27 Nisan 2016 Çarşamba, 01:42
Ufuk ASKAR
Ufuk ASKAR ufuk_askar@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Ufacık Eller, Kargacık Burgacık Yazılar

Niçin el yazısı?

Uygulamaya konulduğu günden beri bu sorunun cevabını aradık; öğreten öğretmen, öğrenen öğrenci, öğretmeye çalışan çocuk, okuldaki kantinci, mahalledeki bakkal… Türkçe Öğretim Programımızda ilk okuma – yazma öğretiminde farklı bir yöntem olarak  Ses Temelli Cümle Yöntemi ile birlikte bitişik eğik yazının kullanılması ön görülmüştür. Peki bu yöntem niye gelmiştir?

Ülkemizde bu yıl uygulamaya konulan Türkçe Öğretim Programında ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil,  aynı zamanda düşünme, anlama, sıralama, sorgulama, sınıflama, ilişki kurma, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi zihinsel becerilerin de geliştirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu süreçte Türkçe’yi doğru, etkili ve güzel kullanma, iletişim kurma, problem çözme, karar verme, öğrenmeyi yaşam boyu sürdürme gibi becerilerin de geliştirilmesi beklenmektedir. Buradan hareketle, Türkçe Öğretim Programında ilköğretim birinci sınıftan itibaren etkili bir okuma-yazma öğretimini gerçekleştirmek; düşünen, anlayan, sorgulayan, öğrenmeyi öğrenen, bilgiyi kullanabilen ve sorun çözebilen bireylerin yetişmesi amaçlanmıştır (*)

Yeni programın amacı gerçekten çok güzel ancak uygulanabilirliği ve ülkemizde uygulanışı ilk günden beri fazlaca sorgulanmakta. Ses temelli cümle yöntemi mantıklı ancak el yazısı konusunda çok farklı görüşler var. İşin ilginç yanı bu farklılıkların ‘öğretmen-öğrenci-anne-baba’ ile uzmanlar arasında yani işin içinde olanlarla, iyi olacağına inananlar arasında olması.

UZMANLAR DİYOR Kİ; Araştırmalara göre bitişik eğik yazı, sürekli ve hızlı yazılmaktadır. Dik temel yazıda her harften sonra durulduğu için yazı yazma süreci sık sık kesilmekte ve yavaşlamaktadır. Bu durum düşünme sürecini de etkilemektedir. Oysa  bitişik eğik yazıdaki süreklilik ve hız, düşüncenin sürekliliği ve hızı ile  birleşmekte ve  birbirinin gelişimini desteklemektedir.

Buradan anlıyoruz ki biz mini mini çocuklardan kompleks bir davranış bekliyoruz. Hiçbir şey bilmeyen öğrenciye üst düzey becerilere hazırlık niteliğinde bile olsa; eğik, sürekli, bitişik, oval ve yumuşak hareketlerle yazı yazdırmaya çalışıyoruz. Evet evet, şu işlem öncesinde sadece bir özelliğe odaklanabilen çocuklara… İlkokula başlama yaşının küçültülmesi bu zulmü katlamıştır. Düz çizgi çizemeyen çocuğun oval, yumuşak hareketler yapması daha zordur. Ufacık elleriyle tek harekette ‘yuvarlayamıyoruz’ kelimesini yazmasını daha çok bekleriz. Analizin sentezin temeli olsun derken parmağı yetmeyen çocuğun başarma duygusunu da kırıyoruz.

İŞİN İÇERİSİNDEKİLER NE DİYOR?

Eğitimciler tarafından “İlkokullarda uygulanan el yazısı uygulaması kaldırılmalı mıdır?” sorusu, 1186 kişi tarafından oylandı. Ankete katılanların yüzde 86’sı el yazsının kaldırılmasını isterken, yüzde 14’ü uygulamanın devam etmesini istedi. Yine bir internet sitesi üzerinden yapılan ankette “İlkokulda el yazısı uygulamasını destekliyor musunuz?” sorusu 11 bin 921 kez oylanırken, ankete katılan okurların yüzde 23’ü “evet”, yüzde 77’si de “hayır” yanıtını vermişti. Görünen o ki; işin içinde olanlar el yazısından pek memnun değiller.

Biz el kasları çok iyi olan, elleri yorulmayan çocuklara göre bir yazı tarzını ilk etapta çocuklara dayatıyoruz. Hem de ses öğretimiyle birlikte öğretiyoruz. Denildiği gibi hızlı ve süreklilik göstermesi için iki sene hazırlık, üçüncü senede ses temelli cümle yöntemiyle Türkçe Öğretimi Programına geçmeliyiz. Aksi halde Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyoruz… Düşünme, anlama, sıralama, sorgulama, sınıflama, ilişki kurma, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi zihinsel becerilerin geliştirilmesini beklerken; yazdığını okuyamayan, ne yazacağını tarif edemeyen çocuklar yetiştiriyoruz. Dümdüz öğretmek varken, yuvarlamanın anlamı yok. Saygılarımla^.

Ufuk ASKAR
Öğretmen

 

* MEB Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisinden alıntıdır

Yorum

  1. Ömer çamlıbel

    27 Nisan 2016 at 18:59

    Ağzına sağlık hocam keşke biz öğretmenleri biraz dinleseler

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status