DOLAR 5,8055
EURO 6,4577
ALTIN 278,1
BIST 97.886
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir? Yönetici atamaları nasıl olacak?

Milli Eğitim Bakanlığında yönetici atama sistemi değişiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan icraat programı kapsamında MEB bünyesinde profesyonel eğitim yöneticiliği hayata geçirilecek.

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir? Yönetici atamaları nasıl olacak?
04.08.2018
A+
A-

Profesyonel eğitim yöneticiliği nedir? Yönetici atamaları nasıl olacak? MEB’in hedefi olan profesyonel eğitim yöneticiliği detayları kısa süre içerisinde netleşecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 3 Ağustos 2018 tarihinde yaptığı açıklamalarda her bakanlığı ilgilendiren icraat programlarını açıklamıştı. MEB eylem planı içerisinde en dikkat çeken hususlardan birisi de profesyonel eğitim yöneticiliği oldu. Milli Eğitim Bakanlığının 100 gün içerisinde gerçekleştirmesini planladığı profesyonel eğitim yöneticiliği nedir, yöneticileri, eğitim çalışanlarını bu düzenlemelerle birlikte neler beklemektedir? Site mevzuat danışmanı Arif Muzaffer Kul’un değerlendirmesi.

OKUL YÖNETİCİLERİ ÖĞRETMEN OLMAMALI

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in hayata geçirmek istediği projelerden birisi de kafasındaki MEB yönetici atama sistemiydi. Bakan Ömer Dinçer okul müdürlerinin ve müdür yardımcılarının öğretmenler arasından değil kamu yönetimi, iktisat, işletme gibi bölüm mezunlarından atanmasını istemiş ve bunu bürokratları ile paylaşmıştı. Ancak Ömer Dinçer bunu hayata geçirmek için MEB koltuğunda uzun süre kalamadı.

milli eğitim eski bakanı ömer dinçer

Ömer Dinçer

EĞİTİM BİR-SEN’İN OKUL YÖNETİCİLİĞİ TALEBİ

Uzun süredir yetkili sendika unvanına sahip olan Eğitim Bir-Sen her fırsatta okul yöneticilerinin ikinci görev kapsamında olmaması gerektiğini savunmakta olup yöneticiliğin birinci görev statüsüne getirilmesini istemektedir. Milli Eğitim Bakanlarına da bu konuda hazırlanan raporlar sunulmaktadır. “Profesyonel Okul Yöneticiliği” kapsamında sendikanın genel merkez yöneticileri ile şube başkanları sık sık görüş bildirmekte ve MEB’den bunun hayata geçirilmesini istemektedir. Eğitim Bir-Sen tarafından 2 Kasım 2017’de ‘Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi‘ raporu açıklandı. Bu raporda eğitim yöneticiliği için meslek tanımı yapılması istenmiştir. Yani okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı ayrı bir meslek olarak görülecek.

Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi raporu

Eğitim Bir-Sen raporu

Sendikanın raporu ile ilgili açıklama yapan Genel Başkan Ali Yalçın okul yöneticiliğinin ayrı bir meslek olarak görülmesini isteyerek açıklamasında aşağıdaki ifadelere yer vermişti;

“Eğitim sistemini düzenleyen yasal metinlerde değişikliğe gidilerek eğitim yöneticiliği ayrı bir meslek haline getirilmelidir. Türkiye kamu yönetiminde, yöneticilik genel olarak bir uzmanlık alanı ve meslek olarak görülmemektedir. Bu anlayış, devletin diğer alanlarına da hâkimidir. Eğitim yöneticiliği, dünya genelinde bir meslek iken, Türkiye’nin eğitim sisteminde, herhangi bir yöneticilik eğitimi almamış, asıl mesleği öğretmenlik olanların ‘ikinci görev’ olarak yürüttükleri bir işten ibarettir. Bu durum, kimi zaman başarılı bir öğretmenin kaybedilmesine, başarısız bir yöneticinin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Eğitim kurumu yöneticiliği ‘ikinci görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılmalıdır. Eğitim yöneticiliğine en iyiler yönlendirilmeli, mesleğin statüsü, ücret ve diğer boyutlarıyla cazip hale getirilerek özendirilmeli, görev, yetki ve sorumluluk dengesi sağlanmalıdır. Eğitimde, yönetimin bilim, yöneticiliğin de profesyonel bir meslek olarak kabul edilmemesi hâlinde, yöneticilerin yönetsel etkililiği azalacağı gibi yönetici başarısı da rastlantısal hâle gelecektir.”

