DOLAR 5,6851
EURO 6,2939
ALTIN 272,1
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Sağanak Yağışlı

Karneyi Kime Vermek Lazım-Tülay Gazalcı

9 Haziran cuma günü binlerce öğrenci karne alacak. Öğretmenler İçin yazarı Tülay Gazalcı’nın karneler ile ilgili kaleme aldığı yazı.

Karneyi  Kime Vermek Lazım-Tülay Gazalcı
06.06.2017
A+
A-

Karneyi  Kime Vermek Lazım

Çocuklar; bu dünyanın gülen yüzüdür. Böylesi mucizevî varlıkların, doğuştan bedenlerine işlenmiş birçok yetenek mevcut. Bu özellikleri çocuğun fark edip kullanabilmesi, öncelikle anne babası ve eğitim hayatı boyunca kendisine yol gösterecek olan öğretmenlerine bağlıdır. Vaktiyle keşfedilip, yeteneklerinin geliştirilmesi için gerekli desteğin sağlanması, çocuklarımızın hayatlarına doğru yönü verebilmeleri ve başarılı sonuçlar elde etmeleri için mühimdir. Hayatımızın can damarlarından biri eğitimdir. Bu nedenle de eğitim ortamları öğrenci merkezli olmalıdır. Hayatlarına yön vermek için her açıdan gelişmeleri için, siyaset odaklı yön değiştirmekten bir an önce vazgeçip; ülke menfaatleri, mesleki ihtiyaçlar ve öğrencilerin meziyetleri doğrultusunda, faydalı olacak bir sistem belirleyerek, hizmet verilmelidir.

Başarı, istikrarlı çalışma sonucunda yenilen bir meyvedir. Sürekli değişen eğitim sistemi, başarıyı sekteye uğratmakta, ülke açısından yıpratıcı olmaktadır. İçeriği boşaltılmış kitapların, birçok yönden baskı altında olan öğretmenlerin ve meziyetleri önemsenmeden siyasi etiketle idarecilik makamlarına oturan idarecilerin birleşimi sonucunda elbette ki eğitimde gelinen hazin durum çok normaldir. Üniversite kazanmak çözüm mü peki? Üniversite mezunu olup yıllarca işsiz kalan gençlerin sayısı her geçen gün artmakta ve sınavları geçip okulları bitirmenin çözüm olmadığı artık kesindir. Bu durum genç neslin yaşama hevesini kırmakta ve hayatlarını kurma yolunda büyük engel oluşturmaktadır. Ülke yöneticilerimizin acil olarak, eğitim ve iş yaşantımızdaki bu kötü gidişata bir çözüm yoluna gitmeleri gereklidir. Yılları okullarda geçen ve hiçbir mesleki tecrübesi olmayan,  her geçen gün büyüyen işsizler ordusunu bir an önce ülke ekonomisine katkıya çevirmek şart olmuştur. Herkesi üniversite mezunu yapacağız derken, sanayilerde, fabrikalarda ve birçok iş kolunda çalışacak insan kaynağı maalesef ki bulunamamaktadır. Eğitimde yapılan en büyük hata, çocuklardaki başarıyı karnelerinde gördüğümüz notlarla değerlendirmektir. Oysaki her çocuk özeldir. Bireysel özellikleri sadece sayısal veya sadece sözel derslerle sınırlayıp, çocuklara başarılı ve ya başarısız etiketini yapıştırmak, eğitim sistemindeki en büyük hatadır. Bu hata zincirini kırabilmek adına;

-Tam gün olan okullarda, öğlene kadar teorik dersler verilip, sonrasında öğrencinin ilgi ve yeteneklerine göre çalışmalara yönlendirilmelidir.

-Zekâ ve beden açısından gelişime en açık olunan yılları, tam gün tahta sıra üzerinde bir sınıfa bağımlı hale getirmek, zamanı öldürmekten ve psikolojik olarak sıkıntılı gençlerin devamını sağlanmaktan öteye gitmemektedir.

– Gençlik enerjisi sınıf sınırlarının dışına taşmalı, mesleki çalışmalarla artıya dönüştürülmelidir.

-Eline tornavida almamış gençler, üniversite sonrası iş bulamayıp, sanayilerde çırak, restoranlarda garson ve daha birçok iş kollarında hiç bilmedikleri alanlarda çalışmak zorundadırlar. Bu durum beraberinde kalitesiz iş ve hayalindeki mesleğe ulaşamamış bir yığın genci getirmektedir.

– Meslek lisesi adı altında birçok okul mevcut iken, uygulamalardaki eksikliklerden dolayı, bu okullardan mezun olan gençler için herhangi bir artıya dönüşmemektedir.

Ülkemizdeki eğitim sistemi adına sayılabilecek daha onlarca eksiklik ve hatalı uygulama mevcuttur. Bu nedenle dilerim Ülkeyi yönetenler bu eksiklikleri giderme yoluna gidecek çalışmaları gerçekleştirebilirler. Karne haftası nedeniyle alınan karnelerin öğrencilerimize hayırlı huzurlu günler getirmesini dilerim. Velilerin;  karne sonucuna göre vereceği tepki çok mühimdir. Sadece ders notlarına bakarak değil, genel anlamda değerlendirme yaparak, başarı ve başarısızlık yorumlarımızı yapalım. Tüm öğrencilerimizin ve yıl boyu bedenen ve ruhen yorulan yıpranan öğretmenlerimizin karne tatili hayırlı olsun. Bol bol dinlenin, gezin eğlenin. Tatilde tatil yapın ve eğitim öğretim dönemi süresince yorulan zihinleri boşaltıp tazelenin. Ülkemiz adına yapacağımız çok iş, alacağımız çok yol var. sağlam kafanın sağlam vücutta olacağını unutmayalım.

 

            Tülay GAZALCI
Türk Eğitim-Sen Denizli Şubesi
Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.