başarılı günlere ulaşabilmek temennisi ile…

                                                                                                        Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status