YUSUF TEKİN’İN GÜNDEMİNDE YER ALMAYI SÜRDÜRDÜ

2013 yılında MEB Müsteşarı olan Yusuf Tekin geçtiğimiz günlerde görevinin sona ermesi ile birlikte eğitim çalışanlarına veda etmişti. Dönemin Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk sendika yöneticileri ile birlikte 11 Kasım 2014 tarihinde yönetici atamalarında yaşanan torpil ve kayırmacılıkla ilgili Milli Eğitim Bakanı Müsteşarı Yusuf Tekin ile görüşmüş o görüşme ile ilgili İsmail Koncuk şu açıklamaları yapmıştı;

“Yönetici atamada yaşanan torpil ve rezaleti de konuştuk. Müsteşar Yusuf Tekinyöneticilerin genel idare hizmetleri sınıfında değerlendirilmesi için çalışma yapacaklarını, görüşlerimize başvurulacağını, yani yöneticiliğin 2. görev kapsamından, asıl görev kapsamına alınacağını bunun sınavla yapılacağını söyledi. Ben mülakatın tamamen kaldırılması gerektiğini, sağlam bir yönetici sistemi getirmeden MEB’in bir yere varamayacağını ifade ederek, yöneticiliğin 2. görev kapsamından çıkarılması çalışmasına destek vereceğimizi söyledim. Mağdur edilenlere de bu hak verilmelidir, dedim.”

Bu görüşmede Türk Eğitim-Sen yöneticileri ile birlikte MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, MEB Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu da yer almıştı.

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin

Yusuf Tekin

Müsteşar Yusuf Tekin 2014 yılında yaptığı bu açıklamadan 2018 yılına kadar bunu gerçekleştiremedi ancak sürekli bunun gerçekleşmesini istediği belliydi. Çünkü Yusuf Tekin 19.06.2018 tarihinde Tokat 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda düzenlenen okul idarecilerinin katıldığı toplantıda okul yöneticiliği ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. MEB bürokratlarının da yer aldığı toplantıda Yusuf Tekin toplantıya katılanlara şu soruyu sordu; “Siz yönetici misiniz?” Salondan “evet yöneticiyiz” cevaplarına Müsteşar Yusuf Tekin “Hayır, siz hepiniz öğretmensiniz” cevabı vererek yöneticiliğin ikinci görev olduğuna asıl görevlerinin öğretmen olduğuna vurgu yapmıştı.

OKUL YÖNETİCİLİĞİ İÇİN EĞİTİM

Müsteşar Yusuf Tekin açıklamasında “Okul Yöneticiliği Lisans Programı” hususuna değinmiş, MEB’in üzerinde çalıştığı konulardan birisinin de bu olduğunu belirtmişti. Yusuf Tekin açıklamasında şu örneği vermişti; “Nasıl Sınıf Öğretmenliği için 4 yıl üniversite bitirilip öğretmen olunuyorsa okul yöneticiliği içinde 4 yıl eğitim alan yönetici olabilecek”. Burada Müsteşar Yusuf Tekin profesyonel okul yöneticiliği için lisans programından bahsetmişti.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK’A İLETİLDİ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un göreve başlamasının ardından Bakanı ilk ziyaret eden sendika Eğitim Bir-Sen olmuştu. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın Bakan Ziya Selçuk’a “Eğitim ve Eğitim Çalışanlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri” raporu sunmuş ve rapor hakkında açıklamalarda bulunmuştu.

eğitim çalışanları sorunları ve çözüm önerileri

Eğitim Bir-Sen raporu

Eğitim Bir-Sen raporunda “Eğitim kurumları yöneticiliği ikincil bir görev olarak ele alınmamalı; eğitim yöneticileri işveren muamelesi görmemeli” ifadeleri yer almıştı. Eğitim Bir-Sen ikincil görev kapsamında yürütülen eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesini, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak “ikincil görev” ve “görevlendirme” kapsamından çıkartılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği haline dönüştürülmesini Bakan Ziya Selçuk’tan istedi.

