ANTİK YUNAN’DA KADER İNANIŞI

ANTİK YUNAN’DA KADER İNANIŞI Antik Yunan Uygarlığı’nda “kader bilinmezi” edebi eserlere çok fazla konu olmuş, Tanrıları da konu alan mitlerle sarmalanıp sunulmuştur. Bu eserlerde ya da mitlerde gördüğümüz kadarıyla Tanrılar bile kaderden kaçamayacakları zorunluluklar yaşamışlardı. Yunan eserlerinden anlayabildiğimiz antik inanışa göre “kader” önünde durmaya çalışan insan ya da tanrı ne varsa kendi bildiğini okur, herşeyi […]

ANTİK YUNAN’DA KADER İNANIŞI

ANTİK YUNAN’DA KADER İNANIŞI

Antik Yunan Uygarlığı’nda “kader bilinmezi” edebi eserlere çok fazla konu olmuş, Tanrıları da konu alan mitlerle sarmalanıp sunulmuştur. Bu eserlerde ya da mitlerde gördüğümüz kadarıyla Tanrılar bile kaderden kaçamayacakları zorunluluklar yaşamışlardı. Yunan eserlerinden anlayabildiğimiz antik inanışa göre “kader” önünde durmaya çalışan insan ya da tanrı ne varsa kendi bildiğini okur, herşeyi ezip geçebilirdi. Örneğin en eski tanrılardan olan Uranos, kendi soyundan olan bir tanrının gelecekte tahtı ele geçireceği kehanetini almış, bunu engellemeye çalışmış ama kaderinin önünde duramamıştı. Aynı kaderi Kronos’ da paylaşmıştı.

Mitlere göre gelecek kadere engel olmak için kendisini tahtından edecek olan doğan çocuklarını yemiş ama Zeus’a engel olamamıştı. Zeus zamanı gelince babasını tahttan indirip, diğer sağ kalan kardeşlerini de kurtarmıştı. Yapılacak büyük işlerde, savaşlarda önce kader hakkında kehanet sunacak olan kahinlere sorulurdu. Büyük bilge tanrılardan Apollon, kaderden haber verecek olan kehanetler için Delphi’de bir tapınak kurdurmuştu. Buraya; insanlar, yarı insanlar ve tanrılar gelerek, kaderleri hakkında yüce öğretmenlerden ya da kahinlerden bilgi alırlardı. Kahinliği ise uzun yıllar tanrıların verdiği eğitimden geçmiş olan tanrıların öğretisini izleyen özel kişiler ya da tanrı soyundan gelenler yapabilirdi. Yunan savaş komutanları, yüksek rütbeli subayları savaşa gitmeden önce bu merkeze uğrayıp başlarına gelecekler hakkında kehanet alırlar ve kendilerini koruyacak yöntemler öğrenirlerdi.

Homerosun “Ilyada” ve “Odysseia”‘ Destanı’nda kader konusu ele alınmıştır. Homeros bunlara Üç Kader Tanrıçası (Moira) demişti. Yunan şairlerinden Hesiodos, bu üç Moira’nın isimlerini ve görevlerini şöyle anlatmıştır. Klotho ömür ipliğini dokur, Lakhesis yaşam ipliğinin uzunluğunu belirler, Atropos ise insana verilmiş olan yaşam ipliğinin zamanı bittiğinde kesilmesinde görev yapar. Bu üç tanrıça öykülerde kahramanlara bazen yardım etmiş, bazen de onların yaşam iplerini kesmişlerdir. Yunan tarihinde bir çok tanrı, tanrıça, kral, komutan kadere meydan okumaya veya onu değiştirmeye çabalamış ama genelde başarılı olamamışlardır.

Levent GÖZAÇAN

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM