22 Nisan 2016 Cuma, 23:31
Tülay GAZALCI
Tülay GAZALCI tulay_gazalci@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Öğretmenlere Gelen Sigara Yasağı

Bu ülkede yaşayan herkes bilir ki, değişen bir Bakan ile öncesinde alınmış olan bütün kararlar, yapılması hedeflenen veya uygulamaya geçirilmiş olan bütün projeler de değişir, iptal edilir ya da yarıda bırakılır. Yarıda kalan projelerde yer alan onca emek, harcanan onca para, belkide elde edilecek olumlu sonuçlar çöp olmuştur artık. Her gelen bakan YENİ BİR TÜRKİYE kurma hedefiyle, bir önce var olan Türkiye’yi iptal eder ve kendince en doğru olduğunu kabul ettiği hedef ve projeleriyle koyulur yola.

Nedense ülkemizde en hızlı değişim gösteren, buna karşı bir türlü gelişim gösteremeyen, ülke açısından önemi itibariyle en kritik bakanlık olarak gördüğümüz MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIDIR. Yine bir değişiklik söz konusu olmuş ve  Sayın Hüseyin ÇELİK Bakan olarak atanmıştır. Her yeni gelen Bakanın yaptığı gibi Sayın Hüseyin ÇELİK’de ülke olarak alıştırıldığımız garabeti başladı sürdürmeye. Kendince doğru kabul ettiği fikirler, bir bir uygulamaya konuldu. Hedeflerinden biri de, sigara içen öğretmenler tarafından kullanılan sigara odalarının kaldırılmasıydı. Çelik ‘5727 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun‘un uygulanması konulu bir genelge yayınladı. Artık özel öğretim ve öğretim kurumları, yaygın eğitim dâhil olmak üzere ilk ve ortaöğretim kurumları, öğretmen evleri, uygulama otelleri ile merkez ve taşra teşkilat hizmet birimlerinde sigara içme yeri olarak ayrılan mekânlar kapatılarak, eğitim kurumlarının ihtiyacı olan diğer işler için tahsis edilecekti.

SİGARA ODALARI KAPATILDI

Bu karar sonrasında bahsi geçen kurumlardaki sigara içme mekânları diğer bir adıyla sigara odaları kapatıldı. Sigara içen eğitimcilerin soluğu okul önlerindeki kaldırım üzerinde almaları çok sürmedi. Bugüne kadar öğrencilerine sigaranın zararlarını anlatarak, bu kötü alışkanlıktan korumak isteyen eğitimcilerin öğrenci nezdinde ki durumu çokta hoş olmadı elbette. Tolum gözünde örnek kişiliğiyle görüntü veren öğretmenler, artık tam tersi örnek sergiler haldeyken  ‘sigara içme evladım çünkü şöyle zararlı, böyle zararlı‘ diyebilme hakkını da yitirmiş oldu. Öğretmenini sigara içerken gören öğrencinin evde sigara içip  ‘Biz bu hatayı yaptık ama sen yapma evladım ‘diyen etkisiz anne baba konumuyla bir oldu. Böylece yanlış olarak kabul edilen davranış evde anne –baba, okulda ise öğretmeni tarafından yapılarak çocuklara normalmiş, aslında çokta yanlış değilmiş algısı oluşturuldu.

Oysa ki Bakan Çelik, bu kararı alırken öğretmenlerden, öğrenci ve velilere sigaranın zararlarını anlatmalarını istemişti. Sayın Bakanın projesine koyduğu hedef güzel, fakat kullandığı yöntem yanlışlıklar içerdiği için sonuçlar maalesef ki topluma olumsuz yansıdı. Projeye 19 Mayıs 2008 tarihinde uygulamaya geçildi ve günümüze gelindiğinde çokta doğru noktalara varmadığı kesinleşti. Sigara kullanan öğretmenlerin okul önünde kaldırım üzerinde sigara içiyor olmalarından yola çıkan Bakanlık, 24 OCAK 2013 tarihinde göreve başlayan yeni Milli Eğitim bakanımız Sayın Nabi AVCI tarafından 15.01.2016 tarihinden itibaren okul önlerinde dâhil olmak üzere sigara içimini tamamen öğretmenlere yasakladı.

Bakanlık çözüm üretmek yerine, yasaklamayı tercih etmekte.  Bu nedenle bakanlığın yasakları ne toplumdaki sigara kullanımını azaltıyor, ne de öğretmenlerin bu konuda yaşamakta olduğu sıkıntıyı çözebiliyor. Sorunları yasaklarla bastırmak, sadece geçici süreli çözüm, aslında çözümsüzlüktür. Sigarayı içenler de dahil olmak üzere sigaranın zararlarını bilmeyen ve içilmemesi noktasında hemfikir olmayanımız yoktur. Sigara içenlere ‘İÇME’ denilmesi çözüm olmaktan ziyade çoğu zaman ters teperek, sigaraya olan bağlılığı arttırmakta, kişilerin bu konuda olumsuz yönde direnç göstermesine neden olmaktadır. Toplumu sigara içenler ve içmeyenler olarak ikiye ayırmak, bölünmüşlüğe sebep olmakta, kişilerin kendilerini ikinci sınıf vatandaş konumunda hissetmelerine sebebiyet vermektedir. Sigara içen öğretmenleri göz önünden kaldırmak yerine, psikolojik terapiler, sigara bırakma kliniklerinde ücretsiz tedaviler, ödüller ve kampanyalar düzenlenerek özendirme yoluna gidilmelidir.

Çocuk yaşta sigara kullanımı giderek artmakta, artık okullarda sigara kullanımı ile ilgili hiçbir yaptırım öğrenciler üzerinde etki etmemektedir. Özellikle lisede okuyan öğrencilerin sigaraya eğilimi her geçen gün artmakta ve okullarda yaşanan disiplin sorunlarının başında gelmektedir.  Ülkemizde sigara kullanımı; Erkeklerin  %62.8 ‘i, Kadınların  % 24.3’ü , 11 – 14  yaş  arası çocuklarda ise % 20’ lik oranlarla  karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzdeliklere bakıldığı zaman Dünyada ve ülkemizde  sigara kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiği görülmektedir. Eğitimin önce ailede sonrada okullarda desteklenerek devam ettirildiğinden yola çıkarak bir değerlendirme yapacak olursak,  ortaya çıkan tabloda bu iki eğitim ortamında da ters giden bir durum olduğu netlik kazanmaktadır. Yasaklarla, baskılarla, tehditlerle toplumdaki hiçbir sorunu çözemeyiz. Aksine bastırarak, ilerleyen süreçlerde daha tehlikeli boyutlarda ortaya çıkmasına neden oluruz. Artık günümüzde Eğitim kurumları aracılığıyla çözüm getirilemeyen sorunlar, başka hiçbir kurum tarafından kalıcı etkin çözüme kavuşturulamamaktadır. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı toplumun kilit noktasıdır. Alacağı kararlar, toplumda kalıcı hasarlara neden olabileceği gibi, büyük başarılara da neden olabilir. Toplum olarak, daha çağdaş ve başarılı günlere ulaşabilmek temennisiyle…

                                                                               Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

2 Yorum

  1. necibe

    23 Nisan 2016 at 08:06

    Ne yazık ki 🙁

  2. mustafa yahşi

    23 Nisan 2016 at 09:58

    Hocam ağzınıza sağlık. Daha iyi nasıl yazılırdı bu sorun bilmiyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status