Eyyyyyy Türk Eğitim Sistemi, Adrenalin Kaynağımızsın

Eğitimci Yazar Tülay GAZALCI yazdı; Eyyyyyy Türk Eğitim Sistemi, Adrenalin Kaynağımızsın!

Eyyyyyy Türk Eğitim Sistemi, Adrenalin Kaynağımızsın

Eyyyyyy Türk Eğitim Sistemi, Adrenalin Kaynağımızsın

Eğitim sisteminin temel amacı nedir? Tabiî ki çocukları hayata hazırlamak. Neyse ki bizler çok şanslıyız. Eğitim anlayışımız da hep bir uçarılık, akla mantığa sığmayacak uygulamalar, öğrencilere her yıl düzenli olarak yaşatılan hayal kırıklıkları, haksızlıklar, alayına saçmalıklar… Bir çocuğun daha hayatı anlayamadan bunca zorluğa tabi tutulması, çakı gibi zihin ve ruh yapısına kavuşturuyor. Aklının, zekâsının, çalışkanlığının çokta mühim özellikler olmadığını aşılıyor. Özellikle ders kitaplarının içeriğini boşaltılıp, kaynak kitap kullanımını yasaklayıp, dershaneleri kapatıp geleceğini belirleyici sınavlarda (LYS-SBS-YGS-KAPS …) seviye üstü sorular sorarak, öğrencileri hayatın kötü sürprizlerine alıştırıyor. Hatta öyle büyük şanlar veriliyor,  o kadar çok düşünülüyor ki öğrenciler, gereksiz gelecek hayalleri kurmaktan kurtarılıp, evine en yakın mahalle mektebine yönlendiriliyor. En yakında ki olmazsa bir öteye, o olmadı bir diğerine derken artık ne çıkarsa şansına dedirterek, eğitim ortamında eğitime muhtaç ediyor ve sürekli eğitime aç bırakılıyor.  Her yıl yapılan farklı uygulamalarla öğrencinin, velinin ve de öğretmenlerin merakı hep taze tutuluyor. Acaba bu yıl bizi neler bekliyor heyecanıyla, döneme hep dokuz sekizlik kalp ritmiyle başlıyoruz. Her zaman heyecan zararlı. Bunu bildikleri için arada esler veriyorlar. Mesela öğrencilerin tüm hayatı etkileyecek olan üniversite sınavında değişiklik yapılacak deyip günlerce akla uyacak bir açıklama yapmadan bizleri kafa karışıklığıyla öylece bekletiliyorlar. Ne yapacaklarını bilmediklerin den mi? Değil tabi ki.  Açıklama gümbür gümbür geliyor. Soru sayıları değişmiş, bazı dersler çıkarılmış ve tüm mesleklerin kapısı matematikten geçiyor yine. Tabi bu yol öyle kolay olmamalı. Matematik sorularıyla öğrenciler dökülmeli, eğitimden soğutulmalı, olması gereken bu çünkü.

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan TEOG sınavında, yüzlerce öğrenciyi ağlatarak, sistemdeki başarısızlığın faturası yine çocuklara kesmiş oldular. Tabi bu sınava hazırlanırken, zamandan, sabırdan, maddiyattan yana verilen emekler çokta mühim değil. Eğitimin olmazsa olmazı olarak algılatılan zor sınav kavramı yine layıkıyla uygulandı. Geçen yıl uygulanan TEOG sonrası 17 bin şampiyon varken, bu yıl başarı yerlerde.  Acaba amaç öğrencileri ve aileleri yıldırıp, gelecek yıl sınava katılım sayısını düşürüp, özel okullara veya imam hatiplere muhtaç etmek olabilir mi? Bu sınav sonucunda okullar boş mu kalacak? Tabiî ki hayır. Öğrenciler başarı sırasına göre okullara yerleştirilecek ancak, öğrencilerin net sayıları düşük olacak.Sınavla öğrenci alacak okullar kontenjanını bir şekilde dolduracak. Asıl olay adreslere dayalı okullara dahi kayıt yaptırmak zor olacak. Yine stres, yine içten içe torpil döngüsü, yine geleceğini ve meziyetlerini alakadar etmeyen okullarda okumaya mecbur bırakılan öğrenciler. Yani sonuç yine hezeyan. Yine eğitimden nasibini alamayan binlerce öğrenci ve ülkemin kararmaya yüz turmuş geleceği…

Peki, öğrencilere bu kadar yüklenmeye değer mi? Başarıyı belirlemek için sınav bir ölçüt elbette. Verilen emeklerin bir göstergesi. Ancak yapılan sınavlar eşit ve adil olursa emekler tam olarak karşılığını bulmuş olacak. İnsanlara çelişki yaşatan durum, TEOG sınavının geçen yıl binlerce şampiyon çıkaracak kadar basit, bu yıl ise öğrencileri dibe vuracak kadar zor olmasıdır. Bu hareket eğitimi olduğu yerden bir adım öteye götüremeyeceği gibi geriletecektir. Sistemin temeli sağlam olmadıktan sonra, sonuç kendimizi kandırmaktan öteye gitmeyecektir. Üsttekiler ileri, altta kalanın canı çıksın durumundadır eğitim anlayışı. Eğitimdeki her öğrenci çok kıymetli, çok özel ve hepsi bu ülkenin öz evladır. Birini dahi kaybetmeyi göze alamayız.

Artık eğitimden yana bir beklentimiz kalmadığı için, yine görev ailelere düşmektedir. Sonuç ne olursa olsun, onlar bizim evlatlarımız. Onları sınav puanı üzerinden değerlendirip, karakterleri ile sınav puanlarını kıyaslama yapmamalıyız. Mühim olan evlatların sağlığı, özelliklede ruh sağlığı. Eğitim sistemimizdeki hatalardan kaynaklı boşluklar, ne yazık ki öğrenciler üzerinde telafisi mümkün olmayan baskı ve negatiflik oluşturmaktadır. Anne ve babalar olarak onlara ne kadar değerli oldukları hissettirerek, başarılarıyla yüceltmeyi veya başarısızlıkları ile yermeyi abartmamalıyız. Onları kazanalım dereken, tamamen kaybetmekte var. Amannnnnnnn dikkat!!!!!!!

Yılsonu münasebeti ile tüm öğrenci, öğretmen ve de velilerimize hayırlı huzurlu tatiller dilerim. Bu tatili hepimiz hak ettik.

Tülay GAZALCI
EĞİTİMCİ YAZAR

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM

Bu Vücut Benim