İsmail Koncuk Türkiye Kamu-Sen ile ilgili eleştirilere cevap verdi

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Eski Genel Başkanı İsmail Koncuk genel başkanlıktan ayrılması sonrasında bazı basın organlarında çıkan eleştirilere cevap verdi.

İsmail Koncuk Türkiye Kamu-Sen ile ilgili eleştirilere cevap verdi

İsmail Koncuk Türkiye Kamu-Sen ile ilgili eleştirilere cevap verdi

Önce Türk Eğitim-Sen genel kurulunda Genel Başkanlığa aday olmayacağını açıklayan ve sonrasında da Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanlığından ayrılan İsmail Koncuk sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye Kamu-Sen Hizmet Binası, Kültür Evi, Öğrenci Yurdu ve üye aidat gelirleri hususlarına değindi. Bu konularda yalan yanlış bilgiler verildiğini belirten İsmail Koncuk meraklı olanların bu açıklamaları iyi okumasını istedi.

İYİ OKUYUN DOĞRU YAZIN VE ADINIZI LEKELEMEYİN

Türkiye Kamu-Sen Eski Genel Başkanı İsmail Koncuk il açıklamasında Türkiye Kamu-Sen Hizmet Binası ve diğer hizmetlerin hangi imkanlar dahilinde yapıldığına açıklık getirdi. Türk Eğitim-Sen Eski Genel Başkanı İsmail Koncuk’un konuyla ilgili açıklaması;

Bugünlerde yalan yanlış bir çok haber yapılmaktadır. Aslında hiç birini okumuyorum, tüm iftira ve yalana karşı Allah’a sığınıyor ve bu tür insanları Yüce Allah’a havale ediyorum. Ali İmran suresi , Allah ne güzel bir vekildir, o bize yeter.” buyurmaktadır. Benim her şeyim açıktır. Bu sebeple meraklılarına Türkiye Kamu Sen hizmet binasının nasıl yapıldığını anlatmak istiyorum. Önce arsayı aldık. Türkiye Kamı Sen ve bağlı sendikalarımız büyüklükleri oranında borçlandı.Arsayı Vakıfbank Ulus Şubesinden çektiğimiz 5 milyon 600 bin TL’ye aldık. Banka sendikanın borçlanmasını yeterli bulmadı ve o tarihteki genel başkanlarımız şahısları adına borçlandılar.Allah her birinden ayrı ayrı razı olsun. Arsayı aldığımızda beş kuruş paramız yoktu desem abartı olmaz.

Sonrasında Ankara’da faaliyet yapan Giyim Dünyasının sahibi Sn Mehmet Ünsal ile anlaştık.Anlaşmaya göre binanın %50’si, bizim, %50’si ise Mehmet Ünsal’ın olacaktı. Arsa bizim olduğu için bize düşen %50’ye bir para ödemeyecektik, ancak binanın %50’si bize yetmezdi, onu da şöyle hallettik.Mehmet Ünsal’a düşen 1. ve 2. katları Türk Eğitim Sen’e 3 milyon 250 bin TL’ye satın aldık. Bu katların mülkiyeti şuan Türk Eğitim Sen’e ait olmakla birlikte, ortak misafirhane, ortak toplantı salonu, Türk Kültür Sanat Sen ve Türk Emekli Sen hizmet binası olarak kullanılmaktadır. Çünkü Türk Eğitim Sen’den başka hiç bir sendikanın bu katları almaya gücü yetmezdi.

Sonrasında ise, Türkiye Kamu Sen binasına ön cepheden bir giriş yapabilmek için, Mehmet Ünsal’ın payına düşen zemin kattaki dükkanın 3’te 1’ini de Mehmet Ünsal’dan 3 milyon 400 bin TL’ye satın almak zorunda kaldık ama şu an Türk Eğitim Sen 1600 metre kare bir dükkana sahiptir. Aksi takdirde Türkiye Kamu Sen hizmet binasının ön cepheden bir girişi olmayacak, tek giriş yandan olacak, güzel bir görüntü olmayacaktı. Böylece 16 bin metre kare bir hizmet binasını, sonradan aldığımız dükkan hariç 5 milyon 600 bin+ 3 milyon 250 bin TL=8 milyon 750 bin TL’ye mal ettik ki, o şartlarda son derece ucuz bir maliyettir. Bu durumda binanın 3,5 katı ve zemindeki dükkanın 3’te 1’i Türk Eğitim Sen’e aittir. Binanın tefrişi ile ilgili masraflar, her sendikamıza düşen alan kadar, sendikalarımız tarafından karşılanmıştır. Bu miktarı sendikalarımız bilmektedir.

Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, şahısları adına borçlanmaktan çekinmeden 5 milyon 600 bin TL’nin altına imza atan o tarihteki tüm genel başkanlarımıza, borcun büyük kısmını üstlenen, ön cepheden giriş olsun diye zemin kattaki dükkanın 3’te 1’ini alarak, Türkiye Kamu Sen’e ön cepheden giriş alanı veren Türk Eğitim Sen’e teşekkür ediyorum. Türkiye Kamu Sen’in doğrudan parası olmaz, sadece sendikaların ödediği aylık %10 aidat kesintisi ile masrafları karşılar ve bu para ile tüm eylemlerin masrafını Türkiye Kamu Sen karşılar. Sendikalar aidatlarını düzenli öderlerse Türkiye Kamu Sen’in ödeme gücü belli bir düzende olabilir ancak düzenli ödemede sıkıntılar olduğu da bir gerçektir.

OHAL sebebiyle, miting ve eylem yapılamadığı için bu yıl bir miktar tasarruf yapma imkanı doğdu ve biraz da sıkarak tasarruf yaptığımız bu para ile Salur Ayakkabının sahibi olan Hasan Salur ve ortağına ait Ankara Hamamönünde bulunan yaklaşık 1600 metre kare 4 kat olan tarihi dokuya uygun olarak olarak yapılmış mekanı genel başkanlarımızın da hazır bulunduğu pazarlık sonucunda 3 milyon+ KDV+ tapu masrafı karşılığında satın aldık. İçinde yapılacak bir kısım düzenlemeler sonucunda yeni yönetimin kararı doğrultusunda hizmet amaçlı kullanılacaktır.( Ben Kültür Evi olarak düşünmüştüm, ama gerekli hazırlıkları yapma imkanım ve zamanım olmadı.)

Benim Türkiye Kamu Sen Genel Başkanlığı yaptığım 7 yıllık dönemde, 16 bin metre kare hizmet binası ki, değeri bugün 60 milyon TL’dir, 1 kültür evi, Türk Eğitim Sen ise, bütün Türkiye Kamu Sen üyelerine hizmet eden, değeri bugün 30 milyon TL’nin üzerinde olan 528 kişilik kız ve erkek öğrenci misafirhanesi sahibi olabildik. Bu eserler, Türkiye Kamı Sen’de bizim dönemimizde adeta zirve yapan birlik, beraberlik ve samimiyetin eserleridir. Bu kıt kanaat imkanlarla, bu eserleri yapmamızda emeği geçen tüm gönüldaşlarıma teşekkür ediyorum. Bunlar göstermiştir ki, inanç ve dürüstlükle, az imkanlarla dahi çok şey yapılabilir. Yani, biz dedikodu üretmedik, insanları kirletmek yerine kucakladık ve bağrımıza bastık. Kimseye yedirmedik, yemedik, peş keş çekmedik. Camiamıza yaptığımız yardımları ise bilen bilir, bilmeyen de kendi bilir. Buradan kimseye bir elbiselik kumaş çıkmaz, ya ceket ya da pantolon eksik kalır mahçup olursunuz. Başka kapıya…

Bütün bunlardan sonra başarı zaten kaçınılmazdır. Dilerim ağzınızın tadı bozulmasın, dostluğumuz, birlik ve beraberliğimiz baki olsun. Not:Türkiye Kamu Sen’in her kuruş harcaması 10 yönetim kurulu üyesinin imzası ile yapılır, yönetim kurulu kararı olmadan, ben dahil kimse 1 kuruş harcamamıştır, harcayamaz.Ayrıca Genel Başkanlıktan istifa ettiğim 26 Mart günü kasada 1 milyon 181 TL para bulunmaktaydı.Meraklılarına duyurulur.

MERAKLILARINA 2: ÜYE AİDATLARI VE HARCAMALAR

Bugünlerde Türkiye Kamu Sen’in gelir gider durumunu merak edenler çoğaldı. Sebepleri belli ama bir kişiyi kirleteyim derken koskoca Türkiye Kamu Sen ile ilgili yalan yanlış bilgiler paylaşılmasına da gönlüm razı gelmiyor. Bunlara ben cevap vermesem, yeni yöneticiler nezaketlerinden ya da içinde bulundukları nazik durumdan dolayı cevap veremeyebilir, bu sebeple bu konularda son olmasını dilediğim bir açıklama daha yapayım. Öncelikle üyelerden aldığımız aidat 30 TL değil, maaşının binde 5’idir. Ortalama memur maaşını 3000 TL olarak düşünürsek ki daha az, ortalama 15 TL aidat ödeniyor demektir. Bu aidat, 11 hizmet kolumuza ayrı ayrı ödenir.Kamu Sen’e bağlı 11 hizmet kolunun harcaması bir birinden bağımsızdır. Bu hizmet kollarının bazılarının üye sayısı çok azdır 6-7-8 bin üyesi olan sendikalarımız bulunmaktadır ki, bunların kesilen aidat ile faaliyet yapması adeta mucizedir ve bu sebeple bir çok şube başkanı sağdan soldan para bulmak ya da cebinden harcamak zorunda kalmaktadır. Adama bir kere Başkan demişsin ne yapıp edecek bu görevi yapacak başka yolu yok.

Ben bu meraklılara küçük sendikalarımızı değil, en çok üyeye sahip Türk Eğitim Sen’in gelir gider durumunu anlatayım, siz diğerlerini buna göre hesap edin. Türk Eğitim Sen’in 200 bin üyesi bulunmaktadır.200.000*15=3 milyon TL geliri var demektir. 16 TL aidat olsa 3 milyon 200 bin TL eder. İyi bir gelir ama bu para nasıl harcanıyor, bir bakalım. Türk Eğitim Sen’in bir kaçı hariç şube başkanları ve bazı şubelerde şube sekreterleri profesyoneldir, bunların maaşları bu paradan ödenir ki sayıların 150’den fazladır. 60 kadar çalışan personelin maaşları da bu paradan ödenir. Üye yapma döneminde bunlara ilave olarak izne ayırdığımız yöneticilerin maaşları da bu paradan ödenir.

Bu paranın %10’u Kamu Sen’e aylık olarak ödenir. Aylık olarak çıkarılan Türk Eğitim Sen gazetesi, Eğitimin Sesi dergisi, akademik hayata hitap eden Eğitim ve Toplum adlı hakemli dergi bu paradan ödenir. Her ay şubelerden gelen aidatın en az % 60’ı bazı şubelerimize ise %80’i, bazı şubelerimize ise gelen aidatın çok üzerinde para gönderilir. Mesela Ağrı şubesi diyelim, gelen aidat şube başkanının maaşını dahi zor karşılamaktadır veya çok az bir miktar kalmaktadır. Bu tür şubeleri yaşatmak adına diğer büyük şubelerden kesintiye gidilerek para gönderilir. 111 Şubemizin kira giderleri, yaklaşık 800’den fazla ilçede bulunan ilçe temsilciliklerimizin varsa kira masrafları bu paradan ödenir. Sadece kira mı?Hayır.Bu binaların ısıtma, soğutma, çay şeker gibi ağırlama giderleri bu paradan ödenir. Afiş, kitap, tüm basılı evrak giderleri bu paradan ödenir. Yapılan eğitim toplantılarının, sosyal faaliyet, tüm eylem ve etkinliklerin giderleri bu paradan ödenir.

Tüm bunlardan sonra da genel merkeze kalan para ile işte yurt, hizmet binası, misafirhane gibi mekanlar alınmaya çalışılır. Gelelim 5 yıldızlı otellerde toplantıya.Biz toplantılarımızı Antalya’nın en ölü sezonunda genelde Antalya’da yaparız. Neden? Çünkü herşey dahil 75-80 TL’ye başka ilde otel bulamazsınız.Bir örnek vereyim 2 yıl önce Rixos Sun Gate Belek’te toplantı yaptık.Yazın yanından bile geçemeyeceğimiz bu otelde kişi başına herşey dahil 75 TL’ye toplantı yaptık.Şuan öğretmen evlerinde sadece yatmak için 80-90 TL ödemek zorundasınız.Bitli otellerin fiyatı ise 100 TL civarında. Demek ki kış aylarında tatil için toplantı yapmıyoruz ama Allah için söyleyeyim kışın dahi denize giren bazı şube başkanlarımız oluyor. Ne yapsın, yazın gidemeyeceği oteli değerlendirme arzusu herhalde!

Aslında, tüm bu açıklamalardan sonra şu soruyu sormak daha doğru olur.Allah Allah bu imkanlarla, bu hizmet binasını, 528 kişilik son derece modern öğrenci misafirhanesini, kültür evini nasıl yaptınız? Siz sendikacılığı nasıl yapıyorsunuz? Beyler bir yerlerden bir şeyler mi alıyorsunuz da haberimiz yok! Tabi bu paralarla il il gezdiğimiz arabaların yakıt parası vb diğer akla hayale gelmeyen harcamalar da ödeniyor. Bu meraklı beylere diyorum ki.Bizi işçi sendikaları ile karıştırmayın, onlar 100-150 TL aidat alıyor. Bizim ki de dediğim gibi. Meraklıların merakını ne kadar giderebildim bilmiyorum. Allah akıldan, izandan ayırmasın.Bilhassa vicdandan diyeceğim ama boşuna. Ben ayrıldım diye, bu cefakar insanlara daha fazla hakaret etmeyin, günahtır. Beyler burası Türkiye Kamu Sen siz bozmazsanız kimse bozamaz. Çekin elinizi de, dilinizi de. Camianın gözünde daha da küçülmeyin!

İsmail Koncuk

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM

Bu Vücut Benim