DOLAR 5,9226
EURO 6,5367
ALTIN 284,4
BIST 93.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Tülay Gazalcı; Rehberimiz Öğretmen Olsun

Eğitimci Yazar Tülay Gazalcı’nın yeni yazısı sizlerle.

Tülay Gazalcı; Rehberimiz Öğretmen Olsun
16.11.2017
A+
A-

Tülay Gazalcı; Rehberimiz Öğretmen Olsun

Her eğitim öğretim yılında, Meb değişim adı altında birçok çalışma yapar. Bir çok branş üzerinde ders saati değişikliğine gider. Örneğin teknoloji hızla ilerleme kaydederken, Bilişim dersi bir anda ders saati olarak azaltılır veya dersin adında değişiklik yapılır. Atamızın yıllar öncesinden ‘ Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir ‘ diyerek, sanatın ülke gelişimindeki önemini vurgulamış olmasına rağmen, Müzik ve Resim gibi donanımlı dersler birer saate düşürülür.(Öğretmenlerin uzun yıllardır süren çabaları sonucu, nihayet Müzik dersi sadece 9. Sınıflarda iki saate çıkarılmıştır.)

Ülkemizin Mühendis, Doktor, Öğretmen, Avukat ve daha bir çok meslek kolunda donanımlı gençlere ihtiyacı artmakta iken, mesleki ihtiyaçlar göz ardı edilerek sadece üniversite sınavı temel alınarak bir çok derste soru kısıtlamasına gidilmiş, doğal olarak sınavda soru sayısı azalan dersler öğrenciler tarafından ilgisiz kalmış itibar kaybetmiştir. Toplumu oluşturan bireylerin her şeyden önce tarihi ve kültürel değerleri ve de üzerinde yaşamakta olduğu coğrafyayı iyi tanıması gerekirken, Tarih, Coğrafya ve Felsefe grubu dersler de sınav mağduru olmuş ve artık pasifize edilmiş durumdadırlar.

Matematik, Türkçe ve Yabancı dil derslerinin önemi zaten bilinmekte iken, ağırlık bütünüyle bu derslere verilerek tüm öğrencilerin farklı alanlarındaki meziyetleri göz ardı edilmiş ve bu dersler ile öğrencinin zekâ seviyesi kıyas hali almıştır. Yıllardır Fizik, Kimya ve Biyoloji derslerinin yaşadığı ders saati sıkıntısına girmiyorum bile. Henüz bu karışıklığın içinden çıkılamamış iken birde gündem Rehber öğretmenler üzerine yoğunlaşmış, Rehber öğretmenlerin nöbet tutarak öğrencileri daha iyi tanıyabileceği gibi yanlış ve gereksiz bir yaklaşım ile bu branş öğretmenlerinin varlık sebebinin anlaşılamamış olması gerçeği ne yazık ki biz eğitimcileri üzmüştür. Rehberlik saati için, ders saatinden alınan öğrenci her defasında hem dersinden geri kalacak, hem de arkadaşları tarafından sorunlu biri gibi algılanarak, sıkıntılarına sıkıntı eklenecektir. Ayrıca nöbet tutma konusunu gündem yaparak, öğretmenler arası huzursuzluk yaşanmasına sebep olacaktır.

İsmen değişiklik yoluna gidilen branş derslerinin, gerekliyse içerik değişikliği yapılarak, bu konuda yetkili kişilerin iş bilinci ile hareket etmeleri ve merkeze öğrenciyi alarak değişiklik yapmaları en doğrusu olacaktır. Branş dersleri ile ilgili yapılacak değişikliklerin, öğrenciler üzerindeki etkileri önceden hesaplanmalı ve eğitim konusunda, kaybedilen her öğrencinin, ülke geleciğinden bir kayıp olacağını idrak etmek gereklidir. Bakanlığımızın en büyük hatalarından biri, eğitimde can damarı olan ve toplumun rehberi olma özelliği taşıyan öğretmenlerimizi dikkate almadan, öğretmenlerin fikirlerine yer vermeden, evrak üzerinde değişebilen fakat uygulanabilirliği mümkün olmayan kararlar almasıdır. Acı gerçeğimizdir, eğitimde alınan kararların, ilerlemek yerine bocalamaya sebep olması ve en büyük ihtiyaçlarımızdan biridir eğitim tadında eğitim almıyor oluşumuz. Ülke olarak daha verimli, daha aydınlık bir gelecek, ruhen ve bedenen daha sağlıklı bir millet sahibi olabilmek için eğitimde rehber, öğretmen olmalıdır.

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. M. Kemal ATATÜRK

                                                                                                                                                                            Tülay GAZALCI
EĞİTİMCİ YAZAR

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.