İsmail Koncuk; OHAL inceleme komisyonu başvurusu yılan hikayesi oldu

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk OHAL inceleme komisyonu konusunda açıklamaya yaparken bir değerlendirmede bulundu. Türk Eğitim-Sen Başkanı Koncuk, OHAL inceleme komisyonunun halen kurulamadığına dikkat çekti ve OHAL komisyonunun işlevine, nasıl işlemesi gerektiğine değindi.

İsmail Koncuk; OHAL inceleme komisyonu başvurusu yılan hikayesi oldu

İsmail Koncuk; OHAL inceleme komisyonu başvurusu yılan hikayesi oldu

15 Temmuz FETÖ hain darbe girişiminde kısa bir süre sonra demokrasi ve hukuk vurgusu yapan Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk geçen süre içerisinde FETÖ soruşturmalarında ihraç edilen öğretmenler, memurlar, kamu personelleri arasında suçu olmayan ve masum olanların görevlerine iadesi için gerekli çalışmaların yapılması konusunda açıklamalarını sürdürüyor.

OHAL KOMİSYONU

MEB personelleri başta olmak üzere kamudan 100 bin kişi ihraç edildi. Türk Eğitim-Sen Başkanı açıklamasında 100 bin kişinin ihraç edildiğini, 35 bin kişinin açıkta beklediğini, 102 bin ByLock kullanıcısı bilgisi verildiğini açıkladı. 19 Temmuz’da konuyla ilgili yaptıkları il açıklamadan itibaren adalet ve hak vurgusu yaptıklarını ifade eden İsmail Koncuk, at izi it izine karışmasın, masumlar mazlumların yanında yanmasın demelerine rağmen birçok masumun zarar gördüğünü açıkladı. Soruşturmalarda kimin masum kimin masum olmadığının dahi anlaşılamadığını belirten Koncuk, meslekten ihraç edilenlerin devlet gözünde yok sayılıp sayılmayacağının açıklanması gerektiğini vurguladı.

DEVLET İÇİNDE DEVLET OLMAZ

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen  Genel Başkanı İsmail Koncuk devlet içinde devlet olamayacağını, devletin tüm imkanlarını kullanarak terör örgütü mensuplarına yönelik gerekli tedbiri almasını gerektiğini ancak bu işlemlerde masumlarında ayrılmasının önemli olduğunu açıkladı. Her vatandaş için devletin ortak payda olduğunun altını çizen Koncuk, kimsenin ayrıcalıklı olmadığını belirtti.

İsmail Koncuk’un yaptığı açıklamanın tamamı;

OHAL KOMİSYONUNA GİDERKEN…

Bizim anladığımız anlamda devlet; hukukun üstünlüğünün esas alındığı, kanunların herkese eşit uygulandığı, cemaat, sendika, vakıf, adına ne derseniz deyin, hiç bir gruba ayrıcalık tanınmadığı yapılanmanın adıdır.

Bizim gibi düşünen birçok insan, fetö yapılanmasına, geçmişten bu yana hep dikkatle yaklaşmış, yapılanmanın bir dini cemaat olmasının ötesinde, bir takım dış odakların da desteği ile hareket ettiklerini iddia etmiştik.

2010 yılında ortaya çıkardığımız, KPSS hırsızlığı da, bu yapının, tüm devlet kurumlarına sızmak için, her şeyi göze aldığının açık bir delilidir ki, hemen hemen her sınavda benzeri suiistimallerin olduğu bugün daha net anlaşılmaktadır.

Tüm bu gerçeklere rağmen, bu yapının, bugün hata olduğu söylense de, ciddi siyasi desteklerle güçlendirildiği de bir realitedir. Hemen hemen her kurum ve kuruluşta, iş bulmak, görevde yükselmek, itibar sağlamak için pek çok insan bu gücü kullanmayı menfaati gereği uygun bulmuş, aslında, geçmişte bu yapıya teslim olmaktan başka çıkar yol da bırakılmamıştır. Çocuğuna, yurt bulamayan birçok gariban, bunlar iman sahibi insanlardır, diyerek öz evlatlarını bunlara teslim etmek zorunda bırakılmıştır.

Gelelim 15 Temmuz’a.15 Temmuz darbesi ile birlikte, bu yapının gerçek yüzü, bu yapıyı bir takım saiklerle, destekleyen, desteklemeyen herkes tarafından, en net ve acı şekilde anlaşılmıştır. Maliyeti ülkemiz ve milletimiz açısından çok yüksek olan 15 Temmuz ihaneti, yüzlerce vatandaşımızın şehadetine, binlercesinin yaralanmasına, sakat kalmasına sebep olmuştur.

Tüm bunları birlikte yaşadık, bu yaşanılanlara kızmanın, dövünmenin, bir birimizi suçlamanın artık bir anlamı yok, tabi ders alınması şartıyla.

Yaşanılan, 15 Temmuz travmasının, devleti, kendisini korumak konusunda adımlar atmaya, tedbir almaya sevk etmesi de, gayet tabidir. Bu tedbirler sonucunda, kamuda 100 bin kişi ihraç edilmiş, halen 35 bin kişi de açıkta beklemektedir. Şimdi de, 102 bin bylockçudan bahsediliyor, kimse ne olacağını bilmiyor.

Türkiye Kamu Sen olarak, hiçbir zaman, devlet tedbir almasın, bu yapıya göz yummaya devam edilsin demedik, ancak 19 Temmuz tarihinden bu yana yaptığımız tüm açıklamalarda, hep yöntemleri tartıştık, hak ve adalet vurgusu yaptık, at izi it izine karışmasın, masum insanlar yanmasın dedik. Karıştı mı, karıştı, masumlar da yandı mı, yandı.

Aslında, kim masum, kim masum değil, masum nasıl ayırt edilecek, asıl tartışılması gereken konu bu olmalıdır. Soru şu, devlet açığa alınan, ya da ihraç edilenlere bir ayar mı veriyor, yoksa gerçekten bunların tamamı bir vatandaş olarak, yok mu sayılacak? Bu soruların cevabını bizler de bilmiyoruz.

Tam burada, tartışılması gereken en önemli konu, açığa alma, ya da ihraç kriterleridir. Bu soruların cevabının verilmesi halinde, sonucun ne olacağına karar vermek zor olmayacaktır.

Kriterleri hepimiz biliyoruz, bylock kullanımı, Bank Asya’da belli tarihlerde para bulundurmak, sendika üyeliği, fetö yapılanmasının okul ve dershanelerinde öğrenci kaydı, gizli tanık ifadeleri, tabi bir de hiçbir sebep gösterilmeyenler var.

Aslında, normal şartlar altında, bu kriterler suç teşkil etmez, ancak 15 Temmuz darbesi ile birlikte değerlendirildiğinde, bunların hepsi KHK lara göre suç sayılmıştır. Karmaşanın asıl sebebi, 15 Temmuz ihanetinin oluşturduğu gerekçelerdir.

Kim masum, kim suçlu sorusunun cevabını bulabilmek, 15 Temmuz travması atlatılmadan, çok zor görünmektedir. Darbeye karışan, eline silah alan, insanlarımızın üstüne bomba atan, mermi sıkanlar tartışmanın dışındadır.

KHK ile, OHAL Komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Henüz, kuruluşu tamamlanmayan, bu komisyonların, nasıl bir yöntemle çalışacağı da bilinmemektedir. Kurulması dahi, yılan hikayesine dönen OHAL Komisyonlarının, bu şartlar altında sağlıklı kararlar vermesini beklemek de zordur.

Mevcut kriterler ortada dururken, OHAL komisyonu nasıl karar verecektir. OHAL Komisyonunun kriterleri değiştirme, esnetme yetkisi olacak mıdır? OHAL Komisyonu, mevcut kriterlere göre mi, TCK’ya göre mi karar verecektir? Bunları bilmiyoruz, cevabını bekliyoruz.

Türkiye Kamu Sen olarak, fetö ile bugüne kadar hiçbir göbek bağı olmamış, tam tersine bu yapının oluşturabileceği tehditlere her zaman dikkat çekmiş, bir sivil toplum örgütü olmanın huzuru ve gönül rahatlığı ile, şu teklifi yaptık, tekrar ediyoruz; bu kriterler olduğu sürece, kamuda sıkıntılar devam edecektir. Devlet, tedbiri, asla, elden bırakmamalı, ancak, eline silah almış, darbeye doğrudan katılmış, lojistik destek vermiş olanlar hariç tutularak, kamuda, tüm değerlendirmeler, 17-25 Aralık değil, 15 Temmuz esas alınarak yapılmalıdır. “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” derinliğini kaybetmeden, davranmak bizim genetik kodlarımızda mevcuttur. Er veya geç, doğru yol ve metodlar bulunacağından şüphem yoktur.

Devlet, en başta da belirttiğimiz üzere, kamuda hiçbir yapıya, devlet içinde devlet olma hakkını veremez, böyle bir görüntü oluşmasına dahi müsaade dahi edemez. Aslında, ders alınması halinde, 15 Temmuz tarihinde yaşadıklarımız geleceğimize ışık tutabilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hepimizin ortak paydasıdır, hiçbir gruba, hiçbir zümreye öncelik ve ayrıcalık tanınamaz. Huzurlu, mutlu, güven içinde yaşadığımız daha aydınlık günlere ulaşmak dileğiyle.

Sosyal Medyada Paylaşın:

11 yorum

  1. Öğretmenlerin çalışma izinlerini versinler . Biz başımızın çaresine bakarız. Her yerden bağladılar bizi , her türlü magduruz. Bunu gündem yapın lütfen. Bunu yapsınlar ACİLEN. SENDİKACILARİ da TV programlarında görmek istiyoruz. SESLERİ ORALARDA DUYURSUNLAR.

  2. Allah razı olsun sayın başkan. Vicdanın ve masumların sesini dinleyip duyurduğunuz için. Dilinize kuvvet vesin. yöneticilerimize gerçekleri görme ve ön yargılardan kurtulmayı nasip etsin.

  3. bu haksızlık kaç yıl sürer Allah bilir bankadan dolayı işimizden olduk buda bi gün geçecek bizler işimize geri dönecez inşallah ama bizi atanlar diğer tarafta hesap veremeyecek

  4. Sayın Koncuk duyarlılığınız için teşekkürler. Sizlerden isteğimiz bu mağduriyetin gündemde tutularak mazlumların sesini duyurmanız. Bir KHK ile insanlar işinden- aşından ediliyor ama bir başka KHK hükmü(OHAL Komisyonu) ne hikmetse hala uygulanmıyor? Saygılar.

  5. Allah razı olsun sizden İsmail Bey.Hep suçsuzların yanında oldunuz sağolun.Sizlerde olmasanız kimse sesimizi duyamayacak.Suçsuzlar biran önce görevine döner inşallah

  6. tşk sayın başkan hakikatleri konuşan aklı selim açıklamalarınız biraz bizi umutlandırıyor…dilerim yetkililer ayar çekiyordur..yoksa izin versinler bizde gidelim bu ülkeden…zaten vatan hainiysek neden tutsunlarki bizi burda…

  7. Gün gelecek en alttan en üste kadar çok kişi yaptıklarına utanacak, Kalbimiz açılsa içini görseler Allahın selamını vermeye tenezzül etmeyenler nasıl Hakkın huzuruna çıkacak çok merak ediyorum. Ayrıca sayın Ismail Başkan hakkım sonuna kadar helal size zulme uymadı diye şahitlik edeceğim ahirette inşallah

  8. Bu ümmete ve de devlete ihanet edeni Allah affetmez, devletimizde etmesin.
    Ama ne olduğunu anlamadan bizlere 9 aydır çoluk çocuk demeden banka veya sendikadan yapılan açlığa ve itibarsızlığa mahkum edililmemizi ve neler yaşadığımızı ALLAH bilir..Bunu bilerek yapanlara ve seyirci kalan kimseye hakkımız helal değildir..

  9. Sayin koncuk oncelikle duyarliliginiz icin Allah razi olsun.Herseyi guzelce demisiniz.Zaten aylardir konusmaktan,derdimizi anlatmayi bile neredeyse biraktik artik.Neyse diyecegim su ki;Masum nedir?Masumluk nedir?Bunlara bir karar vermeleri gerekiyor.Sadece sendikadan dolayi istifa etsin veya etmesin,sadece ozel okuldan,ya da banka hesabindan terörist cikar mi?Vatan haini cikar mi?Insanlarin serefiyle,haysiyetiyle,yillardir disiyle tirnagiyla geldigi meslegi ayaklar altina alinir mi?Tabiki terorle mucadele edelim,edilmeli.Ancak bu dogru bir yonten degik ki.Hep Almanya ornegi veriliyor onlar nasil atti diye.Onlar atarken bile issizlik maasindan tutunda,ise yerleştirmeyi bile hallermisler,kimseyi kendi haline kaderine terk etmemisler.Usteluk bunu baska bir ulkeyi icine almasina ragmen yapmış.Ya biz?Hicbirsey den habersiz binlerce masum var,magdur var.Ihrac kriterlerini degistirin.Madem terorle mucadele ediliyor o zaman neden 40 yildir ulkemize kan kusturan bolucu hain mensuplari,iltisaklari,uyelikleri,destekcileri nerde?Niye onlarin esnaflari,harac veren holdingleri,sanatcilari,aydinlari,iscileri,memurlari nerde?Kimse bolucu örgüt mensuplarina yardim ve yataklik etmiyor mu?Allah devletimizi milletimizi bayragimizi korusun.Ancak yanlis yapiliyor.Bu bolucu hainlerin devletimize bağlılığı tam mi ki onlara dokunulmadi hic.Asla hain degilim,Bayragima canim feda,vatanima da milletimizede.İnşallah yuce Turk devletimiz sesimize kulak verir.Allah sizden razi olsun inşallah.

  10. Sayin koncuk;Allah sizlerden ebeden razı olsun inşallah.Kin ve nefret duyarak degilde aklu selum ile konusuyorsunuz.Simdi sizin gibi insanlara bile fetocu diyebilirler.Bu kriterler oldugu müddetçe masumlar nasil anlaşılacak.Kimsemuz yok Allah’tan başka.Hicbirseyden habersiziz.Darbeden 1,5 yil once istifa ettigimiz sendikadan vatan haini olduk.Perisaniz,aciktayiz,kış ayini nasıl gecirdik Allah kimseye yasatmasin inşallah.Tabiki devletimiz buyuk ve tedbir alacak ancak o kadar habersiz,gariban var ki.Herkes sagduyu ile hareket eder inşallah.Bayragima ve vatanima tek bir kişi hainlik yaptigimi ispatlasin ben geregini zaten yaparim,bu serefsizlikle yasamam.Evindeki serefli turk bayraginin buyuklugu o kadar fazla ki alt katin balkonuna ulaşıyor.Yazık gunah degil mi bize?

  11. Sayin baskan tesekkur ederizsizden beklentimiz bu konuyu gundemde tutmaniz her platformda dile getirmeniz

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM