MEB'de Gariplik: 100 Bin İhtiyaç, 50 Bin Norm Fazlası, 80 Bin Ücretli Öğretmen!

Eğitim-Bir-Sen 2019 yılında Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK'a öğretmenlerin yaşadığı sorunları içeren "Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci, Tespitler ve Bir Model Önerisi" başlıklı bir rapor sunmuştu. Bu raporda yer alan ve MEB'in yıllardır bir türlü çözemediği önemli sorunları başlıklar halinde açıklamıştık. Ancak, gelinen noktada bu sorunlarda maalesef hiçbir iyileşme olmadığını görüyoruz. Biraz konuyu açalım.

MEB Haber 22.06.2020, 13:58
MEB'de Gariplik: 100 Bin İhtiyaç, 50 Bin Norm Fazlası, 80 Bin Ücretli Öğretmen!

Yenişafak Gazetesinden Ahmet Ünlü, bugünkü yazısında Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen atamalarındaki iller arası adaletsizlik konusunu ele aldı

Ünlü yazısında:

Öğretmen dağılımındaki aşırı dengesizlik niçin devam ediyor?

Sendikanın raporunda şu ifadelere yer verilmiştir; "Norm kadro verilerine göre en az 100 bin öğretmen ihtiyacının olduğu Milli Eğitim Sistemi'nde aynı anda 50 bine yakın norm fazlası öğretmen ve 80 binden fazla ücretli öğretmen görev yapmaktadır."


Benzer eleştirileri 2016 yılında biraz yüzeysel olarak görüyoruz. Ancak, 2017 yılı Sayıştay Raporu'nda norm fazlası öğretmenlere çok açık ve net bir şekilde yer verildiğini görüyoruz. Sayıştay Raporu'ndan çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; Ankara'nın Çankaya ilçesinin norm kadrosu 6.822 iken öğretmen mevcudu 8.105'tir. İlçe genelinde öğretmen ihtiyacı 325, öğretmen fazlası ise 1.608'dir. Sayıştay Raporu'nda ayrıca şu ifadelere yer verilmiştir; "Bakanlığın 'Resmi Eğitim Kurumlarında Görev Yapan Öğretmenlerin Mevcut İhtiyaç ve Norm Durumu'na ilişkin verileri incelendiğinde, il ve ilçeler bazında öğretmen ihtiyacı ile öğretmen fazlası sayılarının birçok bölgede yüksek olduğu görülmektedir. Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki ihtiyaç ve fazlaya ilişkin veriler aşağıdaki tabloda gösterilmiş olup, söz konusu illerde öğretmen ihtiyacı 107.109 iken, aynı zamanda 29.626 adet öğretmen fazlası bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise 153.640 adet öğretmene ihtiyaç varken, aynı zamanda 41.654 öğretmen norm fazlası durumundadır.

İhtiyaç duyulan sayının yüksekliği karşısında aynı zamanda ihtiyaç fazlası olması, kısmen öğretmenlere alanları dışında istekleri olmadan ders görevi verilememesinden kaynaklanıyor ise de bu dengesizliğin en önemli nedeninin sağlıklı bir planlama yapılmaması ve özellikle bazı merkezlerde çeşitli saiklerle ihtiyacın çok üzerinde öğretmen görevlendirilmesi olduğu açıktır. Örneğin Ankara'da norm kadro 53.036 iken mevcut öğretmen sayısı 53.606'dır. Bir başka deyişle mevcut öğretmen sayısı ihtiyaç duyulan sayının üzerindedir. Ancak buna rağmen 5.169 öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır."

Yine 2017 yılı Sayıştay Raporu'nda; "Öğretmen kaynağı ihtiyaç odaklı olarak dengeli şekilde değerlendirilmemekte; çok sayıda öğretmen atıl kalırken, birçok bölgede öğretmen ihtiyacı karşılanamamaktadır, dolayısıyla kaynak israfına sebebiyet verilmektedir. Bu durum, bütçeye de ilave maliyetler getirmektedir. Atıl durumda çok sayıda öğretmenin varlığına rağmen, ücretli ya da sözleşmeli öğretmen istihdamı yoluna gidilmektedir. Deneyimli kadrolu öğretmenlerle daha nitelikli bir eğitim verme fırsatı değerlendirilmemekte, kıt olan kaynakların yersiz kullanılması, eğitimin sorunları ile daha etkili mücadele etme ve kaliteyi üst seviyelere çıkarma potansiyelini de olumsuz etkilemektedir. Yetişmiş öğretmen kadrolarının ihtiyaç bulunmayan yerlerde görevlendirilmesi, öğretmen açığının bulunduğu yerlerde ya eğitim hizmetinin uygun nitelikte sunulamamasını ya da ücretli veya sözleşmeli öğretmen görevlendirmek suretiyle ilave bir maliyete katlanılmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Hem insan kaynakları hem de mali kaynaklar amacına uygun, verimli ve etkin şekilde değerlendirilememektedir" ifadesine yer verildiğini görüyoruz.

2018 yılı Sayıştay Raporu'nda ise, Öğretmen Görevlendirmelerinde Bölgesel Dengenin Sağlanmaması Nedeniyle Mevcut Kadroların Etkin Kullanılamaması ile ilgili olarak; Öğretmen görevlendirmelerinde bölgesel dengesizliklerin giderilerek mevcut kadroların etkin kullanılması amacıyla yapılan çalışmalardan henüz yeterli sonuç alınamadığı belirtilmiştir. Yani aynı hamam aynı tas.

