Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk üzerine. Ön yargı mı? Ön görü mü?

Tülay Gazalcı’nın yeni yazısı; Ön yargı mı? Ön görü mü?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk üzerine. Ön yargı mı? Ön görü mü?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk üzerine. Ön yargı mı? Ön görü mü?

Mum ışığı dahi karanlığın derin olduğu yerlerde yol gösterici olur bazen. Örneğin MEB’ na atanan Sayın Ziya SELÇUK, eğitim sistemimizin üzerine güneş gibi doğdu diyebilirim. Yazımı okuyan sizler belki de çok hızlı bir sevinç ya da gereğinden fazla umut içinde olduğumu düşünebilirsiniz. Bu güne kadar tecrübe ettiğimiz yöneticilerden sonra haksızda sayılmazsınız fakat, bende kendimce haklıyım. Neden mi? Çünkü ben okumadan kulaktan dolma bilgilerle veya sadece gözümü kapatıp inanmayı tercih etmek yerine araştırıp okuyarak ve hatta konunun uzmanlarına danışarak yoruma varmayı tercih edenlerdenim.

İnsanların çoğunun diğer kişiler ve kavramlar ile ilgili bilgi sahibi olmasalar dahi fikir sahibi olma özellikleri vardır. Yeni iş arkadaşlarımız, yeni komşularımız, yeni ev sahibimiz, yeni flörtümüz veya yeni eğitim bakanımız gibi J Hepimizin birbirimize karşı, hiç tanımıyor olmamıza rağmen, bir fikrimiz vardır. İlk bakışta çok normal gibi görünen bu durum, sabit katı ve değiştirilemez bir hal almaya başladığı zaman işin rengi değişmektedir. Kendileri fikir yürütmek yerine, başkalarının fikirlerini sorgulamadan kabul eden sabit fikirli dar görüşlü insanlar ön yargılıdır. Ön yargı daha kazanmadan kaybetme nedenimiz olabilir. Sadece duyduklarımızı bir kenara bırakıp, okuyup araştırıp süzgeçten geçebilenlerin ışığında, elimizde kalanlarla sağlayabileceğimiz ön görüye sahip olabilmek en doğrusudur diyorum.

‘’Her çocuk farklı bir parmak izidir’’ diyor sayın bakanımız. Ve ‘’hayat denilen şey insana dokunabilmektir’’ diyerek dokuz kitapla taçlandırmış eğitim üzerine edindiği deneyimlerini.

-Eğitim psikolojisi

-Okul deneyimi ve uygulama

-Ebeveyn benim

-Rehber benim

-Çoklu zekâ uygulamaları

-Sınıf içi rehberlik uygulamaları

-Gelişim ve öğrenme

-Çocuklarımız için eğitim sohbetleri

-Dikkat eksikliği ve Hiperaktif çocuklar

Dokuz farklı mizaç olarak incelemiş insanları. Bilmek yapmak ve olmak mantık silsilesi ile şahsını eğitime adamış. Bu adanmışlığın yeni görevinde yaratacağı etki hepimizde merak konusu. Sayın bakana görevlerini hatırlatmak maksadı ile hemen kâğıdı kalemi elimize alıp bir çalışma tablosu hazırladık.

  • Alo 147 benzeri uygulamaların kaldırılması
  • Öğretmenlerin itibarının korunması
  • Yöneticilerin kadrolu olarak sınavla atanması
  • Görevlendirmelerde sınav ve liyakat düzeni
  • Öğretmenlere uygulanacak performans uygulamasının kaldırılması
  • 3600 ek göstergenin gerçekleştirilmesi
  • Öğretmenlere il ve ilçe emrinin getirilmesi
  • Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması
  • Eğitim sisteminde 1+5+3+4 uygulamasına dönülmesi
  • Zorunlu hizmete af getirilmesi
  • Eş durumu kolaylığının sağlanması
  • Öğretmenlerin maaş karşılığı girdiği ders saatlerinin eşitlenmesi
  • Nitelikli okul yanlışlığından dönülüp nitelikli ders kitapları hazırlanması
  • Müfredat denilen paket programın öğrenci merkezli olarak elden geçirilmesi…

Bu liste daha çok uzar ama ilerleyen süreçte bakanlık tarafından atılacak adımlara göre dile getireceğiz elbette. Görüldüğü üzere bizler belki kitap yazamıyoruz ama kitap gibi dilek şikâyet ve temennilerimizi sıralayabiliyoruz. Bir ağacın verimini sadece bir mevsim görmekle anlamak ve değerlendirmek yanlış olacağından dört mevsim görüp karara bağlamak en doğrusudur. Hepimizin ortak derdi olan eğitim sorunlarımızı farkındayım ki sayın bakanımızda bizlerle paylaşıyor. Bakanımızın hali ruh iyesinin bizde uyandırdığı olumlu etkinin eğitime de yansıyacağını temenni ediyorum. Bir temennimde bakanımızın yazmış olduğu kitapları mutlaka okumanızdır. Çünkü okuyarak öğrenmek ve anlamak ön yargılarımızı ortadan kaldıracaktır.

Tülay GAZALCI
EĞİTİMCİ YAZAR

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM