’16 Nisandan sonra çıkacak KHK ile Eğitim-Sen üyeleri ihraç edilecek’

Eğitim-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, İstanbul’da bazı okul müdürlerinin Eğitim-Sen üyeleri üzerinde baskı oluşturduğu iddia edilirken, okul müdürlerinin Eğitim-Sen üyesi öğretmenlere istifa etmemeleri halinde 16 Nisan Referandumundan sonra çıkacak Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edileceksiniz ifadesini kullandıkları belirtildi.

’16 Nisandan sonra çıkacak KHK ile Eğitim-Sen üyeleri ihraç edilecek’

’16 Nisandan sonra çıkacak KHK ile Eğitim-Sen üyeleri ihraç edilecek’

15 Temmuz HAİN darbe girişiminden sonra kamuda yürütülen işlemlerde kamu personellerinin birbirlerine iftira attıkları, tehdit ettikleri olaylarını duymaktayız. ogretmenlericin.com olarak isimsiz ihbarlar, imzasız şikayetler konusunda daha ayrıntılı incelemelerin yapılmasını, bu konuda farklı bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini dile getirmiştik. Bugün geldiğimiz noktada ise okul müdürlerinin okullarında çalışan öğretmenleri “ihraç edileceksiniz” tehdidi ile mevcut sendikalarından istifa ettirmeye çalıştıkları görülmektedir. Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada Eğitim-Sen üyelerine yönelik idareciler tarafından baskı yapıldığı belirtildi.

EĞİTİM-SEN’DEN İSTİFA EDİN YOKSA İHRAÇ EDİLECEKSİNİZ

Eğitim-Sen yaptığı açıklamada İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bazı okulların idarecilerinin Eğitim-Sen üyelerini tehdit ettiği belirtildi. Eğitim-Sen 7 No’lu Şubeye bağlı bulunan üyeler durumu sendikalarına bildirdi. Eğitim-Sen durumla ilgili üyelerini tehdit eden okul müdürleri hakkında gerekli suç duyurusunda bulunulacağını belirtirken, baskı ile korkutarak Eğitim-Sen üyesi MEB personeli için idarecilerin KHK ile ihraç tehdidinde bulunduğunu vurgulandı. Okul müdürlerinin Eğitim-Sen üyeleri ile yaptığı görüşmelerde müdürlerin sendikaları hakkında yalan söyledikleri ve iftira attıkları belirtilen açıklamada, Eğitim-Sen üyelerinin fazla ödedikleri aidatlarının ihraç edilenler için kullanıldığını, fazla aidat ödeyenlerin listelerinin ellerinde olduğunu, Eğitim-Sen’den istifa edilmemesi halinde 16 Nisan sonrası çıkacak KHK ile ihraç edilecekleri ifadelerinin okul müdürleri tarafından kullanıldığı açıklandı.

ZORLARINA GİDİYOR

Eğitim-Sen açıklamasında üyelerinin ödedikleri fazla aidatlarının ihraç edilen sendika üyelerine ödenmesinin okul müdürlerinin zoruna gittiği belirtilirken, Eğitim-Sen’in gerek kendi üyelerine gerekse de diğer kamu personellerine ihraçlar konusunda desteğini sürdüreceği vurgulandı. Eğitim-Sen’in adil bir yargılama ve soruşturma istediği belirtilen açıklamada, üyelerini tehdit eden ve ihraçlar ile korkutan okul müdürleri hakkında gerekli suç duyurusunun yapılacağı ifade edildi.

Eğitim-Sen 7 Nolu şube açıklaması ve konunun detayı için TIKLAYINIZ

Sosyal Medyada Paylaşın:

24 yorum

  1. Sitenin yaptığı haber doğru. 9 eylülde Açığa alınan tüm öğretmenlerle ilgili ” İl dışı Görev değişikliği” teklifi var. İlk aşamada Memurlar Sürgün edildi. Uygulanıp uygulanmayacağı Bakanlığa bağlı. Hatırlanırsa Başbakan Eylülde yaptığı ilk açıklama 14 bin öğretmenin sürgün eedileceğini açıklamış, sonra da bahsettiği 11 bin öğretmen açığa alınmıştı. İki ceza verilemeyeceğine dair Dadnıştay kararı var. Ayrıca Konya’dan Eskişehir’e sürgün edilen öğretmen arkadaş ile ilgili YD kararı alındı. Velhasıl Eğitim-Sen’in 2015 Yılı eylemlerine katılıp açığa alınan 11 bin öğretmenle ilgili 2016-2017 Eğitim Öğretim yılının sonunda uygulanmak üzere İl dışı sürgün teklifi vardır. Bu konuda da ilginç bir sessizlik hakim. Eğitim-Sen Genel Merkezi de Dahil!!!

