03 Nisan 2016 Pazar, 17:01
Levent GÖZAÇAN
Levent GÖZAÇAN levent3352@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

Tarih boyunca her nesilde insanlar kainatın sonsuz sırlarını çözmek istediler. Bunun için birçok yol deneyerek bu sorulara cevap aradılar. Bu soruların hala nesilden nesile geçerek bugün de güncel olması henüz tatmin edici cevapların bulunamadığını gösterir. İnsanın hayatın gizemini kökenini hatta geleceğini ve kaderini kavraması ve yön verebilmesi için önce sorgulaması gerekir. İnsanın manevi hayatı arayışının temelindeki soru; hayatın amacı ve anlamının ne olduğudur. İçinde bulunduğumuz gerçeklik iki ana nitelikten oluşur. Alma arzusu ve verme ( iyilik yapma ) arzusu.

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

İnsan yaratılışından beri, çevresinde sükunet ve bütünlük hissi içinde yaşayabileceği bir yer edinmeye çalışır. Mutluluğu sürekli hissedebileceği, sonsuzluğun iyiliğini hissedebileceği bir yer… Bu insan için en mükemmel olduğu haldir ve insan bu durumu farkında olmadan arar durur. Aslında başlangıçtan beri hep bütünlüğe ve sonsuzluğa ulaşma, sükunet içinde yaşama arayışındayız. Yaptığımız her hata, yoldan çıktığımız her an bize acı ve ağır bir yük olarak geri gelir. Bildiğimiz ve yaşadığımız bu fiziksel dünyada gerçek ve kalıcı bir mutluluk yoktur. İnsan yüzyıllardan beri ne kadar zengin, ne kadar güçlü ve bilgili olsa da hiçbir zaman kendi arzuladığı seviyede kalıcı bir mutluluğu bulamamıştır. Bunca teknoloji ve bilimsel gelişmeye rağmen insanın kalıcı mutluluğu bulması imkansızdır. Çünkü insan arzuladığını elde eder etmez mutluluğu da çok kısa süre içinde biter ve ardından tatmin olmamış yeni bir alma arzusu peşinde koşar. Eğer insan bencilce sadece kendisi için isterse kendini bozuk ve baştan aşağı çıkar ilişkilerinin döndüğü bir ortam içinde bulur. İnsanın karşılıksız iyilik yaparak hissettettiği haz ise kalıcı ve gerçektir. Bu aynı zamanda sınırsız bir bilgi, sonsuz bir mevcudiyet duygusu, ben bilgisi, sonsuzluk hissini de kapsar.

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

Sahip Olma İsteğinin Kadere Etkisi

İnsanın irade özgürlüğü ve buradan hareketle geleceğinde yapabileceği olumlu değişikliklerin tohumlarını atabilmesi şu iki noktada belirgin olarak vardır. Niyetlerimizi; alma, sahip olma arzusundan verme arzusuna döndürebilmek. Bu irade özgürlüğümüz dışında hiçbir özürlüğümüz yoktur ve karşılaştığımız felaketler, acılar, keder ve üzüntüler biz niyetlerimizi almaktan-vermeye dönüştürmedikçe başımıza gelmeye devam eder. Bu da demektir ki başımıza gelenlerin % 95′ i bizim elimizde değildir. İnsan başına gelenlere kişisel karşılık vermesiyle kendi hayatını yürüttüğünü, yolunu ve hayat akışını tayin ettiğini zanneder. Oysa her şey sistem gereği yaşamak zorunda olduğumuz şeylerdir.

Levent Gözaçan

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status