Ziya Selçuk’tan yönetici atama açıklaması; bir okul müdürü kadar okuldur

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk okul müdürlüğü ve yöneticiliği hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu.

Ziya Selçuk’tan yönetici atama açıklaması; bir okul müdürü kadar okuldur

Ziya Selçuk’tan yönetici atama açıklaması; bir okul müdürü kadar okuldur

Kabenin anahtarını gayrı müslüme veren medeniyet kenar mahalledeki okul yöneticiliğini layıkına veremiyor.” açıklaması Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan geldi. Bakan Selçuk katıldığı programda yaptığı açıklamalarda “Bir okul; müdürü kadar okuldur.” dedi.

BAKAN SELÇUK’TAN KABE ÖRNEĞİ

Katıldığı programda liyakat ve ehliyet konularına değinen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk okul yöneticilerinin liyakate dayalı olarak atanması ile ilgili Kabe örneğini verdi. Bakan Ziya Selçuk açıklamasında “Kabenin anahtarını gayrı müslüme veren medeniyet kenar mahalledeki okul yöneticiliğini layıkına veremiyor” dedi.

Bakan Ziya Selçuk'tan Kabe'nin anahtarı örneği
Bakan Ziya Selçuk

BAKAN SELÇUK; MAHVOLURSUNUZ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un verdiği örneğe göre iş ehline verilmelidir. Bakan Selçuk konuşmasında;

“Eğer bizim arkadaş, bizim tanıdık, bizim aşiretten, akraba, bizim takımdan, ekipten diye birilerini yönetici yaparsanız inanın iki dünyada mahvolursunuz. Niye biliyor musunuz? Bu bir emanettir de ondan. En kıymetlisinin anahtarını Kabe’nin anahtarını bir sahabeye değilde gayri müslim bir aileye veriyor. Bütün sahabeler bekliyor; Kabe’yi aldık, anahtarı hangi sahabe alacak, hangi kabile alacak. Hiçbirine Kabe’nin anahtarını vermiyor, gayri müslime veriyor. Çünkü işin ehli onlarEn kıymetlisinin anahtarını gayri müslime verebilen bir medeniyet kenar mahalledeki okulun anahtarını işin ehline veremiyor. O hale geldik…

açıklamasında bulundu. Salonda bulunan öğretmenler ve katılımcılardan büyük alkış aldı. Bakan Ziya Selçuk’un konuşmasının videosu;

KABE’NİN ANAHTARININ GAYRİ MÜSLİME VERİLMESİ

Peki Bakan Selçuk’un örnek verdiği Kabe’nin anahtarının gayri müslüme verilmesi olayı nedir? ogretmenlericin.com olarak bu olayı paylaşalım. Kuran’ı Kerim’de Nisa Sûresi 58. ayette şöyle denmektedir;

“Muhakkak ki Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah bu emriyle size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür.”

Kabe’nin anahtarı olayı;

Mekke döneminde Allah Resûlü (asm) bir grup sahabeyle birlikte Kâbe’ye girmek istemiş, o günlerde Kâbe’nin anahtarları elinde olan kayyım Osman bin Talha müşrik olduğu için oldukça kaba ve sert bir davranışla Kâbe’ye girmelerini engellemişti. Bunun üzerine Allah Resûlü (asm), “Ey Osman!” dedi. “Öyle bir gün gelir ki Kâbe’nin anahtarları elime geçer, istediğim yere koyar, istediğim kişiye veririm.” dediğinde, Osman bin Talha: “Bu Kureyş’in bitişi, değerden düşüşü demektir” demişti. Allah Resûlü (asm) de: “Hayır, tam tersi o gün Kureyş ayakta kalacak ve değeri daha da artacaktır.” demişti. Gün geldi Mekke fethedildi. Kâbe’nin tasarrufu tamamen Resûlullah’ın (asm) eline geçti. Kâbe’nin anahtarlarını istediği kişiye verebilecek konumdaydı. Ama o ne intikam duyguları içerisine girecek, ne de bu iş için Osman bin Talha’dan başka birini arayacaktı. Çünkü yukarıdaki âyet nazil olmuş, emanetlerin ehil olanlara verilmesi emredilmişti. Onun için Allah Resûlü (asm) işin ehli olan Osman bin Talha’yı çağırıyor, indirilen yukarıdaki âyeti okuyor, günün iyilik ve ahde vefa günü olduğunu belirterek Kâbe’nin anahtarlarını yeniden ona verirken Osman bin Talha ailesine şu tavsiyelerde bulunuyordu: “Ey Ebû Talha Oğulları! Allahü Teâlânın emanetini, sizde sürekli kalmak ve dürüst davranmak üzere alınız. Zulme girmedikçe onu elinizden kimse alamayacaktır.” *

* sorularlaislamiyet.com sitesinden alıntıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

7 yorum

  1. Adama sormazlar mı . 20 yıllık liyakat sahibi, müdürlerinden teşekkür almış, performansı 100 almış öğretmenleri nasıl ihraç ettiniz…

  2. en nefret ettiğim sözlerden biridir ” bir okul müdürü kadar okuldur” sözü. aynı mantıkla bir bakanlık bakanı kadar bakanlıktır diyelim.milli eğitim bakanlığının durumu da ortada.

  3. son zamanlarda liyakat kalmadı, İki dünya saadeti önemli değil, kafaları afyonlu olanlar için, çünkü düşünme yetisi kaybolmuş,şiraze kaymış. Her şey mübah sadece alın secde mahaline gidince, siz sadece kendinizi kandırırsınız, devenin neresi doğru ki?

  4. O halde sayın bakanımız, buyrun. Yarından tezi yok şu temmuz ayındaki mülakatları yaptırmayın, yazılı puanı ile atamayı yaptırın da bismillah deyip liyakata dayalı atamalar bu şekilde devam etsin.

  5. Sayın bakan mülakat sağlıkçılar içinde getirilecek dendi..sağlıkçılar dünyayı ayağa kaldırdı..ve bu adımdan vazgeçildi..
    Öğretmenlik bölümünü bitirdikten sonra birine mülakatla sen öğretmen olamazsın demek ne kadar doğru..?
    Mülakat kaldırılmalıdır veya mülakat üniversiteye girişte yapılmakıdır ki,.Gençlerin yılları boşuna heba olmasın..

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM