Başbakan Binali Yıldırım; 33 bin kamu personeli göreve iade edildi

Başbakan Binali Yıldırım 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda yaşanan soruşturmalarda ihraçlar, açığa almalar ve göreve iadeler olduğunu, şu ana kadarda 33 bin çalışanın tekrar göreve iade edildiğini belirtti.

Başbakan Binali Yıldırım; 33 bin kamu personeli göreve iade edildi

Başbakan Binali Yıldırım; 33 bin kamu personeli göreve iade edildi

Başbakanlık binasında Başbakan Binali Yıldırım ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Başbakan Yıldırım gazetecilerden gelen soruları da yanıtlarken, Angela Merkel tarafından kamuda yaşanan ihraçların kendisine sorulduğunu da ifade etti.

MERKEL İHRAÇ EDİLENLERİN DURUMUNU SORDU

Angela Merkel’in FETÖ ile ilgili yaşanan yargılamalarla Kanun Hükmünde Kararnamelerle ihraç edilenlerin durumu hakkında görüşlerini Başbakan Binali Yıldırım’a ilettiği belirtilirken Başbakan Türkiye Almanya gibi bir hukuk devletidir dedi.

Binali Yıldırım, Angela Merkel
Başbakan Binali Yıldırım, Almanya Başbakanı Angela Merkel

YARGILAMALARDA SON DURUM

Almanya’da Başbakanlık binasında yapılan görüşme sonrasında iki Başbakan düzenlenen ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimi sonrasındaki memuriyetten çıkartılma ve darbecilerin yargılanması konusundaki düşüncelerini Angele Merkel’in kendileri ile paylaştığını belirten Başbakan Yıldırım darbeyle birinci derecede bağlantılı olanların yargılamalarının büyük oranda tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.

33 BİN KİŞİ GÖREVE İADE EDİLDİ

Yapılan, inceleme ve soruşturma sonrasında kişilerin darbe ile doğrudan ilişiği olmamasının tespit edilmesi durumunda bu kişilerin görevlerine iade edildiğini açıklayan Başbakan Binali Yıldırım, şu ana kadar 33 bin civarında kamu çalışanının göreve iade edildiğini belirtti. Diğer kişilerin durumlarının da incelenmeye devam ettiğini belirten Başbakan Yıldırım, göreve iade için başvurusu reddedilenler için de hukuk yolu açılmış olacak dedi.

Başbakan Binali Yıldırım tarafından yapılan 33 bin göreve iade açıklama video;

Sosyal Medyada Paylaşın:

6 yorum

  1. SAYIN BAŞBAKANIM ATAMIŞ OLDUĞUNUZ BÜROKRASİNİN KALİTESİNİ BİRDE ŞAHSIMA YAPTIKLARINDAN TANIYIN SAYGILARIMLA
    20.07.2016 açığa alındım.16.08.2016 EMEKLİ OLMAMA KARŞILIK AÇIĞA ALINMAM KALDIRILIP GÖREVE İADE EDİLECEĞİM BAKAN BEY BEKLİYOR ÇABUK OLMAN GEREK TELEFON TALİMATI SSAT 15.41 (HTS kayıtları mevcut)İLE EMEKLİ DİLEKÇEM İSTENDİ/ BİLDİRİLDİ. ….YAPILAN ŞANTAJA KARŞILIK (İFTİRA KORKUSUNDAN) MECBURİ OLARAK 16.08.2016 SAAT 18.00 EMEKLİ DİLEKÇEMİ ALDILAR AYNI GÜN SAAT 19.00 göreve iade edildim AYNI GÜN EMEKLİLİĞİM ONAYLANDI SAAT 19.15 FAKAT GÖREVE BAŞLATILMADIM…05.08.2016 GÜNÜ kendim hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum… (20 AYDA 9 SAVCI DEĞİŞTİ)TEMİZ KAĞIDI aldım….savcılık kuruma kişi temiz çıktı ..hangi bilgi belgeye göre açığa aldınız.emekli ettiniz ..iade ettiniz diye yazı yazdı 2 tane tekit yazdı 11 ay geçti kurum cevap vermedi vermiyor….. EVRAK BİLGİ YOKKİ NE GÖNDERSİN)…EY VİCDAN SAHİBİ YETKİLİLER BUNU KRİPTO FETÖ UŞAKLARI YAPIYOR BÜROKRASİ DEKİ KRİPTO FETÖ CÜLERİ GÖRÜN …atamış olduğunuz BÜROKRASİNİN KIYIMINI GÖRÜN DUYUN GEREĞİNİ YAPIN ARTIK…..TÜM BU BELGELER ŞAHSIMDA MEVCUT….SAYGILARIMLA

  2. 17 aralığa kadar ak parti, 15 temmuza kadar da şu anda ihraç olanlar bu yapıya inandı, 15 Temmuzdan sonra delillere rağmen samimi ifade vermeyenler ise hala bu yapıyı kolluyor demektir. Peki niye sadece 17 aralık kriter alınıyor? Olay, tamamen zamanlama hatası mı?

    -Terör örgütüne üyelik suçunun ilk terör suçundan (15 temmuz) geriye yürütülmesi,
    -Gelmişine, geçmişine, önünden geçmişine hesabının sorulması,
    -Şüpheden sanıkların değil savcılığın yararlanması,
    -Önce ihraç yapılıp sonra yargılamanın yapılması,
    -Dünyada 21. yüzyılda buna benzer hiçbir kapsam genişletmenin olmaması,
    -Legal-illegal ayrımı gözetilmemesi (pkk yüzünden 6 milyon hdp’liyi tutuklayıp 7-8 yıl yatırmak gibi birşey)
    -Affa ve merhamete dair onca ayet ve hadis dururken “Acırsanız acınacak hale gelirsiniz” gibi bir nereden çıktığı belirsiz bir sözle acımasızlığın yıllarca meşrulaştırılması, en küçük yolu kesişen insanın acımadan hayatının kaydırılması, en büyük desteği veren partililer ve belediyelere af ve müsamaha gösterilmesi,

    Özetle Fetönün şeytanlığını, Allahsızlığını, hainliğini tartışmıyoruz. Bylock’u olup hala ifade vermeyenlerin Fetöcü olduğunu da tartışmıyoruz. Ama belli bir kesim 17 aralıkta ne yapsa öfke küpü olmuş hükümete yanaşamadı, bu fetönün yapışkan elinden de kendisini kurtaramadı. Bu kesim fetö adına suç işlemedi, dini duygularla sohbete geldi gitti. Belki üç beş kuruş sadaka niyetli birşeyler verdi. Ama 15 temmuzdan sonra yakalanınca bildiklerini anlattı, devlete yardımcı oldu, hayatını ömür boyu riske attı.

    Fetöyle mücadelenin fiili, somut suç işleyenlere, üst tabakalara, soru çalana, alana, kumpas kurana, darbeye girişene, ve 15 temmuzdan sonra bylocku olduğu halde devlete yardımcı olmayanlara, hala çözülmeyenlere yapılması lazım.

    İtirafçıları Fetö kamuoyunda karalıyor. Halbuki Fetönün çözülmesinde, canını umursamayan, bu güne kadar çeşitli sebeplerden ülkesine sadakatini gösterme fırsatı bulamamış bu insanların ifadeleri etkili oldu. Bu tuzağa fetöcülerin “yalancı itirafçı” algısına hükümet de inandı. Doğru, belki her iki itirafçıdan biri yalancıdır. Ama emniyet gecikmeli de olsa bunları teyit edip, kim yalancı, kim dürüst ayırt edebilecek kapasiteye sahip.

    Bu dünyayı geçtim. 30-40 yaşındayız, kısmetse 15-20 sene belki en geç 30-40 sene sonra ölüp gideceğiz. Önemli olan hepimizin tek tek ahirette vereceği ifade.

    Masum insanların sesini duyun. Kendi oğlunuzu, partinizi, kardeşinizi yargıladığınız gibi yargılayın. En ufak bir suç bulursanız, hesap sorun. Ama arada kalmaktan başka suçu olmayanları artık ayırın şu işin içinden.

    Arada nice temiz, iyi niyetli, ülkesine çok hizmeti dokunabilecek insan var. Ülke olarak bunca ateş çemberinden geçerken, leblebi gibi insan harcamayalım. Bir yerlerde değerlendirelim. Bir sürçmekle atın ayağı kesilmez. Hz. Ömer, ridde savaşına katılanları bile yeri geldi, affetti.Onları çeşitli alanlarda kullandı.

    Merhamet derken, adaleti devre dışı bırakan bir merhamet değil, adalete göre merhamet diyorum. MEsela yemeği başkası yedi, hesabını ödemedi, sen onunla selamlaştı diye bir başkasının yakasına yapışmış dövüyorsun.

    Telefon dolandırıcılığına adam ömrünün birikimini kaptırıyor. Fetö de aynen öyle rüyalarla, vaazlarla, okullarla türkiyenin yarısını kandırdı. Telefonla para kaptıranları dolandırıcı diye tutukluyor musun? Diniyle aldanmak, bundan da mı zor?

    Hangi Ak partili içinden gele gele atılan veya gözaltına alınan herkesin, tamamının birden yok edilmesini, aileleriyle birlikte 100 binlerce kişinin zenci muamelesine tabi tutulmasını onaylıyor? Bu iş cumhurbaşkanında bitiyor. Aynı çuvala hem yılanları attınız, hem de kuzuları. Şimdi ayıklamaya çalışıyorsunuz.

    Bir zamanlar Fetö de aynı ayrım gözetmemeyi ve toptancı acımasızlığı Ergenekon davasında gösteriyordu. Pişman olmadı mı hükümet şimdi o dönemden? O halde niye pişman olacak şey yapılıyor tekrar?

    Dışta yeterince düşmanla uğraşıyoruz. Bir de bu kadar fazla sayıda düşman üretmesek? Bazı Fetöcüleri tutuklattıran veya işten attıran kriterlerle 6 milyon HDP’linin tamamının tutuklanıp içeri atılması gerekir.

    Etkin pişmanlıkta bulunup bu pişmanlıkta samimi olduğu anlaşılan, geçmişte suça bulaşmamış, cemaat zannederek sohbetlere gelip gitmek dışında herhangi bir suçtan ceza almayan kişilerin göreve dönmesi gerekir. Fitneden fesattan hainlikten uzak durmak için elinden geleni yaptığı halde sorgusuz sualsiz bir garibanın mazlumun ahı arşı titretmesin. Bir Filistinliye, bir Suriyeliye, bir Myanmarlıya gösterdiğiniz şefkat kadarı fazlasıyla yetecektir.

  3. Sayın Başbakan, darbe ile doğrudan ilişiği olmamasının tespit edilmesi durumunda bu kişilerin görevlerine iade edildiğini ifade ediyorsunuz. ancak, darbe ile gerçekten hiç bir bağlantısı olmayan, haberi bile olmayan ama 19 aydır ihraç ettiğiniz benim gibi kişileri ne zaman iade edeceksiniz. unutmayın ki; Müslüman özü ile sözü bir olandı. adınıza 4 sayfalık yazdığım mektuba da hala bir cevap gelmedi.

  4. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.Hukuk devletinde siyasi kararlar her zaman yargının denetimine bugün olmazsa da yarın tabidir. Bugün hukuku hiçe sayanlar; terörle, teröristle; suçla, suçluyla ömrünce aynı köprüden dahi geçmemiş, incinir diye kelebeğe dahi üflememiş on binlerce insanı hukuksuz bir takım kriterlerle itham ederek, suç oluşturmak hukuksuzluğun ta kendisidir. Anayasa ve yasaların belirtilen tarihlerde suç saymadığı ve hak olarak gördüğü bir fiili( sendika vb.gibi) suç kapsamına nasıl alırsınız? Neredesiniz hukukçularımız, sosyal bilimcilerimiz, insan hakları savunucularımız?.. Bugün hukuk adına söz almayacak, risk üstlenmeyecek iseniz ne zaman üstleneceksiniz.

  5. Yüzbin küsur ihraçtan darbeyle doğrudan ilişkisi olan kaç tane memur var acaba? Şimdi bu sözün yerine getirilmesini beklemek mi ayıp olan? Bu ülkeye ihanet eden, canice insanları öldüren, yakıp yıkan hain darbecileri Allah kahreylesin. Ama bu işlere zerre destek vermemiş, ülkesini seven masun memurları artık daha fazla mağdur edip hayatlarını zehir etmeyin.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM