DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Arap Seviciliği ya da Lüzumsuz Bir Arap Hayranlığı

Arap Seviciliği ya da Lüzumsuz Bir Arap Hayranlığı
20.03.2017
A+
A-

Arap Seviciliği ya da Lüzumsuz Bir Hayranlık

Geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde ilginç haberler yer aldı. Bunlardan biri “İstiklal Marşı”nın  Arapça  okutulmasıydı. Trabzon’daki bir imam hatip lisesinde  Arapça olarak seslendirildi. Alfabe ile dilin farkını bilmemekten öte maksatlı ve bilinçli bir kurgu olduğunu düşünüyor insan. Günümüzde İngilizce ve Türkçe aynı Latin alfabesi ile yazılmasına karşın iki farklı dildir. Osmanlı dönemi Türkçesi de Arap alfabesi ile yazılıyordu. Ancak Arapça değil, Türkçe idi. Milli Marşımızı Arapça okutmayı düşünenlerin bu farkı bilmemesi imkansız. Ortada dindar çevreleri de etkisi altına alan ancak daha çok “din simsarlarının” maksadı Arap hayranlığını tırmandırmak. Her “Arap”ı Hz. Peygamber sanmak pek mantıklı olmasa gerek.

✿ ✿ ✿

İstiklal Marşı “milli marş”tır. Millidir.  Milli dil olan Türkçe ile yazılmıştır. Kimsenin dayatması olmaksızın halkın milli duyarlılıktaki şairi milli bir destanı yazmıştır.

Akif  “Kahraman Ordumuz”a ithaf etmiştir. Millidir. Öz ve öz millidir. Hiçbir marş resmi bir törende başka dilde okunmaz Salt şiir değildir. Şiirin ötesinde akan kandır, evlalarını kaybeden annenin son çocuğunu kınalayıp vatan  sağ olsun diyerek cepheye uğurlamasıdır. Yarıda kalan aşktır. Yeni doğmuş çocuğunu göremeden şehit olanların destanıdır. Arapça okuyup ritüel haline getirilemeyecek kadar kutsaldır.

✿ ✿ ✿

Hafta sonu 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili yurdun çeşitli yerlerinde anma toplantıları düzenlendi. Çanakkale Zaferi, Fethiye’de anlatılmaya çalışıldı. Ancak bir aksilik vardı. Atatürk anlatılmıyordu. Türk milleti yerine İslam milleti deniliyordu. Şunu unutmamak gerekir İslam ümmeti olur, milleti olmaz. Ayrıca Sofya’da yarbay rütbesi Türk büyükelçiliğinde oturmayı kendine yediremeyip Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesini öğrendiğinde Çanakkale Cephesi’nde görev almak için yerinde duramayan, savaşın şekillenmesinde önemli yer tutan Mustafa Kemal Atatürk’ü Çanakkale’den ayrı tutmak bilgisizlikten öte maksatlı bir uğraştır. Arap seviciliğinin farkında olup ya da olmadan bize yansımasıdır.

✿ ✿ ✿

“Din simsarlarında” ve bazı insanlarda Arap seviciliği, lüzumsuz bir Arap hayranlığı, baş göstermiş durumda. Hatta bazılarında fetişizme(gereğinden fazla bağlanmak, müptelası olmak anlamında)  varan bir hal almış. İstiklal Marşı’nı Arapça okutmak, Çanakkale Zaferi’nde Atatürk’ü anmamak neye hizmet etmektir düşünülmesi gereken bir durum.

Bu yol  Hz. Peygamber’in yolundan gidenlerin yolu  değil; Türk askerinin gözlerini kör edip Arap çöllerine salan, toprak ve makam karşılığında Lawrence’e evlerini açan  zihniyetin yoludur.

Ahmet TORUN

YORUMLAR
  1. Yörük Beyi dedi ki:

    son cümle bir çok gerçeği açıklar nitelikte bence..
    geç kalan bir yorum bu Reis. Daha önce okumuştum yazıları ama bir daha okumak geldi içimden.
    Eline emeğine sağlık