Ne hikmetse kangren hale gelmiş bu soruna bir türlü çözüm bulunamıyor ya da popülist politikalardan vazgeçip öğrenci-öğretmen dengesi merkeze alınamadığı için çözüm bulunmak istenmiyor. Acı reçete içeren bu soruna çare bulmak için bedel ödenmesi ve birilerinin kötü adam olması gerekiyor.


Öğretmensiz kalan öğrencilerin hakkı nasıl ödenecek, vebalini kim üstlenecek?

Öğretmen dağılımındaki sorunların sürekli halının altına saklanması maalesef sorunu çözmediği gibi katlanarak büyütmektedir. Olan ise gariban öğrencilere olmaktadır. Kendimizce birilerini memnun ederek pratik çözümler getirdiğimizi zannedebiliriz. Ancak, yaptığımızın gözünü kapayarak her tarafın karanlık olduğunu zanneden kişiden farksız olduğunu bilmeliyiz.

Sendikanın bakanlığa sunmuş olduğu raporda bu konuyla ilgili şu ifadeleri görüyoruz; "Öğretmenlerin ülke genelinde bölgeler ve yerleşim yerleri arasındaki dengesiz dağılımının en önemli sonucu okulların öğretmensiz kalmasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı da sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenliği alternatif bir çözüm olarak uygulamaktadır. Ağırlıklı olarak dezavantajlı bölgelerde kadrolu veya sözleşmeli öğretmen yerine istihdam edilenlere kısaca ücretli öğretmen denilmektedir.

Ücretli öğretmenler maaş, özlük hakları ve profilleri itibari ile Türk Eğitim Sistemi'nin iç karartıcı boyutunu ortaya seriyor. Ücretli öğretmenlik her haliyle dünyanın pek çok yerinde uygulamaya konan neoliberal personel politikalarının en acımasız halidir. Ücretli öğretmenlerin iş güvencesi yoktur, girdikleri ders başına ücret almaktadırlar. Öğretmenlik mesleği ile ilgisi olmayan, formasyonu bulunmayan, özel uzmanlık gerektiren alanlarda bile açık öğretim mezunları ya da iki yıllık ön lisans mezunları ücretli öğretmen olarak görevlendirilmektedirler."

652 sayılı KHK'daki süreç niçin işletilmiyor?

Bir tarafta 50 bin civarında norm kadro fazlası öğretmen varken diğer tarafta da 80 bin ücretli öğretmen olması normal midir? Bu sorunu kim çözecek? Bu ülke bu kadar zengin mi? Daha bu sorunu ne kadar görmezden geleceğiz? Gözlerimizi kapayarak bu sorunu görmezden gelmek mümkün olmadığı gibi yüzbinlerce çocuğun hakkını ihlal ettiğimizi de bilmemiz gerekiyor.

Yıllar önce bu sorun görülerek 652 sayılı KHK'nın 37'nci maddesinde düzenleme yapılmıştı. Ancak, ne hikmetse bu düzenleme bir türlü hayata geçirilemedi. 652 sayılı KHK'nın 37'nci maddesinde; "Özüre dayalı yer değiştirme istekleri hizmet puanı sıralamasındaki yetersizlik sonucu yerine getirilemeyenlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72'nci maddesi kapsamına girenlerin hakları saklı kalmak kaydıyla, istekleri halinde istekte bulundukları yere atanmaya hak kazanıncaya kadar, aylıksız izin verilebilir. Bu şekilde aylıksız izin verilen öğretmenler, bağlı bulundukları il milli eğitim müdürlüklerine bu amaçla tahsis edilmiş bulunan boş öğretmen kadrolarına aylıksız izinli olmak şartıyla atanır. Bunların atandıkları bu kadrolar aylıksız izin süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, aylıksız izne ayrılan öğretmenler, üçüncü yıl sonuna kadar istedikleri yere atamalarının yapılamaması halinde durumlarına uygun boş öğretmen kadrolarına öncelikle atanırlar" hükmüne yer verilmiştir.

Bu düzenleme hala yerinde duruyor ama maalesef uygulanmıyor. Bir tarafta binlerce öğretmen norm kadro fazlası olarak dururken başka yerlerde ücretli öğretmenlerle çocukların eğitim alması sağlanmaya çalışılıyor. Sayıştay da her yıl denetim yaptığını zannetmeye devam etsin.

Sonuç olarak herkesin ittifakla bildiği ve çözülmesini istediği bir sorun çözülemiyorsa demek ki ortada ciddi bir sorun var demektir. Dönemin Bakanı Ömer Dinçer bu sorunu çözmek için uzun bir süre direndi ancak başarılı olamadı ve yine idare-i maslahatçılar kazandı. Dolayısıyla eğitimle hiç alakası olmayan sıradan insanların dahi bilebileceği bu tür bir sorunun niçin çözülmediğinin de üzerinde durulması gerekiyor. Acaba bilmediğimiz derin bir sorun mu var, yoksa birileri şirinlik uğruna geleceğimiz olan yavrularımıza zarar mı veriyor? Unutmayalım ki insan kaynakları uygulamasında yapılan tek bir istisna dahi koca bir sistemi berbat eder.

YENİŞAFAK

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 05 Temmuz 2020
İmsak 04:19
Güneş 05:49
Öğle 13:50
İkindi 17:59
Akşam 21:40
Yatsı 23:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Malatyaspor 30 29
15. Çaykur Rizespor 29 29
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Bursaspor 32 55
3. Adana Demirspor 31 54
4. Erzurum BB 31 53
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 32 47
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 32 42
13. Crystal Palace 33 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Granada 33 46
10. Valencia 33 46
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24