KRİPTO FETÖCÜLER ve UYUYAN HÜCRELER

KRİPTO FETÖCÜLER ve UYUYAN HÜCRELER Rus Büyükelçisinin öldürülmesi gösteriyor ki devlet içinde uyuyan Fetö hücreleri hala çok fazla miktarda mevcut. 111 binin üzerinde kişinin kamudan atıldığı yada uzaklaştırıldığı bir süreçten sonra hala bir devlet çalışanı ile böylesi eylemler yapılabiliniyorsa sorulacak çok soru var demektir. Öncelikli olarak 15 Temmuz sonrası kamudan Fetö/PDY terör örgütünü temizleme yönteminin […]

KRİPTO FETÖCÜLER ve UYUYAN HÜCRELER

KRİPTO FETÖCÜLER ve UYUYAN HÜCRELER

Rus Büyükelçisinin öldürülmesi gösteriyor ki devlet içinde uyuyan Fetö hücreleri hala çok fazla miktarda mevcut. 111 binin üzerinde kişinin kamudan atıldığı yada uzaklaştırıldığı bir süreçten sonra hala bir devlet çalışanı ile böylesi eylemler yapılabiliniyorsa sorulacak çok soru var demektir.

Öncelikli olarak 15 Temmuz sonrası kamudan Fetö/PDY terör örgütünü temizleme yönteminin yanlış olduğunu aklı selim bir çok kişi gibi bu fakir de defalarca dile getirdi. Ama sürecin sıcaklığı ve heyecanı yüzünden devlet erkanı bu eleştirilere sürekli kulaklarını kapattılar.

Süreç “MASUMİYETİ İRDELEN(E)MEYEN” yöneticilerin iki dudakları arasında sınırsız yetki ve sonsuz sorumsuzluk üzerine kuruldu. Süreci sulandırmak için aslında bulunmaz fırsattı bu. “KRİPTO FETÖCÜ” yöneticiler efendilerinin direktifleri ile bu muazzam gücü de arkalarına alarak Fetö ile mücadele adı altında masum on binlerce insanı açığa aldılar ve ihraç ettiler. Hatta bunu öyle abarttılar ki bu işi şova dönüştürdüler. Bu ihraçlar üzerinden geçmişin intikam dosyaları tozlu raflardan indi, gelecek ve kariyer planlamaları yapıldı.

Fetö ile mücadelede nicelik olarak çok büyük yol alındı on binlerce insan ihraç edildi ama nitelik olarak hala yolun başında devlet. Çünkü süreci yöneten DEVLET değil YÖNETİCİLER. Zaten Fetö ile mücadelede bir standart yok. Herkes kendi türküsünü söylüyor. Ve “KRİPTO FETÖCÜ” yöneticiler sayesinde muazzam bir mağdur kitlesi var. Bir o kadar da üstü örtülmüş üzerine gidilmeyen süreci sıcacık ofislerinde izleyen “UYUYAN HÜCRE”ler…

Hükümetin bu saate kadar yaptığı hatayı görüp yanlışı düzeltmek adına bir şey yapmadığı bir gerçek. Ama son saldırı gösteriyor ki bir şeyler yanlış gidiyor…

Öncelikli olarak bugüne kadar karar verici durumdaki ne kadar kişi varsa tek tek incelenmeli. “KRİPTO FETÖCÜ” olup olmadığı, süreci nasıl yönettiği derinlemesine irdelenmeli. Yoksa bu yöneticilerin koruduğu “uyuyan hücrelerin” devlete ne zaman ve ne kadar zarar vereceğini kestirmek imkansız gibi gözüküyor.

Peki “KRİPTO FETÖCÜ” bir Yönetici nasıl anlaşılır:

1- Öncelikli olarak özellikle 17/25 Aralık sonrası kimlerle hangi tarafta olduğu ve kimlerle çalıştığı iyi araştırılmalı.

2- Yöneticiliği zamanında beraber çalıştığı ve 15 Temmuz sürecinden sonra İhraç ettiği kişilerin varlığı sorgulanmalı. Yani bu kişileri niye 17/25 Aralıktan sonra hala görevde tuttuğu üzerinden Fetö//PDY terör örgütüyle olan ilişkisi incelenmeli.

3- 15 Temmuz gecesi “KRİPTO FETÖCÜ” yöneticiler için bir kırılma anıdır. Cumhurbaşkanının “halka sokağa çıkın” çağrısı öncesi nerede ve hangi pozisyonda olduğu ve sosyal medya üzeride ki paylaşımları irdelenmeli. Nitekim bu çağrı artık devletin hala eğemen olduğunun bir ispatıdır. Bu çağrı öncesi bir çok “KRİPTO FETÖCÜ” Yönetici hem devletin hem de darbecilerin kulağına hoş gelen “yuvarlak”, “ortaya” tabirlerini karşılayacak sosyal medya paylaşımları yapmış olabilirler. Bunlara iyi bakılmalı.

4- “KRİPTO FETÖCÜ” bir Yönetici mağdur sayısını artırarak süreci sulandırmak adına birimlerinde bulunan kişileri bu yapı ile ilişkilendirirken devletin ona verdiği ve daha rahat kararlar almasını sağlayan bazı KHK kurallarını kullanarak delil, ispat gibi hukukun var olduğu günden beri olmazsa olmazı olan objeleri bir kenara bırakarak “kendi görüşlerini”, “değerlendirmelerini” ve “masumiyeti araştırılmayan soysal çevreyi” kullanmaktan geri durmayacaklardır. Burada şunu unutmamak lazım “KRİPTO FETÖCÜ” bir Yönetici sonuca gitmeyi değil süreci sulandırmayı ve hem efendilerinin emirlerini yerine getirmeyi hem de kendi makam ve unvanlarını korumayı hedeflerler.

Aslında bu maddeler daha da çoğaltılabilir. Fakat çevrenizde bu şekilde davranan birileri var ise bu kadar kanıt bile size yeterli ışığı yakacaktır.

Sonuç olarak hata fanilere özgüdür, hatadan dönmek ise büyük bir erdemdir.15 Temmuz süreci sonrası Devletin “MASUMİYETİ İRDELEN(E)MEYEN” yöneticilerin iki dudakları arasında sınırsız yetki ve sonsuz sorumsuzluk üzerine kurulu temizleme süreci son suikasttan sonra sorgulanmalı ve hata en kısa sürede telafi edilmedir.

Saygılarımla…

Yusuf G.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

8 yorum

  1. Nediye bilirim ki size kaleminize yüreğinize sağlık iş başı yapalım ilk işim sizi ziyaret edip size sizi yansıtan sizin gibi altın bir kalem almak olacak.

  2. Ahh şu KHK’daki “FETÖ ile üyeliği, … DE-ĞER-LEN-Dİ-Rİ-LEN” kelimesi yok mu!!! Tek bir kelime binlerce (120 bin) kişiyi yaktı…

  3. aynen yazdıklarınız yüzde yüz doğru..ama eksik..kimi yerlerde de pkk lı teröristlerle kol kola, pkk lı teröristleri korumak için pkk ile alakası olmayan masumları pkk lı diye ihraç ederek hem gerçek pkk lı teöristleri koruyor hemde ihraçlar üzerinden devlet karşıtı pozisyona itmeye çalışıyorlar…özelliklede sağlık bakanlığı taşra teşkilatlrında..

  4. çok güzel bir konuya değinmişsiniz.Uyuyan hücreler. belki bir çok arkadaşın dikkatini çekmiştir idarecilerden ihraç yok denilecek kadar az acaba neden? ihraç edilen meslektaşların bir çoğu eminimki safhane duygularla bu hainlerin ricasını kırmayarak sendikaya üye olan kişilerden oluşuyor.Hala safhane duygularla bu hainlere inanan, koruyan varsa Allah hesap sorar. bu hainler darbe yapmasaydı şu an biz ihraç olmayacak ve görevimizin başında olacaktık. Bu hain yapı para ve kendi çıkarları dışında hiçbir şey düşünmüyor. Hak ve hukuku tanımadığını 17/25 aralık ve 15 Temmuz gecesi gördük ve şahit olduk. Devletimizde hak hukuk tanımayan kirli yapının kripto yöneticileri yüzünden gerçeği görmelerine engel olarak mağduriyetlerin oluşmasına,masumların hak ve hukukunun rafa kaldırılmasına seyirci kalmaktadır. Akıl hastenesinde akıl hastalarına rapor veren prf dr eve geldiğinde eşi sitemli şekilde bey bey sana deli diyorlar duydun mu? der. prf dr hiç istifini bozmadan onların ne dediği değil benim ne söyelediğim önem arz eder demiş. aynen bizler ne kadar masum olduğumuzu söylesekte yetkiler mağduriyetler var demedikçe bizim sözlerimizi kimse duymayacak. SAYIN EDİTÖR VE DEĞERLİ DEVLET BÜYÜKLERİNE SESİMİZİ DUYURUN

  5. en bariz örneği benim fetocu birileri adımı vermiş valilik tarafından açığa alındım. darbe gecesi ilk çıkanlardanım kaymakam bey dahil bir sürü şahitim var yine facebookumda darbenin ilk saati bulunduğum ilçenin halkını darbeye direnmeye davet eden paylaşımım var yine 2013 yılından beridir fetoyu eleştiren hatta hakaretler eden biriyim. koyu erdoğan hayranıyım sosyal medya hesaplarım incelense zaten belli olur. fetocularla yaptığım tartışmalar bile var sosyal medya hesaplarımda ama nafile. hiçbir kriterim yok ama vali açığa aldı kendimi ispat edecek yüzlerce delilim var ama nafile. valiyimi şikayet edeceğim hükümete (ettimde dosyamı bakanlık başbakanlık c.başkanlığına gönderdim ses seda yok 3 aydır açıkta bekliyorum)

    • sayın yönetici inanmıyorsanız size sosyal medya hesaplarımı göndereyim kendiniz bakın

      • Bizim inanıp inanmadığımızı nereden çıkardınız? Yollamayın lütfen, biz yargı organı ya da Valilik komisyon masası değiliz.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sosyal Medyada Biz
  • YORUM