Eğitim Bir-Sen’den Ziya Selçuk’a ziyaret

Eğitim Bir-Sen raporundan bir kısım; “Eğitim kurumu yöneticiliği ikinci görev kapsamından çıkarılarak, bu görevler için kadro öngörülmesi, eğitim kurumlarının yöneticilerinin; eğitim yöneticiliğinde geçirilen süreler diğer yöneticilik görevlerine atanmada dikkate alınabilmelidir.”

MEB 100 GÜNLÜK EYLEM PLANI

Cumhurbaşkanının açıkladığı 100 günlük icraat programında Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan şu açıklamayı yapmıştı; “Eğitim yöneticiliğinde profesyonel sisteme geçiyoruz” İlgili açıklama video;

EĞİTİM BİR-SEN PROFESYONEL YÖNETİCİLİKTEN MEMNUN

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Eğitim-Bir-Sen’e 04.08.2018 tarihinde iade-i ziyarette bulundu. Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Ali Yalçın ve sendika yöneticileri ile görüşen Milli Eğitim Bakanı eğitim paydaşlarından birisi olan sendikalardan gelen görüşlere önem verdiğini açıklamış.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Ali Yalçın

Bakan Ziya Selçuk’tan Eğitim Bir-Sen’e ziyaret

Görüşmede EBS Genel Başkanı Ali Yalçın; “Açıklanan 100 günlük eylem planı içerisinde sendikalarının önerilerinden olan ‘Eğitim yöneticiliğinin meslek olarak’ görülecek olması doğru bir adımdır” dedi. Burada Eğitim Bir-Sen profesyonel eğitim yöneticiliği gelişmesinden memnun olduğu görülmektedir.

MEVCUT YÖNETİCİLERİN SENDİKAL DAĞILIMI

Eğitim Bir-Sen mevcut tüm yöneticilerin profesyonel olarak görev yapmasını istiyor ancak diğer sendikalar buna temkinli yaklaşıyor. Çünkü hali hazırdaki yöneticilerin sendikal dağılımlarına bakıldığında Eğitim Bir-Sen üyesi olan yönetici sayısı ağırlıklı olarak dikkat çekmektedir.

2018-2019 eğitim öğretim yılı başında verilere göre yöneticilerin sendikal dağılımları;

  • Eğitim Bir Sen üyesi yönetici sayısı 54.579
  • Türk Eğitim Sen üyesi yönetici sayısı 8.729
  • Eğitim-Sen üyesi yönetici sayısı 2.667
  • Eğitim-İş üyesi yönetici sayısı 950

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Size öncelikle geçmişten itibaren bir gelişim süreci sunmaya çalıştım. Özetlersem;

  • Ömer Dinçer kamu yönetimi, işletme, iktisat mezunlarının yönetici olmasını istiyordu,
  • Yusuf Tekin eğitim yöneticiliği konusunda lisans eğitimini hayata geçirmek istiyordu,
  • Eğitim Bir-Sen eğitim yöneticiliğini ayrı bir meslek olmasını savunuyordu.
MEB kariyer basamakları düzenlemesi

MEB kariyer basamakları

Ömer Dinçer ve Yusuf Tekin tarafından belirtilen öneriler kısa vadede hayata geçirilemez durumdadır. Ancak Eğitim Bir-Sen’in önerisi olan hususlar hayata geçirilebilir durumdadır. Büyük bir ihtimal Milli Eğitim Bakanlığı eğitim yöneticiliğini ayrı bir meslek haline getirecek olup mevcut olan tüm okul müdürleri ve müdür yardımcıları “profesyonel yönetici” unvanına sahip olacaklar. Bu yöneticiler artık öğretmen olarak görev yapmayacaklar. İşleri sadece yöneticilik olacak. A okulunda görev yapan bir okul müdürü görev süresi dolduğunda B okuluna geçecek, orada görev süresi dolunca C okuluna geçecek. Yöneticiler aynı öğretmenlerde olduğu gibi il içi hatta ve hatta iller arası yer değiştirme isteyebilecekler. Yani yöneticilik unvanları yer değiştirmelerde üzerilerinden alınmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı kariyer basamakları içerisinde yöneticilik daha cazip hale getirilmeye çalışılacak. Yöneticilik mesleğin statüsünün, maaş, ücret ve diğer boyutlarıyla cazip hale getirilmesi yapılabilir. Kısaca okul yöneticileri MEB şube müdürleri gibi ayrı bir unvanda olacak, öğretmenlikten ayrı tutulacak. Ayrıca yöneticiler için bölgelerde çalışma şartı da getirilebilir. Örneğin görev yerleri 5 bölgeye ayrılarak her yöneticinin bu 5 bölgede çalışma zorunluluğu da olabilir. Bu ayrıntıların hepsi önümüzdeki günlerde netleşecek.

Arif Muzaffer KUL

[haber id=”32871″]
[haber id=”32794″]
[haber id=”32866″]

YORUMLAR
  1. Mustafa dedi ki:

    Eğitimi eğitimcilere bıraksanız inanın daha iyi olacak.

  2. cengiz sarı dedi ki:

    öncelikle bütün idarecilerin görevine son verin sınav yapın öyle alın sonra bunlardan bahsedersiniz . haktan hukuktan bahsedip kul hakkı yiyen guruh

  3. Tugba dedi ki:

    Kesinlikle..ben daha onceki kurumumumda mudur yardimcisiydim.lakin esimin tayini balikesire 19 mayista cikti.bende es durumuna kalmayayim deyip iller arasindan katsstan balikesire tayin istedim.birakin mudur yardimciligimin elimden gitmesini bu yilki idare sinavlarina giremedim bile.beni cezali gosterdiler.halbuki ben hatayliyim ne isim var balikesirde.esimin tayini once cikti.eylule kalmayayim diye erken ustek yaptım.suc mu isledim.inanmadi balıkesir il milli egitimdekiler.hakkimi helal etmiyorum.sube mudurlugu sinavina girdim bende.80 aldim.insallah ek alim yaparlarsa şansımız olacak.dedigim gibi bizim yoneticiligimiz elimizden gitmesi degil cezali olmak cok yanlisti.simdi bu is yazili sinavla olsun.benim burda kimsem yok ranidigim.adil bir sinavla tekrar yonetime gelecegime inaniyorum.lutfen bilgi konussun.torpil degil.sayin bakan egitim kokenlu.bunu cok iyi anlayacaktir.

  4. Ali dedi ki:

    Eğitimde yõneticilik eğitim bir senlilerin tekelinden kurtarïlmalïdïr

  5. Ahmet dedi ki:

    Boyle bir hatayi asla yapmayin hatta il ilce ve bakanlik yoneticileri bile ogretmenler arasindan yapilnalidir tabiki bir yillik degil en az 15 yillik ogretmenlerden secilmelidir bu is egitim isi tebesir tozu yutmamis kimseden okul il ilce meb bakanlik yoneticisi secilmez asla asla boyle bir hata yapmayin

  6. Nedim dedi ki:

    Sendikasına göre profesyonellik olmaz. Sendikal torpil ile atananlar iki satır resmi yazıyı yazamıyor, resmiyette ve genel idarede öğretmenler başarısız ve ilgisiz yada eğitim işlerinden ve yükten dolayı beceremiyorler bürokrasiyi. Öğretmen sınıfta öğretmendir…

  7. Murat gulec dedi ki:

    Şu anda görev yapan tüm idarecilerimiz yüksek liyakat ile göreve geldikleri için mi ölene kadar idareci kalacaklar. Yandaş olmanın bu kadarina pes delirtiyorsunuz. Sayın Selçuk’un nezaketen yapmış olduğu ziyareti doğru yorumlamak gerekir. Mulakat siz bir sınavla tüm idarecilerimızı tekrar atayalım. Kendine güvenen girsin kazansın. Ölene kadar ben öğretmen kalayım. Saygılarımla.