DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Hayat Uzaktan Uzağa Yaşanmaz-Tülay Gazalcı

Tülay Gazalcı’nın yeni yazısı; Hayat Uzaktan Uzağa Yaşanmaz

Hayat Uzaktan Uzağa Yaşanmaz-Tülay Gazalcı
13.07.2017
A+
A-

Hayat Uzaktan Uzağa Yaşanmaz-Tülay Gazalcı

Çocukluktan başlar masallara, hikâyelere olan sevgimiz. Büyüdükçe de şehir efsanelerini dinlemeyi severiz. Olmayanı varmış gibi anlamayı, anlatmayı, aldatmayı…  En başta da kendini kandırarak başlar kişi. En çok inanan da kendisi olur. Asıl gerçeğin tam tersi olduğunu bilerek. Kocaman bir aldatmacayı yutmuş, artık yutturmak için hazırdır. Sıra bu dalavereyi sunum yöntemini seçmeye gelmiştir. Farklı farklı birçok yol mümkün. Mühim olan o günün şartlarına uygun, özellikle de fazla sorgulanabilir olmamasıdır.

Tirajı yüksek olan bir gazetenin yaptığı anket sonuçlarında, okurlarının % 20 ‘sinden fazlası sanat ve kültür haberlerini beğendiklerini ifade etmişler. Gazete çalışanları sonuca uzun süre gülmüşler. Çünkü anketi uygulayan gazetenin, sanat ve kültür adı altında paylaşım yaptığı bir sayfası bulunmamaktaymış… Gazete okuyor olmamız güzel bir durum elbette. Haber dinlemek, kitap okumak ve de okuduğumuz kitapta bazı cümlelerin altını çizmek. Bu davranış okuduğumuz kitabı anladığımızı, bize bir şeyler kattığını ve ne kadar dikkatli bir okuyucu olduğumuzun bir ifadesidir. Yaşadığımız hayatta aynen okuduğumuz kitaplar gibidir. Önce ne yaşadığımızı anlamamız, yaşadıklarımızı sorgulamamız ve de bazı yaşanmışlıklarımızın altını çizmemiz yani unutmamamız gerekir. Mış gibi yaşamak, mış gibi davranmak, mış gibi sevmek, mış gibi anlamak ve anlatmak… İşte günümüzde yaşanan en büyük sorunlardan biride bu.  Hayat uzaktan uzağa yaşanmaz. Aldığın her nefesin hakkını vereceksin. Bu hayata geldiysek, aldığımız nefesin, tanıdığımız insanların ve yaşadığımız hayatın bir anlamı olmalı. Nereye kadar kendimizin bile yabancısı olduğumuz balon hayatlarla boğuşmak? Nereye kadar yüzümüze yetmeyip ruhlarımıza giydirdiğimiz maskelerle dolaşmak? Nereye kadar vicdanları susturup, kulakları sağır edip her önümüze atılana inanmak?

Ne yazık ki ülkemizde iki çeşit yaşam hüküm sürmekte. Biri vatan millet aşkına evladını canını feda edenler. Diğeri ise bedeller ödenen toprak üzerinde, yemek içmek yaşamak aşkına var olanlar. Yani insanMIŞ gibi yaşayanlar. Eğer aynasına yansıyana âşık olursa kişi, olmayan kültür sanat sayfasını okumaya devam eder.

Bu ülkede giden her can, içimizden bir parçadır.

Yanan her ağaç, ciğerlerimizden çalınan nefestir.

İnandığımız her yalan, evlatlarımızın boğazına atılan kementtir.

Sağırlaşan her vicdan, susan her dil, görmeyen her göz, yazmayan her kalem, okumayan her akıl millet olarak yok oluşumuzdur. Ak Şemseddin’nin bir sözüyle nokta koymak istiyorum yazıma.

“Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, sana teslim olurlar. Çok çalışır, çok dua eder ve çok istersen Allah’ın rahmeti tecelli eder, rahmet tecelli ettiğinde nice olmazlar tahakkuk eder. (gerçekleşir)”

                Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.