DOLAR 5,7164
EURO 6,3148
ALTIN 275,4
BIST 100.339
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk; Okul liderliğine orkestra şefliği olarak bakıyoruz

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Başkent Öğretmenevinde düzenlenen “Eğitim ve Okul Liderliği Çalıştayı”nda kamu ve özel sektörde görev yapan okul yöneticileri ile eğitim bilimci akademisyenlerle buluştu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk; Okul liderliğine orkestra şefliği olarak bakıyoruz
03.10.2018
A+
A-

Milli Eğitim Bakanı Selçuk; Okul liderliğine orkestra şefliği olarak bakıyoruz

Başkent Öğretmenevinde “Eğitim ve Okul Liderliği Çalıştayı” düzenlendi. Çalıştaya özel ve kamu sektöründen birçok kurumdan yönetici ile birlikte akademisyenlerde katıldı. Çalıştayda açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk önemli hususlara değindi.

“İDARE” DEĞİL “YÖNETİŞİM”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk okul yöneticilerinin “idare” değil “yönetişim” yapması gerektiğine dikkat çekti ve lider algısının önemine işaret etti. Bakan Selçuk’un açıklamalarından bir bölüm;

Okul liderliğine, okulun orkestra şefliği olarak bakıyoruz.  Dünya çapında isim yapmış orkestra şeflerine bakın, bunların hepsinin ortak özelliği ‘kontrol’ kelimesinde yatıyor. Çok büyük ustalar orkestrayı yönetirken elinde batonu bile tutmazlar; yani kontrol etmezler. Hatta öyle bir Alman şef var. Kollarını kavuşturuyor ve sadece mimikleri ile orkestrayı yönetiyor. Bunu babaannem de yapardı. Sadece mimikleriyle evdeki bütün harekâtı yönetirdi. Yani sağ kaşını kaldırırsa, çık dışarı demekti. Parmağını kaldırırsa, kolonya getir demekti. Bunun gibi 10-12 tane hareketi vardı ve hiç birimiz hizmet içi eğitim almadan bunu öğrenmiştik. Bununla anlatmak istediğim şey şu, eğer kontrol temelli bir durum varsa orada idarecilik vardır. Yöneticilik yoktur. Eğer yöneticilik bir şekilde bizi sürecin içinden çıkarmıyorsa, dışarıdan bakma fırsatı vermiyorsa gerçekten yöneticilik değildir. Dışarı çıktığımızda zaten lider olmuşuzdur. Yöneticiliği de aşmışızdır. Bizim beklentimiz okulun içini bir hayat sahnesine dönüştürmek. Eğer biz okulu yaşayan bir yere dönüştürürsek ve çocukların sanki bir pazarın ortasındaymış gibi, sanki bir lunaparktaymış gibi, sanki sokakta oynuyormuş gibi, sanki arkadaşlarıyla bir kar öbeğinin üstünde kayıyormuş gibi hissettirirsek okul canlanır.

Ziya Selçuk

Bakan Ziya Selçuk

ÇOCUK SINIFIN DIŞINDA NE YAPIYOR?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okul denildiğinde ilk olarak derslerin akla geldiğini ifade ederken okulun bir hayat sahnesi olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Ders dışındaki saatlerin hayati önem taşıdığının altını çizen Bakan Selçuk “Bir ortaöğretim kademesindeki okulda seçmeli derslerle beraber yaklaşık 15 ders var. Bu durumda yapılan şey; Bir çocuk nasıl felç edilir, hobilerinden nasıl uzaklaştırılır?  Bir çocuk nasıl sosyalleştirilmez?  Bütün bunları düşündüğümüzde biz neye izin veriyoruz? Yüzeysel olarak daha çok ders olmasına izin veriyoruz.  Bunun önüne geçmemiz lazım. Gerçekten nesilleri kaybediyoruz.” açıklamasında bulundu. Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Bizim bu anlamda sınıfın içinde ne yapıldığına olan dikkatimizi azaltmamızda yarar var. Bu çocuğun sınıfın dışında ne yaptığına daha çok odaklanmak zorundayız. Öğretmenin de sınıfın dışında daha çok ne yaptığına odaklanmalıyız.” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.