26 Haziran 2016 Pazar, 10:01
Ahmet TORUN
Ahmet TORUN ahmettorun@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Sözleşmeli Öğretmen

Sözleşmeli Öğretmen

En son 2011 Haziran ayında sözleşmeli öğretmenlik kaldırılıp tüm sözleşmeli öğretmenler kadrolu öğretmen yapılmıştı.

Bunun yanı sıra üçte bir ücrete çalıştırılan ücretli  öğretmenler ve dağ başında uzak toprak yolardan ulaşım sağlanan merkeze uzak köylere vekil öğretmenler alınır. Bunun yanında uzman öğretmenlik diye bir durum var ki zamanında sınav yapıp uzman yapılan lakin alanında yetkinliği bırakın iki düz cümle kurmaktan aciz uzman öğretmenlik diye bir statü var. Yani öğretmenlik de çeşit çeşit  lakin yaptıkları yada yapmaları istenen aynı: Gelecek nesilleri kaliteli bireyler olarak yetiştirmek.

***

Sözleşmeli öğretmenlik atandığınız yere çakılı kalmak demek. Belki bir dağ köyüne yolları kapanınca altı ay sonra açılan bir tek odalı köye…

Sözleşmeli öğretmenlik  mesleğinizin  sözleşmenizin devamının amirinizin iki dudağı arasında olması demek. Modern kölelik bir anlamda.

Peki amir, müdür  hakkı ile mi gelmiştir?  Sizi değerlendiren hakkı ile gelmemişse birlerinin el vermesi yürü ya oğlum demesi ile gelmişse  neyi nasıl değerlendirecek. Öğretmenler arasında hemşericilik yapan, adam kayıran, aynı sendikadan olduğu için hocam namaz kılıyor yapmaz o arkadaş diyerek taciz dosyasını hiç açtırmayıp  adli vakaya gitmemesi için elinden geleni yapan idareciler varken adil bir değerlendirme söz konusu olamaz.

***

Bağdatlı ruhi terkib-i bendinde başından geçen ve dönemin zihniyeti haline gelmiş bir olayı betimler. Dönemin valisi camide gördüklerine ibadet eden Allah’ın kullarına altın saçmaktadır. Ruhi namaza durur fakat bir gurup caminin içinde oturup sohbet etmektedir. Yanlarına yaklaşınca zikir değil de dünya meşgalelerinden bahsettiklerini ve valinin gelip  altın dağıttığını anlatırlar Ruhi’ye. Gel sen de faydalan derler. Bunun  üzerine “kim sizden uzak ise o derece Allah’a yakındır.”der. Günümüzde makam için kapıdan ayrılmayan  insanlar varken bazı insanların kaderi hak ile  gelmeyenlerin, adil olmayanların iki dudağına hapsedilemez.

***

Batıda öğretmen fazlalığı varken bu işe de çözüm odaklı yaklaşmak gerekir. Öncelikle liseler zorunlu eğitimden çıkarılıp herkesin lise hatta üniversite okuması zorunluluğu gibi bir algı ortadan kaldırılmalı ve diplomalı işsizler ordusunun  önüne geçilmeli. Asker ve polis teşkilatında olduğu gibi herkes her bölgede belli yıllarla hizmet etmeli. Emekli yaşı gelen öğretmen emekli edilerek emekli öğretmen maaşları iyileştirilmeli. Doğu da ve yaşam standartları bakımından cezbedici olmayan yerlerde öğretmeni tutabilmek için  zorunlu çalışma alanlarına göre aylık ek para ödenmelidir.

***

Topluma yön vermesini beklediğimiz öğretmenlik mesleğini çeşitli isimler altında bölüp aynı işe çok farklı ücret vermek itibarsızlaştır.  Küçük yaşta emanet edip on iki yıl ailesinden çok öğretmenlerini  gören çocuklara  umutlu bir geleceğe hazırlamaları için mutsuz etmeyelim.  Öğretmenlik normal bir meslekten fazlası. Öğretmenler mutsuz.

Işığı solan bir lambadan  çevresini aydınlatmasını beklemek yanlış olur. Mutsuz öğretmenler mutsuz bireyler, mutsuz bireyler de mutsuz ve karanlık toplumlar inşa etmek anlamına gelir.

Ahmet TORUN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status