05 Mayıs 2016 Perşembe, 12:30
Arif Muzaffer KUL
Arif Muzaffer KUL arifmkul@ogretmenlericin.com Tüm Yazılar

Yetkiye Yürümek ile Gönüllere Yürümek Arasındaki Fark

Yetkiye Yürümek ile Gönüllere Yürümek Arasındaki Fark

Bir hafta sonra bu yıl için yetkili sendika belirleme çalışmaları sona ermiş olacak ve eğitim kolunda yetkili sendikanın kim olduğunu göreceğiz. Gerçi son verilere ve son dönemlere baktığımız zaman yetkili sendika yine Eğitim Bir-Sen olacak. Bu açık ve net.

Yetkili sendikanın Eğitim Bir-Sen olacağı neden açık ve net? 2015 yılı sendika üye sayılarına baktığımız zaman Eğitim Bir-Sen’in 340 bin üye sayısı, Türk Eğitim-Sen’in 220 bin üye sayısı bulunmakta. Bu iki sendikaya en yakın üye sayısına sahip sendikalardan Eğitim-Sen 127 bin üyeye sahipken, Eğitim-İş sendikasının 47 bin üyesi bulunmaktadır.

Eğitim Bir-Sen’in üye sayısının bu kadar hızlı artması çok konuşuldu ve tartışıldı. Meclise dahi taşındı. Eğitim Bir-Sen kendilerine yöneltilen “aday öğretmenlere sendika baskısı”, “Eğitim Bir-Sen’e üye olmazsan müdür olamazsın”, “Müdür yardımcılığını uzattırmak istiyorsan Eğitim Bir-Sen’e üye ol” gibi ifadeleri kabul etmediğini vurguluyor.

Burada yasal süreçten, mahkeme, soruşturma, şikâyet konularına resmi olarak girmeyeceğim. Olaya vicdani olarak öğretmen gözü ile bakacağım.

ADAY ÖĞRETMENİN SENDİKA KORKUSU

Ne kadar inkâr edilirse edilsin gerçek şu: “Aday Öğretmen Sendikadan Korkuyor!” Bu korkuyu inkâr edecek kişi ya da kurum yalan söylüyordur. Kırk güçlükle atanmış 20-21 yaşında gencimiz resmen sendika ablukasına alınıyor. Siz aday öğretmene sendika baskısından neyi anlıyorsunuz? Okul müdürü aday öğretmene sendika formu verip ‘Bunu da doldur hocam getir’ dediğinde aday öğretmen ne yapsın? Bundan büyük baskı, bundan büyük MOBBİNG suçu olur mu? Aday öğretmene görevlendirilen danışman öğretmenlerden tutun da, aday öğretmenlere yapılan sözlü mülakat komisyonlarına kadar mide bulandırıcı söylemleri herkes biliyor! İnsanları aptal yerine koyarak bunları inkâr etmenin anlamı yok. Sıkıntı şu yapılanları şikâyet edecek aday öğretmen yok!

OKUL MÜDÜRÜNÜN SENDİKA BASKISI

Öğretmenlerin çoğu Eğitim Bir-Sen’e okul müdürünün baskısından üye oluyor. Okul müdürü aba altından sopa gösteriyor. Öğretmen arkadaşım ders programı istediği gibi hazırlansın diye Eğitim Bir-Sen’e üye oluyor. Yeri geldiğinde okul müdürü beni idare etsin diye Eğitim Bir-Sen’e üye oluyor. MOBBİNG uygulandığını bile bile sırf ‘lanet olsun üye olayım da düşsün yakamdan’ diyerek Eğitim Bir-Sen’e üye oluyor. MEB Personelinin durumu maalesef bu şekilde.

KOLTUK SEVDASI

İnsanoğlunun karakterinde var sanırım koltuk merakı. Gerçi koltuk merakının karakter meselesi olduğunu düşünmüyorum, bu konuda düşündüğümü de burada yazmayayım…

Yıllarca bizlere büyüklerimiz bir insanı tanımak için onunla yolculuğa çık, alışveriş yap, yemek ye dediler. Ben bunlara bir madde daha ekliyorum. Bir insanı tanımak istiyorsan ‘koltuk’ teklif et. Müdürlük vaat et, müdür yardımcılığı vaadinde bulun. Tekliften sonra insanın içindeki karakterli insan (!) ortaya çıkar. Son yıllara baktığımız zaman ne kadar koltuk sevdalısı öğretmen varmış görmüş olduk.

SİYASİLERİN DAVRANIŞLARI

Devletin tepe noktalarında yer alan yetkililer Memur-Sen etkinliklerine katılıyor. Oralarda konuşmalar yapıyor. Bu anormal bir durum değil ancak Devlet yetkililerimizin diğer sendikaların etkinliklerine de katılması daha objektif olacaktır.

İşte bunlar belli başlı unsurlar. Bunları yapan herkes yetkiye yürür. Saha şartları, hava durumu buna müsait. Sizin sahaya sürdüğünüz kişilerin karakterleri de müsait olunca sendika yetkisini resmi olarak kazanırsınız. Resmi olarak diyorum bir de bu işin gönül işi var.

ÖĞRETMENE GÖNÜL VERENLER

Öğretmenin başı sıkışsa, zorda kalsa gideceği adres belli,
Öğretmen mevzuattan, yönetmelikten destek almak istese gideceği adres belli,
Öğretmen mağdur edildiğinde gideceği adres belli,
Öğretmen hak arama mücadelesine girdiğinde ona omuz verecek adres belli,
Sokakları savaş alanına çevirmeyenlerin, ülke bütünlüğü için mücadele edenlerin adresi belli,
Binlerce yıllık geleneklerimize, kültürümüze bağlı olanların adresi belli,
Genel başkanından tüm yetkililerine kadar 24 saat hizmet verenlerin adresi belli,
Baskıya, zulme boyun eğmeyenlerin hak yolundan gidenlerin yıllardır adresi belli,
Menfaat ve çıkar için değil, öğretmen için mücadele edenlerin adresi belli,
Onurlu ve dik durmanın ateşini söndürmeyenlerin adresi belli,
Alkışlanma, pohpohlanma derdi olmayanların adresi belli

Öğretmenlere gönül verenlerin sendikası, duruşundan taviz vermeyenlerin sendikasının adresi belli. Türk Eğitim-Sen!

Yetkili olabilirsiniz, kimlerin nasıl yetkili olduğunu herkes biliyor, önemli olan yetkinin yanında gönüllerde olmaktır. Gönüllerde olmak, gönüllerde yer almak zordur. Orada mülakat yok, orada koltuk derdi yok. Bu yüzden gönüllerde yer almayı herkes başaramaz. Bunu başaran sendika da Türk Eğitim-Sen

Taraflı yazı yazdığımı söyleyenler  eleştiride bulunacaklar. Ben alışkınım sizlerle mücadele etmeye. Tarafım; hakkın, doğrunun tarafındayım.

Arif Muzaffer KUL
Öğretmen

Yorum

  1. Şeyda bakır

    6 Mayıs 2016 at 20:28

    Gerçekler bu kadar mı güzel anlatılır bravo . Millet gözünü açsın ve bu haksızlıklar bitsin artık

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tüm Hakları Saklıdır, Aktif URL Şeklinde Kaynak Gösterilmeden İçeriklerin Alınması Yasaktır.

DMCA.com Protection Status