  2. Sayın editör aynı suça iki ceza verilemez.. Mahkeme kararları ortadadır. ki herkes aylıktan kesme cezası yemedi bazı okul müdürleri yarıya yakını bir derece düşük olan kınama cezasını verdiler. eger kınama veya aylıktan kesme cezası yemiş ise bir öğretmen ikinci ceza yani sürgün asla verilemez mahkemelerden döner.. bir kaç yürekli müdür de kınama cezası bile vermedi ilo sözleşmelerine anayasa mahkemesine aihmin kararlarına dayanarak c3ezaya gerek görülmemiştir dediler.

  3. Sayın editör o belirttiğiniz ”bakanlık müfettişleri raporu” bizim de elimiz de var..
    Raporda 3 yönden ceza teklifi edilmiş..

    a)Disiplin yönünden: Ekli listede adı soyadı TC numarası bulunan 4472 personele 1/30 oranında AYLIKTAN KESME cezası ile tecziye edilmelerine..

    b İdari Yönden: ekli 2 listede adı soyadı TC numaraları bulunan personelin DİYARBAKIR İLİ DIŞINA atamalarının yapılmasının bakanlık makamınca değerlendirilmesinin uygun olacağı (NOT: bunda sayı belirtilmemiş)

    c)Mali yönden: işlem tayinine gerek bulunmadığı.

    SORU: 4289 SAYISINI NERDEN UYDURUYORSUNUZ Kİ VELEVKİ ÖYLE BİR SAYI VAR SATYIYI BİLEN İSİMLERİ DE BİLİR. DİYARBAKIR DA SADECE MEMUR OLAN EĞİTİM SEN ÜYLERİNDEN 12 KİŞİYE SÜRGÜN TEBLİĞ EDİLDİ. RAPOR DİYORSUNUZ RAPOR BİZDE DE VAR.. SİZİ TAKİP EDİYORUZ SİZ DE HABERCİLİĞİN DOĞRU OBJEKTİF YALANSIZ OLDUĞUNU UNUTMAYIN. YALAN SÖYLÜYORSUNUZ DEMİYORUZ. HABERCİLİK DAYANAKLARA DAYANMIYORSA O HABER SADECE UYDURUKTUR..!! KOLAY GELSİN..

    • EK 2 listede kaç kişi var? Madem sizde var EK 2 listeyi açın bakın. Kaç kişi olduğunu görürsünüz. Bizde isimler yok demedik, ancak sizde olduğunu sandığınız rapor ya eksik ya da sizin amacınız farklı.

      • Ek 2 liste bize verilmedi o listede kimler var bilmiyoruz. Siz bu listeye nereden ulaştınız? Bizde görebilitmiyiz listeyi? Bizim bildiğimiz bakanlığa gönderildiği ve onay beklendiği ama siz onaylandığınu iddia ediyorsunuz? Yanlışmı anladım editör?

        • Soruşturma raporu 230-250 sayfa. Büyük bir ihtimal sizde sadece ilk 40-50 sayfa var. Soruşturma raporunda EK1 ve EK2 lerde mevcut. Aynı raporda EK1 de yer alanlara aylıktan kesme verildi. Aynı raporda EK2 de yer alanların cezaları ise bekliyor ya da bekletiliyor. Şunu demek istiyoruz aynı raporda cezanın birisi onaylandıysa diğeri de onaylanmıştır. Biri tebliğ ediliyorsa diğeri de tebliğ edilmeli. Lakin bunda bir farklılık var. Biz de buna dikkat çekiyoruz.

  4. Amaç mağdur insanların sesine kulak vermeden yeni mağdurlar yaratmak,kime hizmet ediyor,bilgi kaynağı nedir,siteyi hazırlayanlar bilir herhalde….

  5. Hala biz Eğitim-Senlilerin korkacağını, sineceğini sanıp bu tür yayınlar yapılıyor. Kısa süre önce de Diyarbakırda dört binden fazla üyemizin sürgün cezası alacağını haber yaptınız. O haber iki gün sonra ortadan kayboldu. Bulamıyorum. Biz korkmayız, varsa gemiyi terk etmek isteyen zaten şimdiye kadar çoktan Üsküdara varmıştır. 🙂 Eğitim-sen’in diğer sendikalardan bir farkı da bu sendikanın çelik çekirdeğini oluşturan üyelerin daha lise-üniversite yıllarından beri siyasi mücadelelerde yer almış son derece deneyimli onbinlerce öğretmenden oluşmasıdır. Korkmazlar, ağlamazlar, kimseyi yarıyolda bırakmazlar, kendileri de en önde yürürler. O yüzden dikkat edin Eğitim-senliler hep kendine güvenen, aktif-atak ve cezur öğretmenlerdir. Bu süreci güçlenerek, prestijimizi arttırarak aşacağız. Ve elbette kayfi, hukuk dışı, adalet dışı uygulamalarda bulunanlardan, bize zerre kadar adaletsizlik yapanlardan, kara propagandacılardan mahkeme salonlarında hesap soracak, daha önce olduğu gibi gene hepsini mahküm ettireceğiz. Artık bizim mesleğimizin dışında önemli bir işimiz daha var. Adalet için mücadele… En son suçlu cezalandırılana kadar, gerekirse bir ömür bunun için harcanmaya değer. Zevk duyacağız… Saygılarla…

    • Bizim yaptığımız yayınlarda herhangi bir sendikayı hedef almıyoruz. Sanırım bu ayrımı halen göremediniz. Burada yorum yazdığınız haberde Eğitim-Sen’in resmi sitesinde geçen açıklamadan bir cümledir. Ayrıca ortadan kayboldu dediğiniz haberde 4289 öğretmeni zan altında bırakmak istemedik. Bu haberi kaldırmamış olsak çok tıklanma, çok ziyaretçi alır ve bizi bazen eleştiren site ziyaretçilerinin tabiri ile popüler olurduk. Ancak biz her daim öğretmenlerin yararını düşünürüz. Bu yüzden yaptığımız haberin farklı anlaşılmalara sebep olarak öğretmenlere zarar sağlayacağını düşündüğümüzden kaldırdık. Biz size ya da sendika yetkilerine soruşturmanın raporunun detaylarını verelim ve Diyarbakır İL MEM’den ya da Bakanlıktan soruşturma dosyasına ulaşın. 4289 öğretmenin sürgün cezası verildiğini görürsünüz. Biz bilmediğimiz, emin olmadığımız haberi yapmayız.

      • Sayın Editör… Attığınız başlıkta “16 Nisandan sonra çıkacak KHK ile Eğitim-Sen üyeleri ihraç edilecek” demişsiniz. Buradan acaba nasıl bir algı oluşacağını düşündünüz? Ben Eğitim-sen üyelerinin Aktif Eğitim-sen üyeleriyle aynı kaderi paylaşacağı anlamını çıkardım mesela… Fakat haberi okuyunca sanırım Küçükçekmece ilçesinin bazı okul müdürlerinin üyelerimizi sizin haber başlığında kullandığınız cümlelerle istifaya zorlamak için tehdit ettiğini öğreniyoruz. Başlık başka mesaj veriyor, haber ise bambaşka… Rica ederim biz de az çok mektep medrese gördük, mürekkep yaladık. Gazetecilikle, sansasyonel magazincilik arasındaki farkı anlayabiliriz. Bir de şu Diyarbakır haberi… Haberi yayınlamadan önce 4289 öğretmenin zan altında kalabileceğini düşünemezmiydiniz? Önce haberi yayınlıyorsunuz, sonra 4289 öğretmeni zan altında kalabilir diye düşünüp kaldırıyorsunuz. Hüsnü zannımca yi niyetinize binaen acemelik ediyorsunuz diyelim…

        • Başlığı tırnak içerisinde veriyoruz. Bize ait olmadığını, bir söylem olduğunu belirtiyoruz. Haber içeriğinde de belirttiğiniz gibi detaylar mevcut. Bu detayların tamamı Eğitim-Sen sitesinde de var. Bu cümle orada da var. Bu haberciliktir, yalan yok yanlış yok; haberi sunma vardır…. Diyarbakır konusunda ise biz kişi isimlerini vs yayınlamadık. Amacımız bundan haberi olmayan öğretmenleri uyarmak ve bu konuda dikkat çekmekti. Sendikaların dahi bundan haberi yok. Maalesef arkadaşların hepsini aynı kefeye koyan Milliyetçi (!) kişiler olayı farklı yere çekti. Belki o haberle ilgili 1 günde 40 yorum yayınlamadık, sildik. Siz olayın görünen yönünden değerlendiriyorsunuz biz arka planını biliyoruz. Amaç farklıydı ancak gidişat amacın önüne geçti. Biz de kaldırdık.

      • Cezalar kesinleşmişmi? Yoksa henüz öneri aşamasındamı?

        • Aylıktan kesme cezası gibi sürgün cezaları da verildi. Ancak öğretmenlere tebliğ edilmedi. Biz de buna dikkat çekmek istedik. Heran büyük bir sürgün gelebilir.

      • Yani 4289 öğretmen kesin sürgün edildi öylemi?yerleri falan bellimi? Sise zahmet olmasa onlarıda yayınlarmısınız?

  6. Bu kadar haksizliklara,hukuksuzluklara,mudur ve mdr yrd ,sube mudr atamalarindaki elden ele.dolasan listelere,aylar once kimin hangi okula mudur olacagi belliyken , hala bu sendikaya gidip.uye olanlar,makam ve koltuk icin yapilanlar,ve tum bunlara ragmen hak,hukuk,adalet,din,iman,ALLAH kelami agizlarindan dusurmeyenlere hakkimi helal etmiyorum.Olur kardesim 1 milyonda olurrrr,,,uye.sayilari,cunku oyleyiz maalesef

  7. sonunda eğitim bir senin üye sayısını 1 milyon yapacaklar,diğer sendikalara yaşama şansı bile yok,güya müslümanız,yazıklar olsun……….

  8. Dilinize ve kaleminize sağlık. İşiniz rast gelsin. Tüm kalbimle söylediklerinizi destekliyorum. Bir gün gelecek gerçekler ortaya dökülecek. Bu hukuksuzluklar bu günkü iktidara kaybettirecek. Ama olan ülkeme olacak. Yaşadıklarımız yanımıza kar kalacak. Eğitim sen’in dik duruşu ve mücadelesi takdire şayan. Sendikamız diye güvendiklerimize bakın bir de. Rezil herifler. Bir tane üyenize bile sahip çıkmadınız. Bir de hala bana haftalık mesajlar gönderiyorsunuz. Ne yaptığınızdan haberiniz bile yok.

  9. OHAL KHK’ları ile haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen üyelerine sahip çıkması bir sendikanın en doğal hakkı ve görevidir. On binlerce üyesi hiçbir yargı kararı olmaksızın bir gecede ihraç edilirken sessiz kalanların, yaşanan hukuksuzluk karşısında üyelerine sahip çıkanları tehdit etmesi şaşırtıcı değildir. Bu talimatları yerine getiren okul müdürlerine hatırlatmak istiyoruz:

    1- Eğitim Sen’in aidatları 4688 sayılı Kamu Görevlileri Yasasının belirlediği oranlar çerçevesinde düzenlenmiş olup, bir sendikanın aidat oranları konusunda çeşitli tezviratlarda bulunmak bir kurum müdürünün ne görevidir ne de bu konuda konuşma ve uyarı hakkına sahiptir. Kaldı ki ilçe milli eğitim müdürü ve bu okul müdürleri kendi görevlerini yapmak yerine, kendilerini mali müfettiş yerine sendika aidat denetçiliğine mi atamışlardır? Ama bu konuda da yeterli bilgiye sahip olmadıkları ortadadır. Kendilerine önerimiz yaptıklarının ne anlama geldiğini emir erliğini yapmaya çalıştıkları sendikayı aramaları ve öğrenmeleridir.

    2- Eğitim Sen, yasanın kendisine verdiği yetkiye dayanarak bir tüzük kurultayı düzenlemiş ve aidat oranlarını “binde beşten, binde sekize” yükseltmiştir. Bu artırımın gerekçeleri bütün üyelerimiz tarafından bilinmektedir. Bir kez daha belirtmek gerekirse; 103 bin kamu emekçisi haksız, hukuksuz, hiçbir belge ve bilgiye gerek duyulmaksızın, en temel hakları olan savunma hakkı bile tanınmayarak ihraç edilmiştir. 30-40 bini ise hala açıktadır (Adalet Bakanı’nın beyanı ortadır. “Hiçbir suçları olmayabilir ama biz idari tasarruf kullandık ve işten attık” demiştir.) İhraç edilerek işinden edilen Eğitim Sen’in üye sayısı akademisyenler de dahil sadece 1487 kişidir. Eğitim Sen işinden çıkarılan üyelerinin tamamına gerçek bir eğitim sendikası olması gerçeğinden hareketle sahip çıkmakta, bütün hukuksal süreçleri üslenmekte ve aylık maddi dayanışmasını gücü oranında gerçekleştirmektir. Bir taraftan da OHAL koşullarında işime geleceğime sahip çıkıyorum diyerek eylemleriyle mücadelesini sürdürmektedir. Eğitim Bir Sen ve üyesi olan okul müdürlerinin sendikal dayanışmayı anlaması elbette beklenemez. Eğitim öğretim işleriyle ilgilenmedikleri gibi her tür yetersizliklerinin (çünkü bir liyakata dayalı olarak o makamlarda değiller) yanında matematik bilgilerinin yetersizliği de ortadır.

    3-Eğitim Sen, eğitim alanının tek ve gerçek sendikasıdır. Eğitim Bir Sen gibi siyasi erki arkasına alarak, birim-kurum müdürlerini kullanarak emirle ve baskıyla üye yaparak, diğer sendika üyelerini sürekli korkutarak, sindirerek kurulmamış, büyümemiştir. Fakat hükümet desteğiyle bir anda bir kâğıttan kule oluşturanlar unutmasınlar ki bir zamanlar “bizi devlete karşı sendika mı kurulur” diyerek itham ediyorlardı. Sonra bir emirle sendika kurdular. Bizden ne yapacakları konusunda yardım istedikleri günler çok geride değil. Çünkü sendikacılık onların harcı değil. Ancak her biçimde iktidar gücüyle beslenirlerse, korunurlarsa bu sahte sendikacılığı sürdürebilirler. Ama biz yine de hatırlatalım. Hiçbir şey, hiçbir boş güç kalıcı olmamıştır. Bu iktidar gücü zehirlenmesinden kurtulmalıdır. Eğitim Sen; öyle sizin gibi icazetli ve kısa bir geçmişe sahip değildir ve çok uzun tarihsel mücadele geçmişinden gelmektedir.

    4-Bugün kendi ihraç edilen üyeleri, sayıları bizim işten atılan üyelerimizden kat be kat fazladır, ama sendika olmadıkları için kendi üyelerine sahip çıkmayan, sendikalarının kapılarına işten atılan üyeleri girmesin diye güvenlik görevlisi dikenlere söyleyeceğimiz tek şey Eğitim Sen üyelerini tehdit edeceklerine emir erliğini yaptıkları Eğitim Bir Sen’e kendi işten atılan üyeleri için ne yaptığını sormaktır.

    Eğitim Sen’in gerçek bir sendika olarak davranması, üyelerine hatta sizlerin işten atılan üyelerinize dahi sahip çıkıyor oluşumuz çok zorunuza gidiyor, hırstan ne yapacağınızı bilemeyerek artık çok demode, klişe söylemlerle saldırıyorsunuz. Size bir tavsiyemiz var. Dil yenileyin ama bu basiretinizin olmadığını ve olamayacağını biliyoruz. Eğitim Sen, hem kendi üyelerine hem kamudan ihraç edilen bütün eğitim emekçilerine sahip çıkmayı sürdürecek, hukuksuz ihraçlara neden olan herkesin adil bir şekilde yargılanması için mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.

    Yaptıklarınız hukuksuz olduğunu ve suç işlediğinizi bilmeniz gerekmektedir. Bu iş ve işlemler bir süre sonra bilgi ve belgeleriyle önünüze gelecektir. Zannedilmesin ki bu durum sürgit böyle devam eder. Hiçbir hukuksuzluğun, hiçbir suçun üstü ilelebet örtülmez. Tarihin çöplüğü bunun örnekleriyle doludur. Zamanı gelince herkes işlediği suçların hesabını verecektir.

    Eğitim Sen, mayası çok sağlam ve çok onurlu üyelere sahip bir sendikadır. Bu onurlu ve dik duruşu hazmedemeyenlere bir daha hatırlatıyoruz: Eğitim Sen, hem kendi üyelerine hem haksız ve keyfi biçimde işi elinden alınan bütün eğitim emekçilerine sahip çıkmaya, her türlü desteği sunmaya devam edecektir. Kendisini sendika olarak tanımlayan ancak idari kadrolaşma marifetiyle hükümetin istihbarat kolu gibi çalışan, “tek adam” yönetiminin “tek sendikası” olmayı hedefleyerek hükümetin müdüriyeti gibi çalışan yandaş Memur Sen ve alanımızdaki sendikamsı yapısı Eğitim Bir Sen’e ve üyesi okul müdürlerine duyurulur. İktidarlar baki değil, baki olan her durumda haksızlıklara karşı hak mücadelesidir, onurlu ve dik duruştur.

    Eğitim Sen üyeleri aidatlarını artırarak sürdürdükleri dayanışmadan hicap değil, ancak onur duyarlar.

    • Tek kelimeyle tebrikler keske bizede boyle sahip cikanlar olsa ne diyelim bu zamana kadar yanlis yoldan gitmisiz

  10. Türkiye tam gaz karanlık bir uçuruma yuvarlanıyor. Bunun sağ ile sol ile bir ilgisi yok. Ya bu gidişe her kes dur diyecek veya tüm ülke güvensiz, adaletsiz, bir arenada sıranın kendisine gelmesini bekleyecek…

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM