Haksızlığa uğrayanlar OHAL komisyonu tarafından göreve iade bekliyor

Geçtiğimiz günlerde OHAL işlemleri inceleme komisyonu ile ilgili yazdığı yazıdan sonra çok sayıda mesaj aldığını belirten Milliyet Gazetesi yazarı Gökçer Tahincioğlu son köşe yazısında da OHAL inceleme komisyonuna yer verdi.

Haksızlığa uğrayanlar OHAL komisyonu tarafından göreve iade bekliyor

Haksızlığa uğrayanlar OHAL komisyonu tarafından göreve iade bekliyor

Milliyet Gazetesi yazarı Gökçer Tahincioğlu OHAL işlemleri inceleme komisyonu merkezli son yazdığı yazıda mağdur durumda olduğunu belirten kişilerden aldığı mesajları paylaştı. Yazar Tahincioğlu darbe girişiminde en önemli noktalarda olanların zaten kaçıp gittiğini belirtirken mağdur duruma düşen ve OHAL inceleme komisyonundan hakkının iade edilmesini bekleyenlerin listesinin çok uzun olduğuna dikkat çekti.

Çaresizlik ve OHAL Komisyonu

Dosyalara notlar konuluyor.

Yaşamı boyunca darbenin, çetelerin, suçun yanından geçmemiş insanların yaşamı ya bir itirafçı ifadesiyle ya kaynağı belirsiz bir notla karartılıyor.

Yasal bir basın açıklamasına katıldığı için, bildiriye imza attığı için.

Meclis kürsüsünden açıklıyor HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş; “Benim kardeşim, öz kardeşim, profesör ve doktor, nefrolog, ihraç edildi üçüncü kararnamede ve dosyasına bizzat Ak Partililerin eliyle ulaştım, yanında tek bir not var: ‘HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın kardeşi.”

Adaletsizliği ortadan kaldırmak için risk almak esasken, dillerde övünçle söylenen, “acırsan acınacak hale düşersin” önermesi.

***

OHAL Komisyonu’nun nasıl da, “çalışmadığını” anlatan, bu köşedeki yazıdan sonra gelen, “çaresizlik” maillerinin büyük bölümü; “intihardan başka çarem kalmadı” diye bitiyor.

Meriç’te çocukların bedenlerinin yattığı, intihar edenlerin sayısının karıştırıldığı bir iklimde, kayıtsız kalınamaz feryatlar:

– KHK ile ihraç edilen profesör H.A. emniyetten, MİT’ten hakkında gelen, “ilgisi yoktur” yazılarını, sendika üyeliği, banka kaydı, ByLock kaydı olmadığı yazılarını, savcılığın, “takipsizlik” kararını aktarıyor. 15 Temmuz’a kadar cemaat üniversitesinde çalışan ihraç komisyonu başkanının önerisiyle ihraç edilmesinin garipliğine şaşıyor hala.

– 2015’te ihbar sonucu açığa alınan, sonrasında ihraç edilen S.Ü., savcılığın takipsizlik kararından sonra hâlâ iadesini beklediğini, çocuğunun eğitimine ara verdiğini aktarıyor.

– Bir emniyet mensubu, “Takipsizlik aldığımı, 2018 Şubat ayında adliyeye gidip hakkımda herhangi bir dava var mı diye sorduğumda öğrendim. İhraç edilmeden 2 ay önce emniyet tarafından FETÖ iltisakımın bulunmadığı raporu verildiğini, buna rağmen ihraç edildiğimi öğrendim. 17 aydır bekliyorum” diye aktarıyor derdini.

– Sosyalist olduğu için ihraç edildiğini söyleyen bir öğretmen ise bildiriye imza attığı için ihraç edilen bir profesörün nasıl davet aldığı İtalya’ya gidemediğini, açığa alınıp göreve iade edilen meslektaşlarının nasıl sınırdan, “sakıncalı” diye çevrildiğini aktarıyor belgeleriyle.

– C.Y. adlı memur ise, “Açığa alındım. Soruşturma sonunda ‘göreve iade’ yazım yazıldı. Atanmayı beklerken ihraç edildim. Hiçbir adli süreç işletilmedi hakkımda. Bank Asya’nın kurtarılması talimatı verildiğinde ben daha önce konut kredisi çektiğim bu bankayı mahkemeye verdim. İntihardan başka yolum kalmadı” diyor.

– “TSK’da anne, baba, eş veya kardeşin darbe girişimi ile ilgili adli/idari süreç geçirmesi ihraç gerekçesi sayıldı. Ağabeyim tutuklu. O bir suç islediyse benim, eşimin, çocuklarımın ne suçu var?” diye soruyor A.A.

***

Liste çok uzun.

İhraç edilenler, bakanlık değil valilik kararıyla açığa alınanlar, iş kurması, işe girmesi, yurtdışında çalışması engellenenler, pasaport hakkı tanınmayanlar.

Darbeyi yapanlar, 15 Temmuz’dan önce sivil hayata darbe yapan yargıçlar, polisler, bu yapının emir-komutası altındaki kamu görevlileri neredeyse tamamen belirlendi.

En önemli isimler darbe girişiminden önce kaçıp gitti.

Haksızlığa uğradığını söyleyenler affedilmeyi değil, hızlı bir biçimde, kime ait olduğu belirsiz kanaatlerin yerini evrensel hukuk kurallarının almasını istiyor.

Köşe yazısı: http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/gokcer-tahincioglu/caresizlik-ve-ohal-komisyonu-2667694/

Sosyal Medyada Paylaşın:

21 yorum

  1. Yorum yazan veya bu haberleri takip eden arkadaşlar; demokratik gücünüzü kullanın. Mağdur olan kim varsa eşini dostunu yanına alsın ve bize zulüm edenlere karşı sandıkta hesaplaşalım.

    • Pardon? akraba,eş, dost kaldı mı? Sizde kaldıysa helal onlara. Ayrıca kimse için uğraşacak hissiyatta değilim. Herkesin aklı fikri yerinde maşallah. Az kullansınlar.

  2. Adil olmayandan adalet beklemek boşuna. Valla bizleri vatandaşlıktan çıkarın da sizde kurtulun bizde kurtulalım.

  3. “Ohal komisyonu” bence bir kıyamet alametidir. vicdanlar tusunamiye
    Uğramış. İnsanlık iflasın eşiğine gelmiş ve dua okuyacak veya duası kabul edilecek tek bir müslüman kalmamıştır.iftracilar gününü gün ediyor.mazlumlar ise mağdur…..

  4. Bazı haklar vardır kolay kolay helal edilmez…neden ihraç edildigimi bilmiyorum.komisyon geçen yıl Mayıs’ta kuruldu bir yıl oldu ortada karar yok.yuzbinlerce insan sıra bekliyor.gec gelen adalet zulümdür. Komisyon bir yılda ihraclarin yüzde 2sine baktiysa madalyayı haketti.

  5. Hükümet sadece seçim öncesi hızlı bir şekilde bu komisyondaki mağdurları görevine iade etse,mafya babaları ve terör sevicilerini değil affetmek yanlarından bile geçmesine gerek kalmaz…

  6. SU KÖPRÜYÜ BÖLMEDEN
    “Yaşamı boyunca darbenin, çetelerin, suçun yanından geçmemiş insanların yaşamı ya bir itirafçı ifadesiyle ya kaynağı belirsiz bir notla karartılıyor.” Gökçer
    Tahincioğlu’nun yazısı enfes. En güzel cümlelerden birisi de yukarıdaki alıntı. Benim hayatım iki kişinin ifadesi (iftirası) ile karartıldı. Elbet bir gün görevime döneceğim, buna hiç kuşkum yok. Ancak su köprüyü böldükten, hane harap olduktan sonra neye yarar?

  7. Bir de şöyle bir durum var ihraç olan bir doktor özelde çalışabiliyorken hatta zorunlu hizmetini tamamlamayanlar için ayrı bir yazı çıkarılıp özelde çalışabilir hale getirilmişlerken, gariban öğretmene özelde çalışma imkanı verilmiyor. Biri bunu bana izah edebilir mi? Sebep? Yoksa bu temizleme işi sesini çıkaramayacak olan garibanlara mı yönelik? Sayın köşe yazarı bunu da sorabilir mi acaba? Öğretmenlerin ayrı bir suçu mu var ortada? En azından hakkında hiç bir işlem yapılmamış bir öğretmen neden özelde çalışamasın?

    • çok doğru belirtmişsiniz. Ama malesef siyasi bir gücün yoksa ya da şöyle diyelim: SENDİKA SENİN HAKKINI ARAMIYORSA siyaseten bir HİÇİZ….

  8. Hakkı savunan kim varsa birlik olması gerekirken ve tam tersi hak ettiler, iyi oldu, beter olsun derken haksızlık yapanlardan bu işi düzeltmesini beklemek kusura bakmayın çok safça oluyor. Dünyanın son zamanlarında müslümanlar kalmayacak derken bu durumdan bahsediliyor olsa gerek. Kimileri müslümanlıktan çıkıyor kimilerine de soykırım uygulanıyor.

  9. meslek ihraci insanlar in fiili suclari varsa ihrac olmayi hak ettiler eger hicbir fiili sucu olmayip serefli onurlu gururlu calisiyorsa devlet islerini vazifelerini laikiyla yerine getirmelerine ragmen ihrac edilen memurlarin haklari bu dunyada iade olmali insallah bu haklarin iadesi ahirete kalmaz.

  10. daha cok iade beklerler iki yil oldu oyalaniyoruz benim umudum kalmadi bence herkes gecimini baska yollarla saglasin hayatta herkes hata yapar ama insana bi sans daha verilmeli cunku merhamet etmeyene merhamet olmaz

    • Kimseden şans istemiyorum hakkımı istiyorum sadece. Nedense sadece gariban memurlar “sözde” hata yaptı diye gösteriliyor. Malum parti milletvekileri veya ailelerinden veya yakınlarından bu hatayı yapan hiç çıkmamış.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM