Alt Üst Olan 1499 Emek! Tülay Gazalcı’dan ÖSYM’nin hatası üzerine

Tülay Gazalcı’nın bu haftaki yazısı; Alt Üst Olan 1499 Emek!

Alt Üst Olan 1499 Emek! Tülay Gazalcı’dan ÖSYM’nin hatası üzerine

Alt Üst Olan 1499 Emek! Tülay Gazalcı’dan ÖSYM’nin hatası üzerine

Resmi bir işlem yapmak üzere gittiğimiz kurumlarda, ortak olarak kullanılan bir cümle vardır. Sistem. Diğer adıyla, işleyişin doğru ilerlemesini sağlayan düzen demektir. Bizlerde sistem adı altında ilerleyen işleyişe güvenir, sistem neyi gerektiriyorsa, o doğrultuda şekil alırız. Çünkü düzen içerisinde, düzensiz yanlış ve bazen telafisi mümkün olmayacak hataların olabileceğini düşünmeyiz.

Bu yıl üniversite sınavına giren adayların, sınav sonuçları açıklandı. Bu aşamaya gelebilmek için, gençlerin tam 15 yılı eğitim kurumlarında geçti. İlk orta ve lise dönemlerinde sayısız sınavlardan geçen evlatlar, bunca emeğin meyvesini alabilmek için bin bir umutla üniversite sınavına girdiler. Sonuçlar açıklandıktan hemen sonra, ÖSYM’den bir açıklama daha geldi. ÖSYM, LYS’ de TABLO-6C üzerinden ek puan yerleştirme puanları değil, ‘ek puansız’ yerleştirme puanı kullanıldığı kurum tarafından tespit edilmiş olup, bu hatadan ötürü; 1110 üniversite öğrencisinin bölümlerinde değişiklik olduğu, 1628 öğrenci programlardan bir yere yerleşemezken, bugünden itibaren yerleştirildi, 1499 öğrenci kazandıkları bölümlerinden ötürü “yerleştirme” esas olmadığından ötürü bölümlere giremedi denilerek, sonuna da yapılan hatadan ötürü özür dileriz notu iliştirilerek, 4237 öğrencinin sınav sonucunda yapılan hata telafi edilmiş oldu.

TABLO-6C nedir peki?  Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumu Mezunlarının sınavsız yerleşebilecekleri Ön lisans programlarıdır. Yani Üniversite sınav sonuçları hesaplanmadan önce, sistem dediğimiz ve güvendiğimiz programın içeriğine eklenmiş olması gereken önemli adımlardan biridir. Bu adıma göre ek puan takviyesi olan ve olmayan bölümler ayrılmış olup, aday tercihleri buna göre sıralanmalıdır. Sistem denilen, dokunulmazlığı ve aynı zamanda da sorgulanma yasağı olan gidişat, kafalarda bir sürü soru işareti bıraktı.  Ülkemizde dokunulmazlığı olan ne varsa, bazen hayatlara çok sert dokunur ve derin yaralar açar oldu.

Anlıyoruz ki hayatımıza dahil olan; TEOG, YGS, LYS, KPSS, MÜLAKAT gibi sınav kavramları acilen gözden geçirilmelidir.Her sınav dönemi sonrası;,soru hatası ve ,sonuç hatası gibi durumlar, ciddiyetsiz çalışmalar nedeni ile olağan hale gelmiştir. Bu tür sınavlar kişilerin hayat çizgisini belirleyecek, yaşayacakları hayata yön verecek olan kritik süreçlerdir. MEB ve ÖSYM bu konuda gerekli ciddiyete erişmeli ve daha güvenilir ortamlar sunmalıdır. Ülke olarak son bir yıldır içinden geçtiğimiz süreç, toplum olarak fazlasıyla yıpranmamıza ve güven kaybı yaşamamamıza neden olmuştur. Geriye dönük yapılan büyük hatalar gözler önüne serilmiş, yıllarca aldatılmış ve yıpratılmış yüzlerce insan hayatı açığa çıkmıştır. Buradan yola çıkarak devlet yetkililerimiz daha hassas olmalı ve toplumu yeni sıkıntılara maruz bırakmamalıdır. Özür dilemek ülke yönetiminde yapılan hiçbir hatanın telafi yolu değildir, olmamalıdır.

                                                                                                                                                             Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

  1. Cok guzel bir yazı olmuş yine Tülay Hoca’m, insallah hatalardan ders alınır da cocuklarımızın emekleri boşa gitmez.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM

Linda Sue Park