18 Mayıs 2016 Çarşamba, 23:33
Arif Muzaffer KUL
Arif Muzaffer KUL arifmkul@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Öğretmenler İle Veliler Yer Değiştirdi

Öğretmenler İle Veliler Yer Değiştirdi

Evet, son dönemde okullarda ve sınıflarda bunları gözlemleyebiliyoruz. Velilerimiz çok bildikleri (!) için öğretmenlere kolaylık sağladıklarını düşünüyorlar. Bu düşüncelerini de öğretmenin işine karışarak sürekli eyleme döküyorlar.

“Hocam dün az ödev vermişsiniz”

“Hocam bu konuyu geçen hafta yapmadık mı?”

“Çocuğumun gelişimindeki eksiklikler tam giderilmemiş”

“Benim çocuğum başka sınıfta olsaydı…”

“Çocuğumun orada oturmasını istemiyorum şurada otursun”

“Sizin söylediğiniz sayfalar hoşumuza gitmedi, yapmadık”

“Diğer şubenin çocukları uçmuş hocam biz gerideyiz”

“Falancanın çocuğu neden ilerde?”

Duymadınız mı bunları öğretmen arkadaşım? Duymadıysan bile duyman yakındır. Sorular garibinize gitmesin. Öğretmen arkadaşlarımızın dertlerini paylaşırken verdikleri örnekler. Veli cümlelerinden sadece bir kısmını sizle paylaşıyorum. Gerçek veli cümleleri…

Peki, neden veliler sürekli öğretmenin yakasında? Ne oldu da veliler öğretmeni bu kadar rahatsız edebiliyor ve hesap sorabiliyor?

Son dönemlerde gelişen süreçle birlikte öğretmen idarecinin önüne, velinin önüne, okuldaki memurun, milli eğitimdeki memurların önüne, hatta ve hatta sendika tetikçilerinin önüne hedef tahtası olarak koyulmadı mı?

Ben birkaç gün önce yaşadığım olayı anlatayım. Okuluma gelen sağlık memuru “Hocam işiniz zor ama olsun tatiliniz çok!”  dedikten sonra ne anlatacaksınız memura? Anlattım ve anlattıktan sonra bana sarf ettiği cümleye de pişman oldu ancak iş işten geçti. Memur meğer tatillerde öğretmenlerin tam ek ders aldığını düşünüyormuş. Bu kadar evrak işi, koşturmaca vb durumu bilmiyormuş.-mış, -miş, -muş

Peki, farklı bir kurumdan memur bizim halimizi anlamıyor, veliler anlamıyor kim anlıyor bizim halimizden?

Evinizde dertleştiğiniz aileniz ve sizle aynı kaderi paylaşan meslektaşlarınız…

Eğitim Öğretim sene sonu yaklaşıyor veliler karneler, notlar derken öğretmenlerin tepesinde. Velilerin başımızın üstünde yeri vardır ancak tepemizden insinler. Herkes öğretmene akıl vermeye bayılıyor. Madem öyle çok biliyorsunuz (!) öğretmen ile yer değiştirin. Veli ders anlatsın öğretmen sınıfta veliyi izlesin ve veliye karışsın.

Öğretmenin halinden anlamak için empati lazım, empatiden sonra sempati gelir lakin öğretmene karşı direkt antipati ile yaklaşan bir toplum olduk.

Çocuk kavga etmiş. Suçlu; öğretmen!

Çocuğun notu düşük geldi. Suçlu; öğretmen!

Çocuk ödevini yapmadı. Suçlu; öğretmen!

Evet, öğretmenler olarak suçluyuz. Suçumuz kutsal bir meslek olan öğretmenlik görevini yerine getirmemiz. Bu noktaya kadar öğretmen aleyhine gelen etkenlere karşı mücadele etmememiz de en büyük suçumuzdur. Öğretmen hakkını savunmayan sadece siyaset şemsiyesi altında hizmet ettiğini sanan sendikacılar ise en büyük suç ortağıdır. Öğretmenin halinden anlamayan öğretmene evrakçı muamelesi yapan idareciler suçun paydası, öğretmeni savunmayan toplum ise payıdır.

Sonuç nedir?

Sonucu hepimiz biliyoruz, bundan sonraki sonuçların olumlu olması için mücadele etmemiz lazım. Mücadele edelim ki 19 Mayıs Ruhuna yakışır nesiller yetiştirelim. Gençler yetiştirelim…

1783 yılında başlayan Rus zulmü sonucu 18 Mayıs 1944’te sürgün edilen Kırım Tatarları kardeşlerimizi de unutmadık, unutmayacağız.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

 

Arif Muzaffer KUL
Öğretmen

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status