BİN Düşünüp BİR Konuşmak – Tülay Gazalcı

BİN Düşünüp BİR Konuşmak – Tülay Gazalcı Ben lise yıllarımda iken garip bir akım vardı. Karışık kelimeler ve anlaşılmaz cümleler kurardı insanlar. Ve biz bu insanları çok büyütürdük gözümüzde. Sonrasında da marifetmiş gibi anlamını bilmediğimiz birçok kelimeyi kullanır olduk. Sonuçta, konuşup anlaşamayan bir toplum haline geldik. Bu durum; ne yaşadığını bilmeyen, okuduğunu anlamayan, sorgulamayan, düşünmeyen […]

BİN Düşünüp BİR Konuşmak – Tülay Gazalcı

BİN Düşünüp BİR Konuşmak – Tülay Gazalcı

Ben lise yıllarımda iken garip bir akım vardı. Karışık kelimeler ve anlaşılmaz cümleler kurardı insanlar. Ve biz bu insanları çok büyütürdük gözümüzde. Sonrasında da marifetmiş gibi anlamını bilmediğimiz birçok kelimeyi kullanır olduk. Sonuçta, konuşup anlaşamayan bir toplum haline geldik. Bu durum; ne yaşadığını bilmeyen, okuduğunu anlamayan, sorgulamayan, düşünmeyen bilinçsiz bir neslin devamını getirdi. Günden güne anlaşamayan insanlar çoğaldı. Hal böyle olunca; Türk insanına, Türkiye topraklarına düşman olan fırsatçılara gün doğdu. Ne olacağını bilmeden, sorgulamadan, yeterli yanıtları bulmadan, sürü psikolojisine kapılan durgun zihniyetler çoğaldı. Kendinden sonra gelecek olan birkaç nesli daha içine alacak büyük yanlışlar yaşanır oldu. Kulaktan dolma öğrenmek daha kolay geldi.

Okumadan, araştırmadan doğru mu, değil mi diye sorgulamadan yaşamak oldu tercihimiz. Hatta toplum sorunlarına o kadar duyarsız kalır olduk ki, haberleri izlemekten dahi geri çektik kendimizi. ‘İzleyince psikolojim bozuluyor’ dediğimiz olayların içindeki payımızı düşünmek aklımızdan dahi geçmedi. Biz kulaklarımızı kapatmayı daha doğru bulduk. Bu durum beraberinde, sorunlu ve sıkıntılı bir toplum meydana getirdi. Herkesin dilinde sloganlaştı ‘ Çok karışık bir süreçten geçiyoruz ‘ cümlesi. Nasıl bir süreçten geçiyoruz? İşleri bu kadar karışık hale getiren durumlar neler? Ve bizler bu karışıklığın neresinde yer alıyoruz? Karışan taraf mı, karıştıran taraf mı, ya da sadece konuşup hiçbir zorluğa el atmayan mı? Süreci karıştıran ve kafaları bulandıran, yaşanan olaylarda sadece konuşup,net tavrını ortaya koyamayan kişiler…

Bilip de söylemeyenler

Söylemeyip de bilir gibi davrananlar

Hem bilip, hem de söylemeyenler…

Evet, sizler büyük bir vebalin altındasınız. Ve bu ülke insanını iyiden iyiye harap ve bitap ediyorsunuz. Zor vatan Türkiye. Bu ülkede yaşamak, bu toprakları vatan bilmek hiçbir zaman kolay olmadı, olmayacak da. Bayrağımızı bayrak yapanın üstündeki kan olduğu unutulmamalı. Vatan basit bir toprak parçası değildir. Uğruna canım feda, diyenlerin geçmişi ve geleceğidir. Vatan için ölünür fakat vatan için yaşamak da görevdir. Millet ile vatanı birbirinden ayırmadan, barış ve huzur içinde yaşamak ve yaşatmak. Hele de bu ülkede yaşayan ve belli mevkilerde görev alan insanlardan biri iseniz sorumluluğunuz çok büyük.

Ağzınızdan çıkacak her kelimenin sizin dışınızda kalan insanların hayatına değip iz bırakacağını unutmadan konuşmak lazımdır. Hatta ‘Bin düşünüp, Bir konuşacak kadar önemlidir’ vazifeniz. Bir de bildiği doğruları söylemeye ve savunmaya korkanlar var. Sonra birileri çıkar ve sizin yıllarca korkup savunamadığınız değerleri, sesini yükselterek sahipleniverir. Siz de yıllarca bekçisi olduğunuz değerleri sahiplenen riyakârlara, bakarken bulursunuz kendinizi. Diyeceğim şudur ki;

Doğruyu biliyorsak anlatalım

Doğruyu biliyorsak ona sahip çıkalım

Doğruyu biliyorsak, DOĞRU OLANI YAPALIM…

 Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM

Bu Vücut Benim